"Orman yangını tarımdan uzaklaştırmamalı"

Manavgat’ın tarımsal üretim kapasitesiyle Antalya’da önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, ilçede tarımdan uzaklaşılmaması için gerekli önlemlerin alınması ve destek verilmesi gerektiğini belirtti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Fikri CİNOKUR

ANTALYA - Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Türkiye tarihinin en büyük orman yangınını yaşayan Manavgat’ta tarımdan uzaklaşılmaması için gerekli önlemlerin alınması ve destek verilmesi gerektiğini belirtti. Çandır, yangından 750 bin dekar alanın zarar gördüğünü, bunun 500 bin dekardan fazlasının orman, geri kalan bölümünün ise tarım ve yerleşim alanı olduğunu ifade etti.

“İhracata giden tıbbi aromatik bitkiler yangında zarar gördü”

Yangında Manavgat başta olmak üzere Akseki, Gündoğmuş ve Serik ilçelerinde özellikle doğadan toplanan ve ihracata giden defne, kekik, adaçayı gibi tıbbi aromatik bitkiler ile zeytin ağaçlarının ciddi zarar gördüğünü vurgulayan Çandır, “Manavgat’ta 106 mahallenin yaklaşık yarısı yangından zarar gördü. 22’si ise tamamen yandı. Defne ve kekik gibi tıbbi aromatik bitki varlığı ile özel bir öneme sahip olan Yaylaalan ve Sırtköy mevkileri maalesef yandı” dedi.

Manavgat’ın tarımsal üretim kapasitesiyle Antalya’da önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Çandır, şunları kaydetti: “Manavgat özellikle meyvecilikte son 13 yılda ciddi bir değişim ve büyüme gösterdi. Muz, avokado, nar, çilek, kayısı ve mandarin ürünlerinde ortalama 10 katlık üretim artışı sağladı. 2008 yangınından bu yana örtüaltı tarım alanları 3 katına çıktı. Bu alanlarda örtüaltı meyve üretimi sıfırdan 75 bin tona ulaştı. Örtüaltı sebze üretimi yüzde 91 arttı, meyve üretim miktarı da 4 katına çıktı. Turunçgil üretimi yüzde 73, süs bitkileri üretimi 3 katına artış gösterdi. Manavgat toplamda bitkisel üretim miktarını yüzde 37 artırmayı başardı.” Yangından etkilenen bölgelerin tarımdan uzaklaşmaması gerektiğine dikkat çeken Çandır, “Antalya tarımsal üretiminin yaklaşık yüzde 10 değerini oluşturan ilçelerimiz, bu yangın felaketinin doğrudan ve dolaylı olumsuz etkilerini tarımsal üretimde uzun yıllar hissedecektir. Bu etkilerin, kırsal kesimden uzaklaşmaya neden olmaması için hep birlikte çalışmalıyız” diye konuştu.

“Ağaç varlığını kaybeden bölgeyi sel vurabilir”

Yangında ağaç varlığını kaybeden bölgenin yoğun bir yağmurla karşılaşması durumunda sel tehlikesi ile karşı karşıya kalabileceği uyarısında da bulunan Çandır, “Önümüzdeki dönemde bölgenin daha önce yaşadığı sel felaketleri de dikkate alınırsa çok daha tehlikeli sel baskınlarına karşı tedbirlerin bugünden alınmaya başlaması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Filizlenmeye başladı

Türkiye tarihinin en büyük orman yangınlarının yaşandığı Antalya ve Muğla‘da orman kendini yenilemeye başladı. 28 Temmuz’da başlayıp haftalarca devam eden yangında sadece Antalya ve Muğla’da 124 bin hektar, Türkiye genelinde ise 178 bin hektar alan yok olmuştu. Manavgat’taki yangın alanında olduğu gibi Muğla’da da yanmış alanlarda doğanın kendini yenilediğinin ilk işareti olarak hayıt çiçekleri ve sandallar filizlenmeye başladı. İki hafta civarında süren Muğla’daki yanan alanlarda ilk filizler Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden yaban hayatı uzmanı Dr. Yasin İlemin tarafından görüntülendi.