Antepfıstığı üreticisi, ihracatını devlet desteğiyle artırmak istiyor

Türk mutfağının değişmez lezzetleri arasında yer alan antepfıstığında ihracatta beklenen sıçrama bir türlü gerçekleşmiyor. Bölgede 500 milyon dolarlık antepfıstığı ihracatı potansiyeli olduğunu belirten sektör temsilcileri, devletin üreticiye destek vererek, ihracatta öncü rol üstlenmesiyle bunun gerçekleşebileceğini savunuyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Talip ÖZTÜRK

GAZİANTEP - Antepfıstığı önceki gibi belli ürünlerde kullanılan bir ürün olmaktan çıkıp son yıllarda sanayi ürününe dönüştü. Ancak, Türkiye’de ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu bölgesinde yetiştirilen ve önemli geçim kaynaklarından olan antepfıstığı ihracatta beklenen çıkışı yakalayamadı. Amerika ve İran’da da yetiştirilen Antepfıstığı üretiminde Türkiye 3. sırada. Lezzeti ve yağ oranı değerleriyle diğer türlerine göre öne çıkan Türkiye’de yetiştirilen antepfıstığı için sektör temsilcileri, tanıtıma ihtiyaç duyulduğunu belirterek, ürünün ciddi bir ihracat potansiyeli olduğunu söylüyor.

Üretim artıyor ama ihracat artmıyor

DÜNYA’nın Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri’nden edindiği bilgilere göre, son 5 yılda antepfıstığı ihracatında 90 milyon doların üzerine bile çıkılamadı. 2016 yılında Türkiye’de rekolte 170 bin ton olarak kayıtlara geçerken, bunun sadece 5 bin tona yakını ihraç edilebildi. İhracat tutarı ise 66 milyon 850 bin dolar oldu. 2017 yılında rekolte 78 bin tona, ihracat 2 bin 867 tonla 43 milyon 218 bin dolara düştü. 2018’de rekolte 240 bin olurken, ihracat 5 bin 341 tonla 73 milyon 214 bin dolara yükseldi. 2019’da da 85 bin tonluk düşen rekolteye rağmen ihracat 6 bin 7622 tonla 86 milyon 608 bin dolara yükseldi. 2020’de ise 388 bin tonluk rekolteye rağmen ihracat 7 bin 938 tona çıkarken, tutar 85 milyon 821 bin dolara geriledi.

“İhracatçı fiyat düşük olursa alır”

Gaziantep Fıstık Sanayicileri Derneği Başkanı Özgür Atakan, “Gerek ihracatçılarımız, gerek imalatçılarımız tüketimi artırmak için ellerinden gelen tüm çabayı göstermektedir. Son 15 yılda antepfıstığı üretiminde de ciddi gelişmeler sağlandı. Antepfıstığı ekonomik değeri yüksek olduğundan dolayı son yıllarda ağaç sayısında da artışın yanında çiftçilerimiz gerekli bakımı daha profesyonel yaptığından dolayı rekoltede ciddi bir artış yaşandı. Önümüzdeki yıllarda rekoltenin daha da artmasıyla dünya pazarına daha da rekabetçi fiyatla hizmet edeceğimizi düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Rekoltedeki artışa rağmen ihracatta beklenen artışın gerçekleşmediğini ifade eden Atakan, 2020 yılı hasat döneminde elde edilen antepfıstığının yüzde 50-60’ının bu yıla devretmesini beklediklerini ifade ederek, şunları kaydetti: “Pandemi fıstık ihracatını da olumsuz etkiledi. Pandeminin etkisinin azalmasıyla birlikte ihracat rakamlarının daha da artmasını bekliyorum.”

“500 milyon dolarlık ihracat potansiyeli var”

Antepfıstığı ticareti yapan Leztat Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Yağcı, yüzbinlerce insanın bu bölgede geçimini antepfıstığı ile sağladığını belirtti. Antepfıstığının hak ettiği değeri görmediğini ifade eden Yağcı, dünyadaki çeşitlerine göre ülkemizde yetiştirilen fıstığın daha yeşil, daha aromalı, daha lezzetli ve yağ oranı açısından daha sağlıklı olduğunu kayderek şunları söyledi: “Böylesine önemli bir ürün işsizliğin, yoksulluğun önlenmesi açısından da çok önemli ama maalesef gerekli destek verilmiyor. Üretiminden tüketimine çok ciddi sorunlar var.” Antepfıstığının bölgenin kalkınmasını sağlayacak çok önemli bir sektör olduğunu aktaran Yağcı, “Antepfıstığında gerçek üreticiye mutlaka prim desteği verilmeli. Bu hem sektörü kayıt altına alacaktır hem de üretimi artıracaktır. Aynı zamanda ihracatta bilinçli bir potansiyel yaratacaktır. Dünyada tanıtım sorunu var. Planlı, programlı bir üretim ve tanıtım ağıyla antepfıstığının 500 milyon dolarlık bir ihracat potansiyeli var. Hedef pazarlarda çok kolay alıcı bulabilir. Ama şimdi herkes kendi çabasıyla ihracat yaptığı için ancak bu kadar olur. Devletin bu işte bir öncülük etmesi gerekiyor” diye konuştu.