Bursa'nın orta-yüksek teknoloji yoğunluğu, Türkiye'nin iki katı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa iş dünyası olarak 2022 yılında yeni yatırımlara, istihdam oluşturmaya ve ihracatı geliştirmeye odaklandıklarını belirterek, “Bursa’nın başarısını sürdürülebilir kılmak adına yeni nesil sanayi anlayışına uygun şekilde kentin yüksek teknolojili ve katma değerli üretim merkezi konumunu güçlendirmeyi amaçlıyoruz” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Esra ÖZARFAT
BURSA - Pandeminin çalışma hayatının tüm aktörlerini derinden etkileyen yeni bir dönemin kapılarını araladığını ifade eden BTSO Başkanı İbrahim Burkay, “Salgın, bir taraftan kazanımlarımızı korumak adına topyekün bir mücadele göstermemizin zorunluluğunu ortaya koyarken; diğer yandan değişen koşullar karşısında hızlı refleks verebilme kabiliyetimizin önemini gösterdi” diye konuştu. Bu dönemde Bursa iş dünyası olarak piyasanın talebini karşılarken, pazar paylarını da artırmaya odaklandıklarını belirten Burkay, “Küresel ekonominin darboğazdan geçtiği bir dönemde iş dünyası olarak temel beklentimiz, yeni yatırımları ülkemize kazandıracak, üretim, istihdam ve ihracat hedeflerimizi destekleyecek politikaların geliştirilmesidir” şeklinde konuştu.

İbrahim Burkay, 2021 yılında küresel tedarik zincirlerindeki değişim ile Türkiye’ye yönelen ilave tedarik talebinin karşılanmasında Bursa’nın yüksek rol oynadığını vurguladı. Burkay, “Bursa iş dünyası olarak 2021 yılında 184 ülke ve 14 bölgeye yaptığımız 16 milyar dolarlık ihracat ve 8 milyar dolarlık ithalatla ülkemizin dış ticaret performansına 24 milyar dolar düzeyinde katkı sağladık. Ürettiğine değer katan bir anlayışla 4 dolarlık ihracat kilogram birim fiyatına ulaşan Bursa’nın imalat sanayisinde orta-yüksek teknoloji yoğunluğu yüzde 52 ile Türkiye ortalamasının iki katı seviyesindedir. Bursa’nın başarısını sürdürülebilir kılmak adına yeni nesil sanayi anlayışına uygun şekilde kentin yüksek teknolojili ve katma değerli üretim merkezi konumunu güçlendirmeyi amaçlıyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Bursa’ya değer katan 60’a yakın proje

Dördüncü sanayi devrimi, yapay zekâ, nesnelerin interneti ve büyük veri gibi kavramlar ekseninde şekillenen yeni ekonomide üretim ve ticaretin bugünden çok daha farklı olacağına vurgu yapan Başkan Burkay, insan kaynağı ve eğitim süreçlerinin önemine işaret etti. Türkiye ekonomisinin lokomotif kenti Bursa’da iş dünyasını pandeminin etkilerinden korumak amacıyla harekete geçen öncü kurumlar arasında yer aldıklarını belirten İbrahim Burkay, şöyle devam etti: “Her bir üyemizin sorun ve taleplerini TOBB ve bakanlıklarımızla paylaştık. 2022 yılında 60’a yakın projemiz kapsamında çalışmalarımıza aynı heyecanla devam edeceğiz. Fabrika inşaatlarının başladığı TEKNOSAB’da 2022’de üretim başlayacak. Yeni yılda Bursa Dış Ticaret Merkezimiz, Küresel Fuar Acentemiz, Ticari Safari, UR-GE ve HİSER projelerimiz de ülkemizin ihracat odaklı kalkınma hedeflerine en yüksek düzeyde katkı sağlamaya devam edecek. 2022 yılında çalışmalarımıza hızlı bir şekilde başladık. Bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörümüzün 2 yıl boyunca beklediği Junioshow Fuarı’nı verimli bir şekilde tamamladık. UR-GE projelerimizin de katkısıyla 1.300’den fazla yabancı iş insanı sektör temsilcilerimizle işbirliği masasında buluştu. Önümüzdeki dönem fuarcılık noktasında organizasyonlarımızı düzenlemeye devam edeceğiz. 2022 yılında inşallah ülkemize ve kentimize değer katan projelerimizi üyelerimizden aldığımız destekle sürdüreceğiz.”

Burkay’dan “Yenilenebilir Enerji” vurgusu

Sanayideki enerji kesintisini de değerlendiren Burkay, sanayicilerin taleplerini hızlı bir şekilde ilgili bakanlık ve kurumlara ilettiklerini belirterek şunları söyledi: “Yaşadığımız bu dönem üretimin sürdürülebilirliği açısından milli enerji politikalarının ve yenilenebilir enerji yatırımlarının ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Yürütülen diplomasi trafiği ve yapılan çalışmalarla doğalgaz akışının en kısa sürede yeniden başlayacağına inanıyorum. Firmalarımızın da bu süreci üretim planlamalarıyla yönetebilmeleri çok önemli. Diğer taraftan yaşanan gelişmeler, üretimin sürdürülebilirliği açısından milli enerji politikalarının ve yenilenebilir enerji yatırımlarının ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Ayrıca bölgesel enerji ajanslarının hızlı bir şekilde oluşturulmasını da sağlamalıyız. Enerji politikalarının arz güvenliğini güçlendirmek için güzergâh ve kaynak çeşitlendirmesini sağlayacak şekilde kurgulanması, sağlıklı ve sürdürülebilir bir üretim için en önemli beklentilerimiz arasında yer almaya devam edecektir.”