Pandemi konservede stok fazlası yarattı

İZTO Gıda İmalat ve Toptan Ticaret Grubu Meslek Komitesi Başkanı Selim Cemil Gökçen, pandeminin başından bu yana depolarda bekleyen konservelerin bu yıl tüketilmesi gerektiğini söyleyerek, stok fazlasının ihracatla çözülebileceğini aktardı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Duygu GÖKSU

İZMİR - Pandemi nedeniyle işletmeler kapanınca, iki ile üç yıl arasında raf ömrü olan konserve gıdalarda stok fazlası oluştu. İzmir Ticaret Odası (İZTO) Gıda İmalat ve Toptan Ticaret Grubu Meslek Komitesi Başkanı Selim Cemil Gökçen, pandeminin başından bu yana depolarda bekleyen konservelerin bu yıl tüketilmesi gerektiğini söyledi.

2019 yılsonunda uzun ömürlü gıdalar için ekim yapıldığını ve salgın sürecinin gelişmesi ile birlikte ürünlerin elde kaldığını söyleyen Gökçen, “Geçtiğimiz yıl nisan ayında pandemi nedeniyle iş yerlerinin kapalı kalması uzun ömürlü konserve gıda toptancıları için sorun yarattı. Üreticilerle kontratlı iş yapıldığı için kapanma sürecinin başladığı nisan ayında bu durumun geri dönüşü çok zordu. Yurt, otel, restoran gibi işletmelere satılacak ürünler depolarımızda kaldı. Bazı işletmelerden ürünler iade alındı. Geçtiğimiz yıl üretilip satılamayan uzun ömürlü konserve gıdalar depolarda bekliyor. Normalde iki ya da üç yıl raf ömrü olan bu ürünlerin raf ömründen bir yılı aşkın süre azaldı” dedi.

İhracat için navlun desteği verilsin

Piyasada oluşan stok fazlasının erimesi için tek çözüm yolunun ihracatın hızlandırılması olduğunu vurgulayan Gökçen, “Navlun fiyatlarındaki artış, doların yükselmesi ve ambalajlardaki zamların bu ürünlerde üretim maliyetlerini yükseltti. Konserve gıda ambalajlarında meydana gelen yüzde 30 ile yüzde 100 arasında değişen ciddi fiyat artışları yeni üretimlerde maliyetleri de oldukça artırdı. İç piyasada devam eden belirsizlikten dolayı eldeki ürünlerin yurt dışına pazarlanması gerekiyor. Navlun ücretlerindeki artış ise Türkiye’nin yurt dışı pazarlarında rekabetçiliğini engelliyor. Turşu gibi düşük fiyatlı ürünler, navlun ücretlerinden büyük ölçüde etkileniyor” ifadelerini kullandı.

“Alacaklarımız işletmelerde kaldı”

1 Haziran 2021 itibariyle yeme içme sektöründeki işletmelerin açılmasının, iç piyasada az da olsa talep artışı sağladığını ancak pandemi öncesine dönüş ihtimalinin düşük olduğunu dile getiren Gökçen, “Pandeminin başından bu yana uzun süre kapalı olan işletmelerde alacak bakiyelerimiz kaldı. Ayrıca iflas edip işi bırakan işletmelerde de alacaklarımız var. Sadece yeni gönderdiğimiz ürünlerin ödemesini alıyoruz. Bu sorunun çözümü için verilen desteklerle belli bir aşamaya gelinse de alacaklarımızı karşılamadı. Bu nedenle en büyük beklentimiz bu işletmelere kredi verilmesi. Bizler de fabrikalara ödemeleri onlardan aldıklarımızla yapıyoruz” ifadelerini kullandı.