Başarmak isteyen kadınlara yol göstermek için KİGDER’i kurduk

Sekiz yıl önce TOBB Kayseri Kadın Girişimciler kurulundan ayrılan 6 kadının, daha özgür olabilmek adına bir dernek kurma kararı aldığını ifade eden KİGDER Başkanı Dr. Sema Karaoğlu,  “Fatma Aliye gibi pırpırdı yüreğimiz. Niye mi? Çünkü biz, başarmış kadınlar, başarmak isteyenlere yol gösterecektik” diyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

KADIN İŞBİRLİĞİNİ GELİŞTİRME DERNEĞİ (KİGDER) BAŞKANI Dr. SEMA KARAOĞLU

“Kadınlar insandır, biz insanoğlu” Bozkırın tezenesi, rahmetli Neşet Ertaş’ın sözleri ile başlamak istedim yazıya. Sekiz yıl önce TOBB Kayseri Kadın Girişimciler kurulundan ayrılan 6 kadın, hareket kabiliyetimizi artırabilmek, daha özgür olabilmek adına, bir dernek kurma kararı aldık. Heyecanlıydık! Tanzimat dönemi sonrası kadın sorunlarını ortaya koyan, çözüm söylemlerine giren, Fatma Aliye gibi pırpırdı yüreğimiz. Niye mi? Çünkü biz, başarmış kadınlar, başarmak isteyenlere yol gösterecektik. Çünkü biz, fırsatları yakalamış kadınlar, fırsat arayanlara fırsatların yerlerini gösterecektik. Yakalamak da onların işi…

 Kadınların sorunlarını çözmek için müziği kullanmayı düşündüm

Kayseri Anadolu'nun merkezinde bir sanayi şehri… Bu şehirde çok olmasa da sanayici kadınlarımız, önemli oranda ihracat yapan kadın işletmelerimiz var. Ancak ekonomik hacmin büyük kısmını hane halkı oluşturuyor, onun da yarısı kadınlardan oluşuyor. O halde hedef, o kadınlar olmalıydı bizim için. Biz, evde oturan çoğunluğu harekete geçiren çalışmalar yapmalıydık. Dernek yönetim toplantılarımız çok heyecanlı geçiyordu. Bizim kadınlarımız; Fatma Aliye’ler, Halide Edip’ler, Şükufe Nihal’ler kalemlerini kullanmışlardı kadını anlatmak, sorunlarını çözmek için ben de müziği kullanmayı düşündüm ve sundum arkadaşlarıma fikrimi. Dr. Sema Karaoğlu bir tıp doktoru, dermatolog… Öğrencilik yıllarında Türk Halk Müziği ile uzun yıllar uğraş vermiş, 1986-88 yılları arasında İzmir Radyosu kabak kemane sanatçısı rahmetli Salih Urhan'la çalışmış, sonrasında eşi ile birlikte hiç ara vermeden amatör olarak Türk Halk Müziği’ne gönül vermiş bir isim. Evet, o benim. Yıllarca verdiğim uğraş, 2013 yılında, kurucu başkanı olduğum KİGDER (Kadın İşbirliğini Geliştirme Derneği) ile yeni bir anlam kazanacak, ekonomiye katkı sunacak kadınlara, bir köprü olacaktı.

Kadına yönelik aile içi şiddetin çok arttığını biliyoruz. Artık yüzde şu kadar artmış diye yazmak bile yıpratıcı geliyor. Sadece yurdumuzda değil tüm dünyada benzer oranda artıyor. Birleşmiş Milletler kadın biriminin yaptığı araştırmaya göre, pandemide şiddet gördüğü için çağrı merkezine gelen aramalar 5 kat artmış. Bu şiddet etnik köken sınıf, sosyal, ekonomik düzey farklılığı olmadan uygulanıyor. Kadın olmak bu şiddetin başlıca kaynağı. Bazı etmenler şiddet dozajını arttırıyor. Yoksulluk bunların başında geliyor. 1980'li yıllardan bu yana pek çok ülkede uygulanmaya başlayan yapısal uyum programları yoksulluğun, işsizliğin gelir dağılımındaki dengesizliğin artmasına neden olmuştur. Özelleştirme, serbestleştirme, esnekleştirme gibi neoliberal iktisat politikaları yoksulluğu ciddi bir küresel sorun haline getirmiştir. Artan yoksulluk, ekonomik, psikolojik ve sosyal birçok olumsuzluğu getirmiştir. Bu süreçte gelir dağılımındaki eşitsizlik, işsizlik ve sosyal dışlanma aile yaşamında çözülme ve aile içi şiddeti arttırmıştır. Kadına yönelik şiddet bir insan hakkı ihlali olarak tüm dünyada önemli bir sosyal sorundur. Yoksulluğun aile içi şiddeti arttırdığı çalışmalarla da gösterilmiştir. Kültürel olarak aileyi geçindirmesi gereken erkeğin, işsizlik nedeniyle bu beklentiyi karşılayamaması, yetersizlik duygusu ve gerilimler başlıca sebeplerdir. Bu sebeple ekonomik şartların düzeltilmesi ile şiddet de azalacaktır.

Veriler bizi Türkiye Grameen Mikrofinans Programı’na yöneltti

Baştan beri buna benzer veriler bizi, Türkiye Grameen Mikrofinans Programına ve sürdürülebilir bir ekonomik model olan kooperatifçiliği desteklemeye yöneltti.

Birçok konser düzenledik. Şefliğini yaptığım koroların koristlerinin çoğu tanınmış iş kadınlarıydı. Her organizasyonda olduğu gibi konserlere hazırlanmak da keyifli olduğu kadar, ayrı bir disiplin gerektiriyordu. Her konserin bir amacı vardı. Ya kadına şiddete karşı farkındalık oluşturmak, ya toplanan bağış ve konser gelirleri ile Türkiye Grameen Mikrofinans programına katkı koymak, ya engelli-dezavantajlı bireylerle sağlıklı insanları kaynaştırmak ve yine elde edilen gelirleri buralara bağışlamak. KİGDER olarak bunları başardık bu yolla çok sayıda kadına destek verdik. Böylece hane halkını güçlendirdik.

Türkiye Grameen Mikrofinans programı için Kayseri şubesine 300 bin TL’nin üzerinde destek sağladık. 600 kadar kadın mikrokrediden aldıkları fonlarla kendiişlerini yapıyorlar. Bu sistemin güçlendirilerek devam edilebilmesi için katkı sunulması gerek. Bu konuda Türkiye İsrafı Önleme Vakfı’nı ( TİSVA) takdirle izliyor ve destekliyoruz.

Kendine özgü modelleri ile kadınlar için iyi bir ekonomik model olan kooperatifleri, katılımcı, insanlara sorumluluk kazandıran, yaşam şartlarını iyileştiren yerel ekonomiyi güçlendiren sürdürülebilir bir iş modeli olduğundan çok önemsediğimizi söylemiştim. Bu sebeple Talas Tanıtım Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile işbirliği yaparak “Talas Maharetli Eller Kadın Kooperatifi” ni kurduk. Kurduğumuz bu kooperatif Talas Belediyesi ile yapılan protokol çerçevesinde ayda iki gün bir pazar yerinin işletmesini aldı. Bu sayede 59 kadının kendi ürettiklerini pazarda satmalarına olanak sağlamış olduk. Ayrıca bu 59 kadına hijyen ve finans konularında eğitim vererek ekonomik faydayı eğitimle de taçlandırdık.

2016 ve 2017 yılında KOSGEB’in finanse etmiş olduğu Uygulamalı Girişimcilik Kursu’na katılan 185 kadına uyguladığımız anket çalışmasının sonuçları da bize bunun böyle olması gerektiğini gösteriyor. Yakında lansman toplantısını yapacağımız bu değerli çalışmayı kadın girişimciliğine yönelik araştırma, değerlendirme ve politika önerisi sunmak amacıyla yaptık. Biz, başarmış kadınlar, başaracak kadınların yanında olmaya devam edeceğiz ve hep birlikte güçleneceğiz.