Bursa’nın su ayak izini ‘sanayici’ küçültecek

Bursalı sanayici, dünya ekonomisini etkileyecek riskler arasında yer alan su krizine karşı kolları sıvadı. Suyun çok fazla kullanıldığı tekstil sektörünün yoğunlukta olduğu Bursa'da tekstilin yanı sıra gıda ve kimya sanayicisinin su ayak izini küçültme hedefiyle başlattığı projeler dikkati çekiyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ZEHRA ORUÇ

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2021 yılı Küresel Risk Raporuna göre, önümüzdeki 10 yıl boyunca dünya ekonomisini etkileyecek ilk beş risk arasında bulunması sebebiyle alarm veren su krizine karşı evsel ve tarımsal tüketimle beraber endüstriyel üretimde de kollar sıvandı. Bir yandan mevcut su kullanımını azaltıcı önlemler alırken, bir yandan da suya muadil üretim çözümleri geliştiren Bursalı sanayiciler, ülkenin su ayak izini küçültmeye Bursa’dan başladı.

Yılın ilk aylarında barajlardaki doluluk oranlarının endişeye mahal verecek düzeyde azalmasıyla Türkiye’nin su fakiri bir ülke olduğu gerçeği ile yüzleşen bireyler, evsel su tüketiminde tasarrufa eğilim göstermiş olsa da pek çok bölgede tarımsal ve endüstriyel tüketimde halen su tasarrufu bilincine ulaşılamadı. Son 50 yılda Türkiye’deki sulak alanların yarısı, su miktarı ve kalitesi bakımından, sağlıklı yapısını kaybetti. Risk sadece yüzey sularımızla da sınırlı değil, yeraltı sularımızın da seviyesi alarm veriyor. Orman alanlarımızı kaybetmemiz de kuraklığa zemin hazırlayan bir başka etken… Yapılan araştırmalarda; İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Diyarbakır, Bursa, Mersin, Konya, Adana ve Antalya’nın küreselde su riski yüksek kentler listesinde bulunduğuna dikkat çekiliyor. Son 50 yılda üçe katlanan küresel su tüketiminin önümüzdeki 10 yılda gelişmekte olan ekonomilerde yüzde 50, gelişmiş ekonomilerdeyse yüzde 18 oranında artacağı tahmin ediliyor. 2050 yılına kadar üretimde kullanılan suya olan talebin yaklaşık yüzde 400 artması bekleniyor. Hal böyle olunca, ülkenin 2023 hedefleri arasına; temiz üretim tekniklerinin yaygınlaştırılarak atık su miktarı azaltılacak şekilde organize edilmesi ve su kaynakları üzerindeki baskıların azaltılması maddeleri de eklendi. Bu bağlamda, son yıllarda endüstriyel üretimde de gerek su kullanım miktarının azaltılması gerek atık suyun yeniden değerlendirilebilmesi, gerekse de üretimde su yerine kullanılabilecek alternatif kimyasal ürünlerin geliştirilmesi hususlarında harekete geçilerek, su ayak izinin küçültülmesine yönelik hamleler başlatıldı.
Endüstriyel üretimde suyun fazla kullanıldığı tekstil sektörünün yoğunlukta olduğu Bursa’da, tekstilin yanı sıra gıda ve kimya sanayicisinin de su ayak izini küçültme hedefiyle başlattığı projeler dikkati çekiyor. Bursalı sanayici, su ayak izini küçültecek önlemler üretim stratejilerine entegre ederken, STK’lar da buna önayak oluyor. Avrupa ile ticaret yapma şartlarının ‘yeşil mutabakat’ çerçevesinde yeniden şekillenmesinin gündemde yer alması ile de bu alandaki çalışmalar hız kazandı.

1 dilim ekmek  40 litre su
1 hamburger  2 bin 400 litre
1 bütün tavuk  4 bin litre
1 fincan kahve  128 litre
1 plastik şişe  7,5 litre
1 tişört  2 bin 700 litre
1 kot pantolon  7 bin 600 litre
1 pamuklu ceket  10 bin litre
1 kilo kumaş  100-150 litre su

 

Yeşim, son 5 yılda suda yüzde 28 tasarruf sağladı

“Yeşil fabrika” anlayışıyla yaptığı üretim ile doğaya karşı sorumluluğunu da yerine getirdiklerinden bahseden Yeşim Grup CEO’su Şenol Şankaya, yıllık 250 bin ton su tasarrufu sağlanmasını hedefledikleri Baskı Makinalarının Blanket Yıkama Suyunda Geri Dönüşüm Sağlanması projesi ile bugüne kadar 800 bin ton su tasarrufu sağladıklarını açıkladı. Son 5 yılda suda yüzde 28 tasarruf sağladıklarını kaydeden Şankaya, ileri teknolojik makine yatırımları ve ekolojik kimyasal kullanım oranlarını artırarak da su ayak izini küçültmeye yönelik önlemler aldıklarını ifade etti. Şankaya, 2025 hedefleri kapsamında arıtma tesisine ek bir yatırım yaparak, yüzde 15-20 oranında tekrar kullanım hedeflediklerini bildirdi.

Durak Tekstil, kg başına kullandığı suyu 60 litreden 40 litreye düşürdü

Durak Tekstil de, 2015-2016 yıllarında pazara sundukları kg başına bir ürün için 60 litrenin üzerinde su kullanırken, günümüzde bu oranı 40 litre civarına düşürmeyi başardı. Durak Tekstil Makine & Enerji ve Yatırımlar Müdürü Kadir Mehmet Oğuz, “İplik imalatımızda daha az su tüketimi için yatırımlar yaptık. Boyahanede RFT (right first time – İlk Seferde Doğru) oranımızı yükseltmek birinci hedefimiz. Soğutma amaçlı kullanılan tüm sularımızı geri kazanıyoruz ve tekrar kullanıma veriyoruz. Kendimize ait bir biyolojik atık su arıtma tesisimiz var. Sanayi-üniversite işbirliği çerçevesinde, boyahane atık sularını tekrar geri kazanmak ve üretim süreçlerimizde yeniden kullanmak öncelikli projelerimiz arasında” dedi.

Rabek Tekstil, su tüketimini azaltmak için proses geliştiriyor

Sürdürülebilirliğe de ayrıca önem verdiklerinin altını çizen Rabek Tekstil CEO’su Sarper Hamzagil, Yeşil Çevre Su Artırma Tesisi Derneğinin de üyesi olduklarını ve daha az su ve enerji tüketerek üretim yapmayı amaçladıkları bir proses geliştirdiklerini söyledi. Hamzagil, bu proje ile hem karbon ayak izini hem de su ayak izini küçülteceklerini bildirdi.

Takas uygulamaları tasarrufu ‘tüketici’ boyutuna taşıyor

Tekstil alanında yalnızca üretim süreçlerinde değil tüketim boyutunda da su ayak izini küçültücü önlemler alınıyor. ‘Yardımlaşma’ ve ‘takas’ olguları üzerinden kurulan Yariyo gibi bazı uygulamalar da özellikle tekstil ürünlerinin yeniden kullanımını yaygınlaştırıp, ürünlerin üretim aşamasındaki su tüketimini azaltmayı amaçlayan projeler geliştiriyor. Uygulamalarda, bu gibi projelerle; bireylere, su tasarrufunun ‘diş fırçalarken musluğu kapatmak’ veya ‘bulaşıkları elde yıkamamak’ gibi çözümlerden çok daha fazlası ile mümkün olacağı ifade ediliyor.

Rudolf Duraner, boyamada su kullanımını azaltacak ürünler sunuyor

“Türk tekstilinin bundan sonraki imtihanı su ile olacak” diyen Rudolf Duraner Genel Müdürü Rasim Çağan da, bir firmanın tükettiği suyun analizinin insandaki kan tahlili ile eş değer olduğunu öne sürdü. Çağan, “AB, Avrupa Yeşil Mutabakatı ile önümüzdeki yıllarda, suyu az tüketen, karbon ayak izi düşük firmalara gümrüklerde pozitif ayrımcılık yapacaktır. Bu bakış açısıyla yaklaşık 4 yıldır tekstilde proseslerin kısaltılacağı, daha az su kullanarak boyama yapılabilecek kimyasal ürün gamı ile müşterilerimize katma değer sağlıyoruz” dedi.

Sözal Kimya, yeni bir yıkama malzemesi geliştiriyor

Suyun ağırlıklı tekstil terbiye işletmelerinde kullanıldığı bilgisini veren Sözal Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Eren Sözal ise, deniz suyunun tuzlu olması özelliğinden yararlanarak pamuklu kumaşların terbiyesinde kullanılabileceği yönünde araştırmalar yaptıklarını açıkladı. Sözal, “Reaktif boyama sonrası yıkamaların kısaltılması için yıkama malzemesi geliştirilmesi çalışmaları Ar-Ge ve Ür-Ge departmalarımızda ivedilikle yürütülüyor. Kısa sürede böyle bir ürünü piyasaya çıkarmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

Golf, bir litre dondurma üretimindeki suyu 3,05 litreden 2,28 litreye düşürdü

Golf Dondurma Tedarik Zinciri Direktörü Erman Yurt; 2016-2021 yılları arasında yapılan çalışmalar ile dondurma üretim prosesinde, bir litre dondurma üretmek için kullanılan su miktarı, 3,05 litreden 2,28 litreye düşürülerek yüzde 26 su tasarrufu sağladıklarını açıkladı. Yurt, yılda ortalama 50 bin ton su tasarrufuna ulaştıklarını belirterek, “Suyun Ayak İzi projesi ile su tüketimini her yıl yüzde 4 ila 5 oranında düşürdük. Fire Geri Kazanım projesi ile, yıllık yaklaşık 4 bin 500 ton su tasarruf ettik. Son beş yılda atık su miktarı yüzde 23 azalttık. Soğutma Kompresörlerinde, Amonyak Gazı Atık Isı Geri Kazanımı projesinde ise; son 5 yılda 430 bin 760 m3 doğalgaz kazanımı sağlamış ve aynı zamanda evaporatif kondenserde buharlaşma kaynaklı su kaybı yüzde 10 azalttık. Bu alanda da yıllık su tasarrufumuz 5 bin 200 ton” dedi.

“Barajlardaki doluluk su kıtı ülke olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor”

Global su yönetimi firması ACO’nun Türkiye Genel Müdürü Kerem Altınöz ise, en büyük su kaybının, yağmur sularının değerlendirilememesi olduğuna vurgu yaparak, kullanılan suyun yeniden kullanılması ile su döngüsünün sağlanmasının gerekliliğine dikkati çekti. Altınöz, “Barajlardaki doluluk oranlarına baktığımızda gerçeği kaçırıyoruz. Su kıtı olduğumuz gerçeği değişmiyor. Ülke olarak maalesef su stratejimiz yok. Su ile ilgili, plan yapmaya zorlayıcı bir çalışma yok. Tek istisna su deşarjı. Diğer yandan, endüstride kontrolsüz bir su kullanım artışı var. Su endüstri için bir maliyet. Suyu az kullanmak ve suyu yeniden kullanarak döngüsünü sağlamak başlıca çözümler” ifadelerini kullandı.