Türk biyoloğun PCR test kiti DSÖ listesine girdi

Küresel ölçekte geniş çaplı solunum yolu virüs paneli üretimi yapan 5 şirketten biri olan Bioeksen Ar&Ge’nin geliştirdiği PCR test kitleri, Dünya Sağlık Örgütü’nün listesine girdi. Örgüt, dünya çapında sağladığı sağlık hizmetlerinde Türk biyolog Dr. Canan Ketre’nin ürünlerini kullanacak.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Türk biyolog Canan Ketre Kolukırık’ın şirketi Bioeksen’in PCR test kiti, Türkiye’nin DSÖ listesine giren ilk onaylı COVID-19 ürünü olarak tescillendi. Sağlık Bakanlığı’nın desteğiyle yürütülen proje için Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile bir süredir temaslar sürüyordu. Dünyada 21 firmanın yer aldığı listeye ilk kez bir Türk şirketi girmiş oldu. Bu onayın ardından Bioeksen’in test kitleri DSÖ tarafından Suriye gibi ülkelere gönderilmek üzere talep edilecek. Canan Ketre Kolukırık, “Alınan onay ile Birleşmiş Milletler (BM) ve üye ülkeler, Bioeksen’in tanı kitini ilave bir onay mekanizmasına gerek duymadan doğrudan kullanabilecek. Solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilgili PCR testi üreten genellikle ABD, Çin, Güney Kore menşeli şirketler var. DSÖ listesine girebilen firmalar yoğun olarak ABD ve Çin menşeli. Tasarımı tamamen bize ait bir ürün geliştirdik” diye konuştu.

“COVID türlerini iki yıldır tarıyoruz”

Bioeksen’in uzmanlık alanının solunum yolu enfeksiyonlarına ilişkin virüs panelleri olduğunu vurgulayan Canan Ketre Kolukırık, 2014’te biyoteknoloji doktora tezini hazırlarken PCR testleriyle ilgili çalışmaya karar verdiğini anlattı. “PCR testleri yıllardır üzerinde çalıştığımız bir konu. Gıda sektöründe, veterinerlik alanında virüs tespitlerine yönelik çözümler geliştiriyoruz” diyen Kolukırık, iki yıl önce de Sağlık Bakanlığı ile Türkiye genelini kapsayacak bir virüs tarama programı yürüttüklerinin altını çizdi. Kolukırık, “Yedi bölgede Türkiye’nin solunum yolu virüsleri tarama çalışmaları yapılıyordu. T.C. Sağlık Bakanlığı Referans Viroloji Laboratuvarları sonuçları takip ediyordu. Koronavirüs’ün farklı türleri de var. Biz, influenza gibi 25 farklı solunum yolu etkeninin tespit edilebildiği kitlerle zaten patojen taramaları yapıyorduk. COVID-19 sonradan katıldı” açıklamasını yaptı.

TÜBİTAK ile çalışırken test talebi geldi

Bioeksen’in Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ile hastane enfeksiyonlarını önlemek amacıyla bir araştırma yaparken “Bize, ‘Solunum yolu virüsleri ABD menşeli bir kitle taranıyor, çok pahalı, siz üretin’ diye talepte bulundular. Mevcut platform üzerinden yeni ürünü geliştirdik, mevcut ürünler ile karşılaştırıldık ve onay aldık. Bu süreçte Türkiye’nin ilk nükleik asit ekstraksiyon cihazını geliştirdik.
Kolukırık’nin verdiği bilgilere göre Bioeksen şu anda aylık 10 milyon test üretme kapasitesine sahip. Son 2-3 aydır beklentinin üzerinde talep söz konusu olduğunu belirten biyolog, Türkiye’nin günlük 200 bin test yapma hedefi olduğunu, kendilerinin de buna göre planlama yaptıklarını ifade etti.

Bioeksen’in toplam üretiminin ise yüzde 30’u ihraç ediliyor

Ürettikleri testlerin hem yerli hem de uluslararası bütün onaylardan geçtiğini vurgulayan Canan Ketre Kolukırık, “Sahada aynı kişiden negatif ve pozitif sonuç çıkması doğru zamanda, doğru biçimde numune alınamamasından kaynaklanıyor” dedi. Kolukırık, örneğin doğru şartlarda laboratuvara ulaştırılmasının da etkili olduğunu söyledi.

Test fiyatı 12 dolardan 1.65 dolara düştü

Marmara Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nü bitirdikten sonra İTÜ’de çevre biyoteknolojisi mastırı yapan ve ardından aynı bölümde doktorasına devam eden Canan Ketre Kolukırık, Bioeksen’in tek sahibi. Sağlık Bakanlığı,TÜBİTAK ve KOSGEB destekli projeler yürüten şirket, İTÜ Arı Teknokent’te araştırmalarını yapıyor. Pandeminin ilk günlerinde bütün ülkelerde PCR testi sıkıntısı yaşandığından maliyetlerin yüksek olduğuna dikkat çeken Kolukırık, “Başlangıçta Türkiye’de yabancı kitler ile 12 dolar gibi bir maliyeti vardı. Sonra Türkiye’deki ilk kiti biz geliştirdik ve maliyetleri düşürdük. Ardından bizden başka yerliler de sektöre girdi. Şimdi fiyat 1.65 dolara kadar indi. Ancak ihracatta bunun 2-3 katı fiyat sunuyoruz” dedi. Kolukırık, hammaddede ithalat bağımlılığı olduğunu belirterek, bunu ortadan kaldırmak için çalışmalar yürüttüklerinin de altını çizdi.