ESİAD’IN anketinden istikrar beklentisi çıktı 

Ege Sanayicileri ve İşinsanları Derneği’nin hazırladığı “Üyelerin 2022 Beklentileri Anketi”nden yüzde 72 oranla “Türkiye ekonomisi kötüye gidecek” sonucu çıktı. Ankete göre ESİAD üyeleri, öncelik verilmesi gereken 3 konu şöyle sıraladı: Ekonomik istikrar, hukukun üstünlüğü, öngörülebilirlik.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Duygu GÖKSU

İZMİR - Ege Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (ESİAD) Ekonomik Gözlem Grubu’nun hazırladığı “Türkiye Ekonomisine İlişkin Değerlendirmeler ve 2022 yılı Beklentileri Anket Sonuçları”na ilişkin toplantı çevrimiçi olarak yapıldı. Toplantıda konuşan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı, ciddi ve etkili bir enflasyonla mücadele programının hayata geçirilmesi gerektiğini ve en önemlisinin de Merkez Bankası ve TÜİK’e güvenin yeniden tesis edilmesi olduğunu vurguladı. 

Tüketici fiyat endeksinin neredeyse yüzde 40’lara, üretici fiyat endeksinin ise yüzde 80’lere dayandığını söyleyen Mustafa Karabağlı, “TÜFE ile ÜFE arasındaki makas çok açıldı. Kaynak yaratmak amacıyla bazı yeni modeller gündeme getiriliyor, kur korumalı TL mevduatı, ihracat bedelinin yüzde 25’inin Merkez Bankası’na satılması gibi. Ancak gerekli hukuki altyapı eksikliği belirsizlik yaratıyor. Politika ve ticari kredi faizleri arasında da 20 puanın üzerinde bir makas bulunuyor. Bu farkın nasıl kapanacağı da ayrı bir gündem maddesi” diye konuştu. 

Enerji fiyatlarına yapılan zamların üreticiler için öngörülebilirliğin çok ötesine geçtiğini söyleyen Karabağlı, “Sanayici nasıl planlama yapacak belli değil. Üretim maliyetlerindeki artışın TÜFE’ye yansıması kaçınılmaz. Ocak ayı enflasyonu da bu sebeple daha da yüksek çıkacaktır. Ciddi bir enflasyon ile mücadele planı hayata geçirilmeli. En önemlisi de Merkez Bankası ve TÜİK gibi kurumlara güvenin yeniden tesis edilmesidir” dedi. 

“Sanayi ve tarımın payı artmalı” 

Türkiye’de tarım ve sanayinin ekonomideki payının çok düşük olduğunu vurgulayan ESİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Ekonomi Gözlem Grubu Başkanı Muhittin Bilget, “Son 20 yılda tarımın ekonomideki payı yüzde 10’lardan 6’lara geriledi. Sanayi 2021’de güçlü bir duruş gösterdi ancak olması gereken seviyede değil. Hizmetler sektörünün yüzde 50’lere geri gelip sanayi ve tarımın payının artması gerekiyor. Önümüzdeki 3-6 ay içerisinde sanayide işlerin iyi gideceği görünüyor” diye konuştu. 

Genç işsizliğin artarak sosyal bir problem olmaya devam ettiğini belirten Muhittin Bilget, “Genç nüfusumuz var ancak istihdam edemiyoruz. Beni en çok endişelendiren tablo genç işsizlik. Kadın işsizliği de erkeklere göre daha büyük bir problem. Dünyada pandemiye rağmen işsizlik seviyeleri doğal. Yüzde 4’ün altındaki işsizlik seviyesi her zaman olacaktır. Önemli olan iş gücüne katılma oranıdır ve Türkiye’deki oran gelişmiş ülkelere kıyasla çok düşük” ifadelerini kullandı. 

Ekonomi Gözlem Grubu Üyesi Mustafa Saim Uysal işe şu değerlendirmeyi yaptı: “En önemli problemimiz enflasyon. Döviz kuru da çok önemli ama en önemlisi enflasyon. Enflasyon artınca güven ve istikrar bozuluyor. Kur artışı, talep artışı ve tekrar enflasyon. Biz enflasyon ve kur sarmalıyla savaşıyoruz. Bu konu yıllardır ülkemizin sorunu. Bir türlü radikal olarak çözemiyoruz. İş dünyasının 2022 yılında enflasyon problemini sürekli göz önünde tutması gerekecek. Ölçtüğünüz enflasyonda 414 maddenin 364’ünün artması, enflasyonun yalıtım endeksinin çok arttığını ve kur geçişkenliğinin arttığını gösteriyor. Eylül’den bu yana Merkez Bankası politika faizini 5 puan indirdi. Merkez Bankası’nın faiz silahı elinden alınmış durumda. Para politikası yürütmeye çalışıyor ve başaramıyor. Enflasyon patlama noktası geliyor. Risklerin en başında pandemiden de öte enflasyon riski var.” 

Ekonomi Gözlem Grubu Üyesi Sıtkı Şükürer de, ekonominin siyasetten soyut olmadığını vurgulayarak devletin bekası söz konusu olduğunda demokrasi gibi unsurların ikinci planda kaldığını söyledi. 

“Kurdaki oynaklık yatırımı etkiledi”

2022 yılı ESİAD Üye Beklenti Anketi sonuçlarına göre; yüzde 72 oranla 2022 yılında Türkiye ekonomisi kötüye gidecek sonucu çıkarken, öncelik verilmesi gereken 3 konu sırasıyla ekonomik istikrar, hukukun üstünlüğü, öngörülebilirlik oldu. Yatırım kararını etkileyecek en önemli konu ise; yüzde 78 ile kurdaki oynaklık olarak ortaya çıktı. Yabancı yatırımcı çekilmesinin önündeki engellerde ilk sırada yüzde 45 ile firma ölçeklerinin yetersizliği çıktı. 40’ar puanla ise teşviklerin yetersizliği ve alt yapı sorunları bunu takip etti. İzmir’de öncelik verilmesi gereken yatırımlar ise sırasıyla 2’inci çevreyolu, şehir içi ulaşım, kentsel dönüşüm projeleri oldu. İzmir’de yatırım potansiyeli bulunan sektörler sırasıyla enerji, gıda ve tarım, bilgi ve iletişim teknolojileri oldu.