Kenevir, pilot tesisle kotonize elyafa dönüşecek

Astab Tütün Gıda Makine İnşaat Müdürü Haldun Babacan, kenevirden kotonize edilmiş elyaf üretimi için İzmir’de pilot tesis kurulacağını açıkladı. Kenevirin işlenmesinden ortaya çıkan atıklar ise başta inşaat olmak üzere birçok sektörde değerlendirilecek.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Nihat DELİBAŞI

İZMİR - Küresel iklim değişikliği başta pamuk olmak üzere tarım ürünleri ve sanayide değişimi zorunlu kılarken, tekstil endüstrisinde pamuğun yerine ikame edilecek ürün olarak gösterilen kenevirden kotonize edilmiş (pamuklaştırılmış) elyaf üretimi için ilk pilot tesis İzmir’de kuruluyor. Kenevirin işlenmesinden ortaya çıkan atıklar ise başta inşaat olmak üzere birçok sektörde değerlendirilecek.

Astab Tütün Gıda Makine İnşaat Müdürü Haldun Babacan, kenevir soyma makinesi imal ederken, soydukları lifl erin ipe dönüştürülememesi üzerine bu alan üzerine yoğunlaşmaya karar verdiklerini söyledi. Önce kotonize edilmiş elyaf elde ettiklerini, 2 yıllık yoğun bir mesainin ardından elde ettikleri elyaftan yüzde 45 pamuk, yüzde 55 kenevir olacak şekilde 20 numara iplik üretimine başardıklarını kaydeden Babacan, “Dünyada kenevir elyafı üreten ülkelerle rekabet edebilecek düzeydeyiz” dedi. Projeyi birlikte yürüttükleri firmanın desteği ile Çamdibi’nde kuracakları pilot tesiste kotonize edilmiş elyaf üretecekleri bilgisini paylaşan Babacan, “Yüzlerce iplik fabrikası var ama kotonize edilmiş elyaf fabrikası yok. İşbirliği yaptığımız firma ile Türk tekstil endüstrisi için ilke imza atarak pilot tesis kuracağız. Bu iş başarılı olduğunda iç pazarın yanı sıra Avrupa’ya önemli ihracat sözkonusu olacak” dedi.

“Kenevir sapından elde edilen kıtık ekonomiye kazandırılabilir”

Bu işin gerçekleşmesinde sürdürülebilir üretime dikkat çeken Babacan, kenevirle ilgili birden fazla proje üzerinde çalıştıklarını kaydetti. Babacan şunları söyledi: “Çok önemli bir projemiz var. İzmir’in Menderes ilçesine bağlı birçok köyün oluşturduğu havzada keten, kenevir ve organik pamuk ekim nöbetine dayanan organik üretim modeli üzerinde çalışıyoruz. Üreticiler de buna çok istekli. Ayrıca kenevirin sapından kıtık denilen yüzde 75 yan ürün elde ediliyor. Ülke genelinde 5 milyon kilo kıtık, çöp gibi duruyor. Bunu kireç ile karıştırarak alçıpan benzeri ürün elde ederek inşaat sektörünün yaygın kullanımına sunacak proje üzerinde çalışmalarımız ise Dokuz Eylül Üniversitesi ile devam ediyor. Nefes alan özelliği ile ortamda steril bir atmosfer yaratan bu ürünle ilgili araştırmalar devam ediyor. Yatırımcı bulunduğunda seri üretim söz konusu olabilecek.”

“Kenevirin sanayisi için adım atılmalı”

Kenevir bitkisini bir ‘derya’ olarak nitelendiren Babacan, “Kenevirin kullanımı her geçen gün artıyor. Fiziksel özelliklerinden ötürü kullanım kolaylıklarının yanı sıra tarımsal sulamada düşük su tüketimi ve tarımsal ilaç kullanmadan yetiştiriliyor. tohumundan elde edilen yağlarla bir takım gıda takviyeleri yapılabiliyor. Ama biz sadece elyaf ve tohumunu alabiliyoruz. Birleşmiş Milletler (BM) çerçeve sözleşmesi yapmış. Türkiye de imzalamış. Örneğin Almanya’da aynı sözleşmeye imza atmış ama mesela epilepsi ile ilgili ilaç yapılıyor, yurtdışından geliyor. Ruhsatlı bu ilacın hammaddesi kenevir. Dolayısıyla bu işin sanayisi konusunda da adımlar atılmalı” diye konuştu.