Gaziantep, pandemi sonrası için turizmde yol haritasını belirledi

Sanayi, gastronomi, tarım, kültür-sanat ve turizm şehri Gaziantep pandemi sonrası için hazırlıklarını tamamladı. “Şimdi Gaziantep’e Gelme Zamanı” kampanyası ile milyonlarca yerli ve yabancı turistin ağırlandığı kente, yeni tesisler kazandırıldı. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, turizmde en büyük hedeflerinin milyonlarca turisti Gaziantep’e getirmek olduğunu dile getirdi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Talip ÖZTÜRK

GAZİANTEP - Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, şehrin büyük bir cazibe ve marka değeri olduğunu belirterek, “Yeniden Gaziantep’e gelme zamanının yeni bir nedeni var” dedi.

DÜNYA Gaziantep Temsilcisi Tekin Çiçek’in sorularını yanıtlayan Fatma Şahin, pandemiden turizme, kadın projelerinden değişen siyaset alışkanlıklarına kadar birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu. “Pandemi döneminde vatandaşlarla iletişim kesintiye uğramadı” diyen Şahin, pandemi öncesine kadar sık sık bir araya gelerek, sorunları yerinde dinleyip çözüm ürettikleri vatandaşlarla bu dönemde ev ziyaretleri ile iletişimi sağladıklarını söyledi.

Pandemi ile birlikte bir araya gelme şartlarının değiştiğini anlatan Şahin, bu dönemde daha bireysel ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirtti. Dünyanın zor bir dönemden geçip, küçüldüğü bu süreçte Gaziantep’in büyüdüğünü aktaran Şahin, kentin sanayisinde gıda ve tekstilin ön plana çıktığını kaydetti. Gaziantep OSB’de 200 bin kişinin istihdam edildiğini belirten Şahin, şehrin gıdaya dayalı sanayi ile hem kendi bölgesini hem de dünyayı doyurduğunu ifade ederek, şunları dile getirdi: “Çünkü bereketli hilalin ortasındayız. Elimizde büyük potansiyel var. Gıda, tedarik zinciri açısından en önemli alan olduğu, şehrin sanayi altyapısı buna müsait olduğu için bu alan yoğun çalıştı. Pandemi olur olmaz maske kumaşını en hızlı üreten şehir olduk. Cumhurbaşkanımızın 140 ülkeye gönderdiği sağlık setinde Gaziantep’te üretilen maske yer aldı. Biz de hemen kendi kumaşımızı aldık ve GASMEK’lerimizde bunu ilk üreten belediye olduk. 15 günde 15 milyon maskeyi herkesin evine götürdük.”

"Akıllı şehrin altyapısını oluşturduk”

Yine pandemi döneminde akıllı şehrin öneminin ortaya çıktığını aktaran Fatma Şahin, HES kodu olmadan tramvaya, otobüse yolcu bindirmeyen bir belediye olduklarını vurguladı. Diğer üç büyükşehrin bunu denediğini ancak başarılı olamadığını söyleyen Şahin, “Dolayısıyla şehri sağlıklı, akıllı ve dirençli kılma noktasında teknolojiyi çok yoğun bir şekilde kullandık. Akıllı ulaşım ve akıllı şehrin altyapısını oluşturduk. E-belediyecilikten tutun şu anda ‘benimşehrim’ sosyal ağını ilk kez oluşturan belediyeyiz. Bu çeşitliliği artıracak metodolojileri çoğalttık. Bu bize akıllı yönetişimin altyapısını getirdi. Pandemi elbette çok zor bir dönem ama biz bu sayede, ‘Dert etme çare bul, her krizin fırsatları var bu fırsatları kullan’ı öğrendik” şeklinde konuştu.

“Aile destek sistemi bizim en büyük gücümüz”

Fatma Şahin, insanların evlere kapandığı bu döneminde kadın ve çocuklara yönelik projeler geliştirdiklerini belirterek, onlara psikolojik destek sağladıklarını anlattı. Dijital kanallar üzerinden ailelerin bir günde ne yapması gerektiğini planladıklarını belirten Şahin, “Eğer bir çocuk, kitap okumak istiyorsa dijital kütüphaneyi açtık. ‘Ben okuyorum Gaziantep okuyor’ kampanyası ile kitap okunmasını teşvik ettik. Aile içi iletişimi, muhabbet ortamını artıracak çalışmalar yapıyoruz. İletişim kanallarını açtığınızda sorun yok. Sorun iletişimsizlik, konuşamamak. Bu tür çalışmaları devam ettirecek mekanizmaları çoğaltıyoruz. Aile içi iletişim, aile destek sistemimiz bizim en büyük gücümüz. O yüzden psikolojik destek isteyenler için psikologlarımız var. Onlar destekleri veriyorlar. Kurduğumuz aile destek merkezinde ergenlik psikolojisi desteği veriyor, aile içi çatışmaları önceleyecek kitaplar dağıtıyoruz. Söyleşiler yapıyoruz. Evlilik öncesi, evlilik sırası, eğer çatışma arttıysa boşanmayı en az zararla yönetecek yol ve yönetimi öğretecek şekilde aile destek merkezimizi de çalıştırıyoruz” diye konuştu.

“400 ürünün AB coğrafi işaretini almamız lazım”

Gaziantep baklavasının Avrupa Birliği’nden (AB) coğrafi işaret alan ilk Türk ürünü olduğunu hatırlatan Fatma Şahin, kentin 400 ürününün AB’den coğrafi işaret alması gerektiğini düşünüyor. “O yüzden biz bir taraftan AB coğrafi işaret alan şehir olarak çalıştık. Bir taraftan da yaklaşık 150 ürünümüzü normal coğrafi işaretine başvurduk” diye konuşan Şahin, şöyle devam etti: “En son Araban Sarımsağı’nı da gönderdik. AB açısında iyi pazar oluşturacak ürünleri alıyoruz ve onların pazar payını artırmak için başvuruyoruz. Bunlar bize üreticiden dünyanın öbür tarafındaki tüketiciye çok hızlı tanıtma ve pazarlama imkanı sunuyor. O yüzden bunu yapmaya devam edeceğiz. Coğrafi işaretler hem kendi ürünümüze sahip çıkma hem de network oluşturup pazar bulma açısından çok önemli. AB coğrafi işareti alınca Avrupa pazarına açılıyorsun. Sırf bu konuya bakan şube müdürlüğü kurduk.”

“Hedefim metronun temelini atmak”

Yedi yıllık belediye başkanlığı döneminde en büyük başarılarını Düzbağ İçme Suyu, Panorama Müzesi, Kuzeyşehir ve ve Gaziray olarak sıralayan Şahin, “En büyük hedefim metronun temelini atmak, bunu da başaracağım” dedi. En büyük ‘keşke’sinin ise Suriye ile olan göç sorunu ve sınırdaki terör olayları olduğunu söyleyen Şahin, “Keşkebu olaylar olmasaydı da Gaziantep milyonlarca insanın bir araya geldiği kültürel turizmi çok daha yüksek bir kent olabilseydi. Fransa’ya 80 milyon turist gidiyorsa, bu olaylar nedeniyle güvenlik endişesi olmasaydı Gaziantep’e de 50 milyon turist gelebilirdi” ifadelerini kullandı.

“En büyük talep konut ihtiyacı”

Kentte en büyük talebin konut ihtiyacı olduğunu sözlerine ekleyen Şahin, şunları kaydetti: “Kiralar yükseliyor. Sahada görüyorum. Çok fazla konut yapmamız lazım. Güneyşehir Projesi de başlıyor. Ağustos’ta temel atılıyor. 15 milyon metrekare alan. Ama TOKİ’nin ilk başlattığı evlerin sayısı 2 bin 500. Sosyal konutları TOKİ üzerinden yapıyoruz aorta gelir grubu için şu an yeni bir yöntem deniyoruz. Saha paylaşımı diye. Arsa maliyetlerini daha aşağı çekecek çalışma için İnşaat Müteahhitleri Derneği ile beraber çalışıyoruz.”

“Rumkale’ye Türkiye’nin en büyük cam terası yapılıyor”

Turizmde en büyük hedeflerinin milyonlarca turisti Gaziantep’e getirmek olduğunu anlatan Fatma Şahin, pandeminin turizmi olumsuz etkilediğini ifade etti. Şahin, konuyla ilgili şunları söyledi: “Yeni bir dönem başlıyor. İnsanlar evlerinde kaldığı için dışarı çıkmak, gezmek, görmek, bir yerlere gitmek istiyor. Biz de yeniden Gaziantep’e gelmesi için yeni tesisler oluşturuyoruz. Rumkale’deki Türkiye’nin en büyük cam terası iki ay sonra bitecek. Karkamış Antik Kenti’nin üzeri kapatılıyor, kapıları yapılıyor. Bugün yeni hanlarımız restore ediliyor. Pekmez hanımız, sabun hanımız bittiği zaman pekmezimiz, sabunumuz yapılacak. Bu doğal ürünler satılacak. Kalenin içindeki galeri açıldı. Diyoruz ki, ‘yeniden Gaziantep’e gelmek için yeni nedenler var’. İnsanların geldiğinde göreceği yeni tesisler var. Şehrin büyük bir cazibesi, marka değeri var. Şehre gelmek istiyorlar. Panorama Müzemiz şu anda Zeugma’dan sonra en güzel müzemiz oldu. Dünyadaki en iyi panorama müzeleri arasında olduğu söyleniyor. Müzeler şehri Gaziantep’teki müze sayısını her geçen gün artırıyoruz. Turizm çeşitlendi, gastronomi büyük bir pencere açtı ama artık yeşil şehir, yeşil ekonomi, tarım turizmi öne çıktı.”

“Dokuz ilçede kadın kooperatifleri kurduk”

Pandemi ile birlikte dijitalleşmenin öne çıktığını belirten Belediye Başkanı Fatma Şahin, yerel ürünlerin dünyaya satışı konusunda çok ciddi bir çeşitlendirme yaptıklarını bildirdi. Vitamin deposu Gaziantep ürünlerinin pandemi ile daha önemli hale geldiğine dikkat çeken Şahin, “Özellikle Gaziantep Tarım Okulu’nda gastronomi lezzetini oluşturan ata tohumundan sertifikalı tohuma, sumak, alıç, içinde C, D vitamini, çinko ve magnezyum olan ve bütün ilçelerimizde üretimi yapılan Araban’ın sarımsağı, Nizip’in zeytini ve fıstığı, Oğuzeli’nin narı, İslahiye ve Nurdağı’nın biberi ve üzümü şu an çok daha önemli bir hale geldi. Bu ürünlerin satışının dijital ortamda çok hızlı yapılacağı mekanizmaları güçlendirdik. Bunun altyapısını oluşturduk” diye konuştu. Bu ürünlerin genelde kadınlar tarafından üretildiğini vurgulayan Şahin, dokuz ilçede kadın kooperatifl eri kurarak, üretimi artırdıklarını bunun yanında her korona hastasına ve her sağlık çalışanına şifa paketi gönderdiklerini söyledi.

“Pandemi sonrası kanyon turizmi önem kazanacak”

Kültür ve turizm alanında pandemiden sonra “yeni trend ne olacak” sorusuna cevap aradıklarını ifade eden Fatma Şahin, karavan turizminin daha da önemli hale geleceğini düşünüyor. “Hemen bu networke girdik. Çünkü bu şehirde karavan turizmine çok müsait alanlar var” diyen Şahin, konuşla ilgili şöyle devam ediyor: “Alleben Göleti’nden Rumkale’ye hemen aks oluşturduk. Sonra kanyon turizmi, doğa-doğallık, yerel yerindelik tam bize uygun. Hemen kanyon turizminin rotasını oluşturduk. Bunun çalışmasını yaptık. Şu anda Habeş Kanyonu’nun büyük bir potansiyeli var ve kanyon turizmi yapmak isteyenlere büyük bir fırsat sunuyor. Yerin altı da yerin üstü de mağaralar da çok dikkat çekiyor. Bunların hepsi ile ilgili çalışıyoruz. Bir taraftan da hanlarımızı, hamamlarımızı restore ediyoruz. Bunların hepsine baktığınız zaman şehrin neden büyüdüğünü bu büyümenin bir tesadüf olmadığını görüyorsunuz. “Dünya nereye gidiyor, biz hangi alana odaklanmalıyız” sorusunun cevabıyla ilgili iyi çalıştığımız için bu şehrin potansiyelini en iyi şekilde değerlendireceğiz.”