Sepet Sarayı, e-ticarette aracıları ortadan kaldırdı

Yurtdışındaki tedarikçilerden temin ettikleri ürünleri direkt tüketiciye sunduklarını söyleyen Sepet Sarayı kurucusu Hasan Türek, aracıların olmadığı bu sistem sayesinde daha uygun fiyatlarla hizmet verebildiklerini belirtti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Ahmet USMAN

İZMİR - Genç girişimci Hasan Türek, iki yıl üzerinde çalıştığı Sepet Sarayı isimli e-ticaret sitesini bu ay başında devreye aldı. Ürünlerini direkt yurtdışındaki tedarikçilerden temin eden site, bunun yarattığı fiyat avantajını müşterilerine indirim olarak yansıtıyor.

Türkiye’nin önemi gıda işletmelerinden Yonca Grubu’nun yönetim kurulu üyesi olan Hasan Türek, son 2 yıldır teknoloji girişimi konusunda yoğun olarak çalıştığına dikkat çekti. Sepet Sarayı Kurucusu Türek, “Bu konuda ciddi araştırmalar yaptım, başarılı işletmeleri inceledim, bilirkişilerle sohbetler yaptım. E-ticaret pazarı giderek büyüyor ve henüz doyum noktasına gelmekten çok uzak. O yüzden bu konuda karar kıldık. Öncelikle markamıza yatırım yaptık. Altyapımızı kurduktan sonra bu ay başında sitemizi kullanıma açtık. 1-2 hafta içinde ulaştığımız ciro bizi bile şaşırttı” diye konuştu.

Diğer e-ticaret sitelerinin biraz daha kapalı bir versiyonunu hazırladıklarını anlatan Türek, “Biz de satıcılar var ama biz bunu müşteriye göstermiyoruz, o yüzden satıcı hesapları oluşturmadık. Her işlem Sepet Sarayı olarak bizim üzerimizden yürüyor. Müşteriye, ‘ürünü Sepet Sarayı güvencesi ile alıyorsun, sen sadece en uygun ve doğru olanı seç’ diyoruz. Ürünü direkt tedarikçiden aldığımız için de fiyatımız diğer tanınmış e-ticaret sitelerindekilerin yüzde 30-40-50 altında. Bu fırsatı başkaları görmeden biz yakalayıp değerlendirelim istedik. Bizim geniş bir ithalat ağımız olduğu için tedarikte sorun yaşamıyoruz” dedi.

Çok geniş bir ürün portföyüne sahip olduklarını belirten Türek, “Bahçe mobilyasından ayakkabıya kadar 3-4 bin çeşit ürüne sahibiz. Varyantlarıyla birlikte bu rakam 50 bini buluyor. Bizim derdimiz diğer e-ticaret siteleriyle yarışmak değil, uygun fiyata güzel ürün bulmak. Bir ekibimiz sadece bununla ilgileniyor. Bir moda şirketi gibi koleksiyon seçiyorlar. Rutin işlerin çok büyük bir kısmını yapay zeka hallediyor. Binin üzerinde tedarikçi ile çalışıyoruz. Bunların çoğunluğu yurtdışında. Ne yazık ki Türkiye’de bu işin fırsatçılığını yapanlar var. 3’e ithal edip 5-6 katına satmaya çalışıyorlar. Biz ise, aracısız, kaynağından tedarik ettiğimiz için normal kar marjlarıyla çalışıyoruz. Yüksek karlar kovalamadan, mantıklı bir iş yapmak için yola çıktık. O yüzden çok hızlı bir dönüş aldık. Henüz adamakıllı tanıtım çalışması yapmadan büyük bir ilgi gördük” diye konuştu.

“Önce başarıyı yakalayıp, sonra yatırımcı çekeceğiz”

Yurtdışından tedarik edilen ürünlerin siparişin verilmesinden 15 gün sonra kapıya geldiğini anlatan Türek, “Sektör liderlerinde bu süre ortalama 12 gün. Aradaki 3 günlük süre bizim yeni olmamızdan kaynaklanıyor. Hedefimiz bunu 8 güne indirmek. Bunu başardıktan sonra duyurularımızı hızlandıracağız yeni pazarlama yatırımlarına girişeceğiz. Bu aşamada yatırımcı arayışına da gireceğiz. Hedefimiz bir yıl içinde bu konuma gelmek. E-ticarette yeni markaların yaşadığı güven sorununu aşmak için Ticaret Bakanlığı’nın Güvenilir Ticaret Damgası’nı almak yolunda çalışmalarımız sürüyor. Ödeme partnerimiz bu konudaki önemli markalardan biri olan Iyzico.  Tanınmış hizmet sağlayıcılarla çalışınca insanların güvenini de kazanıyorsunuz. Bir süre sebat edelim derken, gelen talep bizi heyecanlandırdı” dedi.