“Kadınların birçok işi aynı anda yapabilmesi, iş hayatında avantaj”

Kayseri Şeker İç Denetim Başkanı ve KTO Meclis Üyesi Selcen Erişen, kadınların güçlü önsezileri, sorumluluk duyguları, birçok işi aynı anda yapabilmeleri, sabırları ve insanlarla iyi iletişim kurabilmelerinin iş hayatında büyük avantaj sağladığını vurguluyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

KAYSERİ ŞEKER İÇ DENETİM BAŞKANI VE KTO MECLİS ÜYESİ SELCEN ERİŞEN

20’li yaşlarda üniversiteden yeni mezun olmuş her genç kız gibi ben de hayatımı bir şekilde idame ettirmek için ya çalışmalı ya da tüm ideallerimi rafa kaldırıp tarih boyunca kadına yüklenen “evinin hanımı” misyonunu benimseyerek “kadın işi” ve “erkek işi” gibi kalıpların gölgesinde yaşamayı kabul etmeliydim.

Ancak etmedim. Zaman kaybetmeden iş hayatına atıldım. En büyük destekçim ise ailemdi. Aslında başarılı bir kadın yöneticinin ilk mimarı anne ve babadır çünkü bir çocuğu, erkek çocuğu-kız çocuğu rollerine büründürmeden bir birey olarak yetiştirmek erkek egemen iş hayatında karşılaşılan engeller karşısında pes etmemenin ilk adımıdır.

İş hayatına başladığım yıllarımda dezavantajım Kayseri’de kadın istihdamının oldukça az olmasıydı. Ayrıca Orta Anadolu’da toplumsal değerler ve kültürel kodlar iş hayatında başarılı olmak isteyen bir kadın için oldukça zordu. Görev tanımınıza uygun çalışan bir birey olarak kadın olunca kendinizi ispatlamanız gerekmekteydi. Bu yüzden işlere ekstra zaman harcadığımı bilirim.

Olaya genel olarak baktığımızda iş hayatında karşılaştığım her engelin, diğer tüm iş kadınlarının yaşadığı engellerle benzerlik taşıdığını söyleyebilirim. Ben de diğer çalışan anneler gibi evlatlarımın “ilk”lerini çoğu zaman kaçırdım. Yoğun bir iş temposunun içinde evdeki sorumlulukları da dâhil ettiğimde mesai kavramının kadınlar için bitmeyen bir olgu olduğunu fark ettim. Üstelik bu koşuşturmaya göre düzenlediğiniz bir aile hayatı yaşarken bile işverenleriniz veya iş arkadaşlarınız tarafından hâlâ kadın olduğunuz için dışlandığınızı ve bunu da güya iyiliğiniz için yapıldığını duyabiliyorsunuz.

Aslında kadınların altıncı duyu denilen güçlü önsezileri, sorumluluk duyguları, birçok işi aynı anda yapabilmeleri, sabırları ve insanlarla iyi iletişim kurabilmeleri iş hayatında büyük avantaj sağlıyor. Günümüzde hemen hemen birçok kurumda bu avantajın bir fırsat olarak değerlendirilip kadınların iş hayatındaki yerinin artırıldığını görüyoruz. Bu bazı ön yargıların yıkıldığının da bir göstergesi olabilir. Belki de bunu, uğradığı negatif ayrımcılık karşısında yenilgiyi kabullenmeyen azimli hemcinslerimle beraber sağlamış olabiliriz.

Yaşadığım her zorluğu ve deneyimi iyi yönde kullanarak tecrübe ettiğim önemli kazanımlarım ve kariyerime sağladığım katkılar ile şu anda Orta Anadolu’nun güçlü bir istihdam kapısı olan Kayseri Şeker’de mesleğimin en güzel dönemlerini yaşamaktayım. Kadınların gücüne inanan, kadın çiftçilerin ve kadın çalışanların öne çıktığı bu büyük kuruluşta üst düzey yönetici olarak işimi başarılı bir şekilde yürütmemde Kayseri Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Akay’ın desteği olduğunu gururla söylemeliyim. Zaten her olumsuz kalıbı ve tabuyu yıkacak güç, birbirine inanan ve olaylara kadın ve erkek olarak değil de insan olarak bakabilen kişilere bağlı değil midir? Ve benim en büyük şanslarımdan biri de bu bakış açısına sahip bir eşimin olmasıdır.

Son olarak tüm kadınlarımız adına bir konuyu ifade etmek isterim. Siyasi bir kuruluşta, bir sendikada, bir vakıfta, direkt yönetim kuruluna dâhil edilmeyen kadınlar, genelde kadın kolları, kadın meclisi, gibi yönetim kuruluna bağlı ayrı bir alanda temsil hakkına sahip olabiliyorlar. Bu kadın kollarında üstün başarılar gösteren kadınlarımızın Yönetim Kurullarında da aktif olmaları gerektiğini düşünüyorum.  Bu dönemde Meclis üyelerinden biri olduğum Kayseri Ticaret Odası’nda benim dışında başka bir kadın meclis üyesi yok ama umut ediyorum ki ticaretin her alanında var olan kadınlar, fikirlerini ve haklarını savunacakları her alanda başarılı ve daha çok söz sahibi olacaklardır.