Astaş, tekstilde makine talebini Ar-Ge ve teknolojiyle karşılayacak

Tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe yatırım patlaması yaşandığını söyleyen Astaş Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tahir Sevgi, bu gelişime paralel olarak talepleri karşılamak amacıyla yeni Ar- Ge ve teknoloji merkezini hizmete aldıklarını belirtti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Nihat DELİBAŞI

İZMİR - Tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörüne makineler üreten Astaş’ın Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Tahir Sevgi, tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe yatırım patlaması yaşandığını söyledi. Bu gelişime paralel olarak talepleri karşılamak amacıyla yeni Ar- Ge ve teknoloji merkezini hizmete aldıklarını kaydeden Sevgi, İzmir ve Ege Bölgesi’nin ise güçlü altyapısı sayesinde sektörde öncü konumunu sürdüreceğini dile getirdi.

Pandemi ile birlikte insanların evden alışverişe yöneldiğini, eş zamanlı olarak rahat giysi döneminin başladığını anlatan Sevgi, “Erkekler için takım elbise, kadınlar için abiye süreci ortadan kalktı. Uluslararası talepler değişti. Casual diye tabir ettiğimiz günlük, rahat kıyafetler öne çıktı. 6 aydan bu yana depoları takım elbise dolu olan firmalar üretim hatlarında değişime başladı. Örneğin, tüketici Hugo Boss ya da Sarar giymek istiyor ama takım elbise istemiyor. Bu da markaları üretim hatlarını değiştirmeye zorluyor. Şu anda Hugo Boss dahil yerli yabancı birçok firma,bu yeni döneme hazırlık için örme üzerine ciddi anlamda yatırım yapıyor” dedi.

Yeniden yapılanmayı tamamladı

Astaş Juki olarak dünyanın alanında en büyük organize firması olduklarına dikkat çeken Sevgi, şöyle devam etti: “Siparişlerin Türkiye’ ye akmaya başladığı anda ciddi yatırım yaptık. 10 bin metrekare binamıza 10 bin metrekare Ar-Ge binası ekledik. Sektör temsilcilerine işlerini daha verimli, daha yüksek adetli yapabilmeleri, 10 dakikada diktikleri malı 9 dakikada dikebilmeleri için projeler geliştirdik. Makineler tasarladık. Sonuçta işler şu anda 2- 3- 4 katına çıkmış durumda. Türkiye’deki güçlü pazar payımıza rağmen yüzde 30 büyüme hedefimiz var. Bu ivmenin önündeki en büyük engel ise kalifiye eleman yetersizliği.”

Konfeksiyonu bebek büyütmeye benzettiğini ifade eden Tahir Sevgi, “Hangi noktaya gelirsen gel o bebek büyümüyor. O bebeğin ihtiyaçlarını anında gidermezsen işini kaybedersin. Doğal olarak işini her şeyden iyi takip etmek zorundasın. İzmir, sektöre işçi, mutfak önlükleri ile girmişti. Ondan sonra katma değerli ürünlere yönelmeye başladı, Örme grubu olarak adlandırdığımız penye tişört gündeme geldiğinde İzmirli çok hızlı bir şekilde hareketi yakaladı ve büyük adetli işleri aldı” dedi.

“Makine üretmek yerine yazılım, donanıma odaklanalım”

Artan maliyetleri karşılayabilmek için firmalar teknolojiye yatırım yaptığını belirten Tahir Sevgi, “15 dakikada dikilen kapüşonlu bir montun, 14.5 hatta 14 dakikada dikilmesi ciddi bir kazanç demek. Çünkü alıcı pamuğun, elektriğin, işçinin fiyatını biliyor. Burada bir adım öne geçmenin yolu teknolojiden geçiyor. Bizde kurumsal olarak ürettiğimiz çözümlerle bu desteği veriyoruz. Mühendislerimizle, emekçi arkadaşlarımızla çalışmaları sistem haline getiriyoruz. Üretilmiş makineleri yazılım dahil müşteriye özel hale getiriyoruz. İç pazarın yanı sıra bu bilgiyi ihraç ediyoruz” diye konuştu.