İzmir Tabip Odası Başkanı Çamlı: İzmir varyantı diye bir şey yok!

Türkiye’nin bazı kentlerinde yapılan PCR testlerinde “tanımlanamayan” ve “sınıflandırılamayan” virüslerin rapor edildiğine dikkat çeken İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çamlı, “Bu yönde yaptığım açıklama ‘İzmir varyantı’ diye yanıltıcı bir şekilde kamuoyuna aktarıldı. İzmir’de yeni bir varyantın saptandığı bilgisi yanlış" dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Duygu GÖKSU

İZMİR - İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Lütfi Çamlı, kentte yeni bir COVID-19 varyantı tespit edildiği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Türkiye’nin bazı kentlerinde yapılan PCR testlerinde “tanımlanamayan” ve “sınıflandırılamayan” virüslerin rapor edildiğine dikkat çeken Çamlı, “Bu yönde yaptığım açıklama ‘İzmir varyantı’ diye yanıltıcı bir şekilde kamuoyuna aktarıldı. İzmir’de yeni bir varyantın saptandığı bilgisi yanlış. Sadece mevcut Alfa, Beta, Gama ve Delta varyant türlerine uymayan virüsler tespit edildi. Bunlar Ankara Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü laboratuvarlarında analiz ediliyor. Orada yapılan test sonuçlarının açıklanması gerekiyor” dedi. Çamlı, yapılan testlerden yüzde 25 ila 40’ının sonucunun ‘saptanamayan grup’ olduğunu da belirtti. Koronavirüs salgını uzadıkça yeni mutasyonların ortaya çıkmasının normal olduğunu, bunların birçoğunun virüsün yapısında değişikliğe yol açmayan “sessiz mutasyonlar” diye nitelendirildiğini söyleyen Çamlı, “Alfa, beta, delta, gama gibi koronavirüs varyantları Dünya Sağlık Örgütü tarafından klinik bulguları endişe verici türler olarak sınıfl andırıldı. Bu varyantlardan Türkiye’de de var. Bunları tespit edebilmek için PCR testlerine birtakım kitler eklendi. Bu testlerle birlikte saptadığımız olgunun hangisine uyduğunu kabaca anlamaya çalışıyoruz ancak testlerin 3’te birinde bu mutasyonlar görülmüyor” diye konuştu. Çamlı, karışıklığın önlenmesi adına sınıfl andırılamayan virüs grubunun adının konulması için çağrıda bulundu.

Türkiye 400 varyantı DSÖ’ye bildirdi

Türk Tabipler Birliği’nden Prof. Dr. Vedat Bulut, mevcut varyantların her birinin literatüre girme olasılığı bulunmadığına dikkat çekti. Bulut, “Türkiye’den bugüne kadar 400 mutasyon, uluslararası gen bankalarına bildirilmiş durumda. Dünya genelinde ise bu sayı 5 binler civarında. DSÖ’nün ‘klinik endişe verici etkisi var’ diye nitelendirdiği grupta altı varyant var. Eğer bir mutasyon bu altı varyant testinden negatif çıkıyorsa, onu sınıfl andırılamayanlar grubuna alıyorlar. Bu varyantın gen dizi analizi gerekiyor. Mutasyon farklıysa ve klinik endişe verici sonuçları varsa ciddiye alınıyor ve X varyantı deniliyor. Yoksa isimlendirilmiyor. Türkiye’nin bunu analiz etmesi gerek” dedi.