Ayakkabı üreticilerinden, kümelenmede arazi adımı

Ayakkabı sektörü, ihracatta büyük potansiyel gördüğü Avrupa’ya, daha modern ve daha büyük üretim kapasiteleriyle yanıt verebilmek için harekete geçti. Kümelenme projesi başlatan ve konuyu Ticaret Bakanlığı’na ileten üreticiler, bu kapsamda İstanbul çevresinde arazi bakmaya başladı. TASD Başkanı Berke İçten, “Bakanlık, bu girişime sıcak bakıyor” dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yıllık 1 milyar dolarlık ihracat, 15 bin işletme, 550 milyon çift üretim kapasitesi ve 320 bin kişilik istihdam… Bu veriler Türkiye ayakkabı sektörüne ait. Hazır giyim ve tekstil kadar ihracatta önü açık sektörlerden birisi. Dünyadaki hızlı moda trendinin tamamlayıcısı olan ayakkabı, tüm pazarlarda gelecek vadediyor. Türkiye, özellikle son 3 yıldan beri Batı Avrupalıların radarında. Pandemiyle birlikte ise bu radar daha da kuvvetlendi. Uzakdoğu’dan mal alımında zorlanan Avrupalılar, rotayı Türk üreticilere çevirdi. Geçtiğimiz yaz aylarında İtalya’daki ayakkabı fuarlarına katılan Türk üreticiler, yabancılara uygun fiyat verip, öyle yüklü siparişler aldılar ki, kapasite sorunu bile ortaya çıktı. Türkiye Ayakkabı Sanayicileri Derneği (TASD) Başkanı Berke İçten, “İlk defa sipariş çok, kapasite yoktu. Gelen siparişleri bile geri çevirdik” derken, kapasite sorununun önüne geçmek için bazı projeleri hayata geçirmek adına girişimlere başladıklarını duyurdu. Ayakkabı sektörünün önünde iki büyük engel var. Birincisi modern ve yeterli kapasiteli üretim tesislerinin az olması, diğeri de her sektörde olduğu gibi istihdam. TASD bu iki alanda da somut girişimlere başlamış. Ancak biz sohbete önce üretimden başladık…

‘Ticaret Bakanlığı ile görüştük’

Ayakkabıcılar, İstanbul çevresinde bir kümelenme projesini hayata geçirmeyi planlıyor. Bunun için de geçtiğimiz günlerde Ticaret Bakanlığı ile görüşen TASD yönetiminin bu proje için birçok gerekçesi var. Berke İçten, bu gerekçeleri şöyle açıklıyor: Avrupa’dan ciddi talep var. Inditex gurubu, İngitere’den Boho grubu, spor markaları Puma, Skechers gibi firmalar burada üretim yaptırmak istiyorlar. Fakat bu firmaların kriterlerine uygun üretim yerlerimiz yok. Fiziki mekanlar yeterli değil. Güngören’de Merter’de kaliteli deri ayakkabılar üretiliyor. Yabancılar, fuarlarda bu firmaların ürünlerini, numunelerini görüp beğeniyor. ‘Bir de gelelim üretim yerinizi görelim’ diyorlar. Gelip bakıyorlar, Türk firmasının üretim yaptığı bir handa birinci katta kesim, 5. katta montaj yapılıyor, üretim dağınık. Yabancı firma, ‘Burası bizim istediğimiz ürünü yapamaz’ diyor, çekip gidiyor. Belli standartta üretici istiyorlar. Bu standartları yakalayamıyoruz, işi kaçırıyoruz. Hâlbuki yapabilecek teknoloji var, bilgi birikimi de var. Ama ayakkabı üreticimizin modern büyük fabrika yapacak sermayesi yok.” Öte yandan kalifiye işgücünün de İstanbul’da olduğunu söyleyen Berke İçten, “Devletimiz ‘Urfa’ya gidin’ diyor ama orada nitelikli işgücü yeterli değil. Eğitim için yeterli vakit de yok. Siparişleri kaçırmak istemiyoruz. Diyoruz ki, ‘İstanbul çevresinde kümelenelim. İhracat ve istihdam şartıyla fabrikaları siz yapın, biz kira ödeyelim. Yeşil OSB olsun.’ İhracatı 2’ye katlayalım.” İçten, Ticaret Bakanı’nın konuya sıcak baktığını belirterek, şu anda TASD olarak arazi arayışında olduklarını söylüyor. Böyle bir OSB’de en az 500 üreticinin olacağını belirten İçten, burada yan sanayinin de yer alacağını sözlerine ekliyor.

İstihdamda iki proje devrede

Pandemide üretime bir süre kilit vurulunca ve ihracatta da işler durunca, kalifiye elemanlarını kargo başta olmak üzere farklı sektörlere kaptıran ayakkabı sektöründe, bugünlerde büyük bir işgücü sıkıntısı da yaşanıyor. Bu kapsamda iki önemli projeyi devreye alan TASD, ilk olarak İşitme Engelliler Federasyonu ile bir protokol imzaladı. Pilot bölge olarak seçilen İstanbul’da işitme engelli çalışanları fabrikalarda istihdam edecek olan dernek, eğitimleri bu çalışanlara üretim esnasında verecek. Proje, Türkiye geneline yayılacak. Diğer proje de ev kadınlarına yönelik. Berke İçten, “Ev kadınlarına yönelik belediyelerle, kaymakamlıklarla proje geliştirmeye çalışıyoruz. Biz, ayakkabının üst kısmına saya deriz. Parça parça derilerin dikilerek bir araya getirilmesidir bu. Saya üretmek için ev kadınlarına mahallelerinde üretim yapabilecekleri atölyeler oluşturmak için çalışıyoruz. Bu projeye de İstanbul’dan başlıyoruz. Türkiye geneline yayılacak” diyor. İçten, Türkiye’de ayakkabı sektöründe şu anda 100 bin ek istihdama ihtiyaç olduğunu belirterek, “İstihdam projelerine devam edeceğiz” şeklinde konuşuyor.

‘Yabancılara yüzde 10 zam yaptık’

Ayakkabı sektörünün önünde mart ayı sonunda İstanbul’da düzenlenecek olan AYMOD fuarı var. Fuara, yabancıların ilgisinin yüksek olduğu ve 3 bin 500 yabancı katılımcının geleceği bilgisini veren Berke İçten, bu organizasyonun Türk üreticiler için fırsat olacağını belirtti. Üretim maliyetlerindeki artışı da fiyatlara yüzde 10-15 oranında yansıttıklarını söyleyen İçten, “Eskiden 5 Euro’ya alınan suni deri 6,5 Euro oldu. Her şey pahalandı. Biz de fiyatları artırdık. Geçen ay İtalya’da katıldığımız fuarda yeni fiyatları sunduk. Bazıları kabul ediyor, bazıları etmiyor. Ama fiyat avantajımızı korumak zorundayız. Yoksa Türkiye değil, en büyük rakiplerimiz Portekiz ve İspanya öne geçer. Bu noktada özellikle hammadde üreticilerinin bizim yanımızda olması lazım. Fırsat maliyetçiliği yapan yan sanayiciler var. Bunların olmaması lazım” dedi. İçten, bu yıl 1 milyar 250 milyon dolar, 2025’te ise 5 milyar dolarlık ihracat hedefleri olduğunu açıkladı. İçten, ayrıca emek yoğun sektörlere özel bir SGK teşvikinin de olması gerektiğinin altını çizerek, “Bu konuyu da Bakanlık’la görüştük. Sektörümüze daha farklı daha düşük bir maliyet uygulamalarını istiyoruz dedi.