Yeni kanser ilaçları yaşam süresini uzatıyor

İleri evre akciğer kanseri tedavisinde, hedefe yönelik yeni ilaçlar hastaların ömrüne ortalama 8-10 ay gibi bir katkıda bulunuyor, bu süre bazen bir yılı da aşabiliyor

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ANKARA - İleri evre akciğer kanseri tedavisinde, hedefe yönelik yeni ilaçlar, tedavi yöntemlerine yeni alternatifler getirirken, hastaların  yaşam sürelerini de artırıyor.

Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nil Molinas Mandel, ileri evre akciğer kanseri tedavisinde, hedefe yönelik yeni ilaçların hastaların ömrüne ortalama 8-10 ay gibi bir katkıda bulunduğunu, bu sürenin bazen bir yılı da aşabildiğini  bildirdi.

Mandel, akciğer kanserinde yeni ilaçların her gün giderek artan sıklıkta çalışmalar neticesinde günlük yaşantıya girdiğini belirtti. "Özellikle mutasyon analizleri yapılarak, hangi hedefi belirleyeceğimiz tespit edildikten sonra o hedefe yönelik moleküller, yeni ilaçlar ortaya çıktı" diyen  Mandel,  bu ilaçların bir kısmının EGFR  mutasyonu taşıyan hücrelere, bir diğerinin ise ALK mutasyonları saptanan hücrelere karşı tedavi yöntemi olarak kullanıldığını ifade etti.

Yeni ilaçların ileri evre akciğer kanser tedavisinde hastaların ömrüne ortalama 8-10 ay bir katkıda bulunduğuna, bu sürenin bazen bir yılı da aşabildiğine dikkati çeken Mandel, ancak bir süre sonra bu ilaçlara tekrar direnç gelişmesinin söz konusu olabildiğini, geliştirilen yeni ilaçlarla da bu direncin kırılmasına çalışıldığını kaydetti.

Oluşabilecek dirence karşı kullanılan ilaçların Türkiye'de henüz satışa sunulmamakla birlikte kullanımda olduğunu anlatan Mandel, şöyle devam etti:

"Bunlar şu anda ilaç firmalarının desteği ve Sağlık Bakanlığının onayıyla uygun hastalar için tedavi seçenekleri olarak kullanılıyor. Bizler için de çok heyecan verici. Çünkü her seferinde yeni molekül yeni bir umut, hayata yeni bir bakış açısı oluşturuyor. Bu ilaç tedavilerinin çoğunu, biz normal standart birinci basamak tedavilerden sonra uyguluyoruz. Bu ilaç tedavilerinin çoğunu önce standart kemoterapi programını verdikten sonra uyguluyoruz. Yani ikinci seçim olarak hastaya önerilmekte. Dolayısıyla her yeni tedavi yöntemiyle hastaların ömrü uzamış oluyor ve akciğer kanseri bir kronik hastalık konumuna gelebiliyor. Genel durumu iyi olan hastalar için düzgün sıralama ile farklı tedavi seçeneklerinden yararlanmış oluyoruz"

 Yaşam süreleri uzuyor

 Belli ilaçların belli hastalarda etkili olduğuna dikkati çeken Mandel, her ilacı her hastada kullanmanın mümkün olmadığını, hastaya uygun ve hücresel tanıya yönelik tedavi verdiklerini vurguladı.  Mandel, "Mutasyon tespit edilirse buna yönelik ilaçlar var, hangi mutasyon saptanırsa ona uygun farklı ilacı kullanıyoruz"  dedi.

 Bunun yanı sıra kemoterapi alan hastalar için destekleyici tedavilerin de çok önemli olduğuna işaret eden Mandel, bu destekleyici tedaviler arasında "bulantı, kusmanın engellenmesi, kilo kaybının engellenmesi, düzenli beslenmelerinin sağlanması ve solunum sıkıntıları olduğu takdirde bunun düzeltilmesinin" bulunduğunu söyledi. Mandel, "Bütün bunları bir arada yaptığımız zaman hem destek ve palyatif bakımla, hem de gerekli olan tedavi ilaçlarıyla gerçek anlamda yaşantılarını ciddi ölçüde uzatıyoruz" şeklinde konuştu.

Türkiye'de iki yeni ilaç piyasada

Hedefe yönelik tedavilerin, koruyucu tedavi olarak erken evre ameliyat olmuş hastalarda kullanılmasının henüz bir katkı sağlamadığını anlatan Mandel, ancak ileri evrelerde, ölçülebilir hastalığı olan hastalarda gerçek anlamda bir farklılığın ortaya çıktığını söyledi.

Türkiye'de yeni olarak iki ilacın piyasada bulunduğunu bildiren Mandel, şunları söyledi:

 "Kanser tedavilerinde bir standart ilaçlar var, bir de çalışma ilaçları var. Biz bu  çalışmaları çok yakından takip edebilen şanslı ülkelerden biriyiz, dünyada ne oluyorsa, kısa zaman içerisinde ülkemizde de en azından çalışma bazında bu hastalarımıza ilacı temin edebiliyoruz. İmmunoterapi ile ilgili de çok yeni çalışmalar var. Ayrıca, direnç mekanizmalarını kırıp gene farklı bir sistemle ortaya çıkan yeni ilaçlar gelişiyor. Hem patologlara, hem moleküler patoloji laboratuvarlarına çok iş düşüyor. Şimdi gen haritaları, atlasları çıkartılıyor. Bir tümörün içerisinde çok çeşitli sayıda farklı mutasyonlar var ve bu mutasyonlara yönelik yeni hedefler tespit edildikçe,  mutasyonları hedef alacak şekilde yeni ilaçlar ortaya çıkacak."

 

Bu konularda ilginizi çekebilir