25 °C

Yemeğe tuz yerine şeker koyuyorsanız dikkat

En önemli zihinsel hastalıklar arasında bulunan Alzheimer, nüfustaki yaşlanmaya bağlı olarak artışını sürdürüyor. Genel olarak her 10 kişiden birinin Alzheimer riski taşıdığı kabul ediliyor.

Yemeğe tuz yerine şeker koyuyorsanız dikkat

ANKARA (DÜNYA) - Düzen Sağlık Grubu Çayyolu Polikliniği Dahiliye ve Geriatri uzmanı Prof. Dr. Servet Arıoğul, insanların zihinsel işlevlerinin 30’lu yaşlarda zirveye çıkmasının ardından, 60’lı yaşlara kadar genellikle durağan kaldığını, 70’li yaşlarda özellikle sonlarına doğru değişken düzeyde azalmalar gözlendiğini belirtti. 21 Eylül Dünya Alzheimer günü nedeniyle bir açıklama yapan Prof. Dr. Arıoğul, zihinsel işlevlerdeki bazı belirtilere bakarak Alzheimer hastalığına yönelik risk oluşup oluşmadığını fark edebileceklerini vurguladı.

Alzheimer hastalığı her ne kadar yaşlılıkla doğrudan bağlantılı olsa da erken yaşlarda da görülebiliyor. Alzheimer 65 yaş üstü 6 kadından 1’inde gözlenirken, aynı yaş grubunda erkeklerde 11 erkekten 1’inde görülüyor.

Prof. Dr. Servet Arıoğul, kişilerin bu hastalığın farkında olmasıyla erken teşhis konulmasının hastalıkla ve etkileriyle mücadele etmede önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Arıoğlu, normal sayılabilecek unutkanlıkla Alzheimer riski taşıyan belirtilerin ayırtına varılmasını önemine değinerek, “Normal yaşlanmada ara sıra kişi kelime bulmakta zorlanabilir, ”dilimin ucunda” der ve kısa süre sonra da hatırlar. Bunun nedeni zihinsel yeti kaybı değil, işlemin yavaşlamasıdır. Eşyaları koyduğu yeri unutabildiği için arayabilir, fakat sonra hatırlar ve bulur. Ancak Alzheimer hastası eşyaları olmaması gereken yerlere, örnekle ütüyü buzdolabına koyar. Normal yaşlanmada arkadaş toplantılarından, yürüyüşten kendisini çekebilir. Can sıkıcı olaylarda öncekilere göre daha tepkilidir. Nadiren faturalardan birisini unutabilir. Haftanın gününü, ayın kaçı olduğunu karıştırabilir ancak kısa zamanda hatırlar. Normal yaşlanma süreci değişiklikleri hiçbir zaman Alzheimer’deki gibi günlük fonksiyonlarının bozulması ile birlikte değildir. Kişi (ben biraz unutkan oldum, bir doktora görüneyim) der. Buna karşın Alzheimer hastası durumunun farkında değildir” bilgisini verdi.

Düzen Sağlık Grubu Çayyolu Polikliniği Dahiliye ve Geriatri uzmanı Prof. Dr. Servet Arıoğul belirtilerin, erken, orta ve ileri olmak üzere 3 dönemde incelendiğini, her bir dönemin hastanın yaşına bağlı olmak üzere 3’er yıl sürdüğünü belirtti. Alzheimer riskine karşı dikkat edilebilecek belirtiler şöyle:

Erken dönem

En dikkati çeken bozukluk hafıza bozukluğudur. Hafıza bozukluğu özellikle yakın geçmişe aittir. Kelime bulmakta güçlük çektiği için konuşmanın akıcılığı bozulur. Hatırlamadığı kelimeleri şey diyerek karşılamaya çalışır. Bir sorunu çözmekte güçlük çeker.

”evinizi su bassa ne yaparsınız” diye sorulduğunda” vanayı kapatırım “ demek yerine “komşuya haber veririm” der.

Davranış ve duygularında değişiklik olur. Kolay öfkelenmeler, nedensiz ağlamalar görülebilir. Kişilik değişiklikleri olur. Daha evvel halim selim tabiatlı kişinin hakaretler ettiği görülebilir. Toplumda ayıp sayılan sözler sarf edebilir ve/veya cinsel davranışlarda bulunabilir. Bu değişikliklerden çoğu zaman hasta farkında değildir, şikâyetçi de değildir. Hemen her zaman reddetme konumundadır.

Örnekle;
• Bir gün önce eve gelen misafirin veya yeni öğrenilenlerin unutulması,
• Düzenli yaptığı işleri örneğin, gayet lezzetli yaptığı yemekleri yapamaması,
• Tuz yerine şeker konulması,
• Bildiği yolları karıştırabilmesi
• Mevsime uygun giyinmeyebilir, kar yağarken tişört giyerek dışarı çıkmak isteyebilmesi
• Faturaları yatırmayı unutması veya yatırmadığı halde yatırdığını iddia etmesi vb.

Orta dönem

Bu dönem yardımcı desteğinin artık gerekli olduğu dönemdir.

Erken dönemde yakın geçmiş olaylara ait hafıza bozukluğu söz konusu iken, orta dönemde hem yakın geçmiş hem de uzak geçmişe ait hafıza bozukluğu vardır. Örneklerle;

• Kendi adını bilir, ama oturduğu evin adres ve telefon numarasını hatırlayamayabilir, dışarıda kaybolabilir.
• Aile ile yaptığı yakın zaman öncesi tatili unutur
• Akraba isimlerini hatırlamayabilir
• Zaman ve mekânı karıştırabilir
• Artık mezun olduğu okulları, ne zaman emekli olduğunu da unutur.
• Konuşmaları ve yazılı metinleri anlamakta zorlanır.
• İlgisizlik, kayıtsızlık, kendini her şeyden geri çekme sıktır.
• Şüphecilik dikkat çekicidir. Yardımcısının hırsızlık yaptığını söyler.
• Hezeyanlar sıktır. Örnekle; birilerinin kendisini izlediğini, eşinin yerine birisinin olduğunu, eşinin kendisini yardımcı ile aldattığını söyleyebilir.
• Eşyaları koyacağı yeri karıştırır. Ütüyü buzdolabına koyar.
• Banyo yapma, yemek yeme, tuvalet, giyinme yetileri kaybolmaya başlar.
• Çorbayı çatalla içmek ister.
• Kazağını kol kısmından giymeğe, tuvalet musluğu ile yüzünü yıkamak gibi belirtiler görülebilir.
• Olmayan şeylerin var olduğunu(halüsinasyon)söyleyebilir. Örnekle; evin içerisinde veya pencerede birisi olduğunu ifade edebilir.

İleri dönem

En sıkıntılı, en ağır dönemdir. 7 gün 24 saat bakım gereklidir.
• En yakınını, hatta kendisini bile tanımayabilir. Asansörde aynaya baktığında “siz yeni mi taşındınız?” diyebilir.
• Artık konuşarak anlaşma çok zordur. Tek kelimeler, tekerlemeler söyleyebilir. Bunlar uzak hafızada kalanlardır.
• İlginç olarak uzak geçmişte öğrendiği kısa bir duayı söyleyebilir.
• Sık sık küfredebilir.
• Yemek ve tuvalet ihtiyacını kendisinin karşılaması artık mümkün değildir. Bazen ya da sürekli olarak tuvaletini altına kaçırır.
• Çoğunlukla yatağa bağımlıdır. Günün büyük çoğunluğunu yatakta geçirir.
• Boş gözlerle odaya girene bakar.
• Yutma yeteneğini kaybeder. Bu nedenle solunum yollarına kaçan gıda veya içecekler solunum yolları enfeksiyonu ile sonuçlanır.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap