Bakır iletkende üretici koruma duvarı istiyor

COVID-19 pandemisi ülkeleri imalat sanayilerini koruma tedbirlerine de yönlendirdi. Türkiye de pek çok ithal ürüne ek gümrük vergisi getirdi. Bu uygulamanın dışında kalan bakır iletken tel ve bağlı sektör kablo da o listeye dahil olmak istiyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Handan SEMA CEYLAN

Toplam 5 milyar dolara yakın büyüklüğü ile Türkiye’nin katma değeri yüksek sektörlerinden bakır tel ve kablo, haksız rekabet karşısında koruma duvarı talep ediyor. Bu yıl sektörün hem global bazda hem de Türkiye’de yüzde 10 küçülmesi beklenirken, koronavirüsün Türkiye’de etkili olduğu mart ayı başından beri sektörün küçülmesi yüzde 45’leri buldu. Bir yılda Türkiye’de yaklaşık 400 bin ton bakır imalat sanayinde kullanılıyor. 50 bin tona yakın bakır iletken telin, Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) üye olmayan üçüncü dünya ülkelerinden ve özellikle Özbekistan’dan geldiği öne sürülüyor. Kullanımın yarı yarıya azaldığı bu dönemde maden çıkışı katottan bile ucuza Özbekistan’dan tel formunda ürünün yurda girdiği iddia ediliyor.

20 Nisan 2020 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararı’na göre gümrük tarife istatistik pozisyonları (GTİP) belirtilen pek çok eşyanın ithalatında geçici süreyle uygulanacak ilave gümrük vergileri açıklandı. Her ne kadar ek vergi getirilen ürünler arasında yüzde 20 ilave vergi konulan 8544 GTİP numaralı kablolar bulunsa da, bu ürünlerin yerli imalatının yapılması için gereken tel ürünlerine ek vergi getirilmemesi, sorunu çözülmemesine neden oldu. Bakır iletken tel sektöründen koruma duvarı örülmesi için talep geldi.

Yaklaşık 10 bin ailenin geçim kaynağı

Türkiye’de bakır iletken üretip kablo sektörünün hizmetine sunan iki büyük üretici bulunuyor. Bunlar Gebze’deki Sarkuysan ve Denizli’deki Erbakır. Her iki şirketin toplam istihdamı 1.500'e ulaşırken ihracatlarının toplamı da milyar doları geçiyor. Bu iki devin yanı sıra Kablo Sanayicileri Derneği’ne üye olan 21 şirkette de 7 bin 500 kişi çalışıyor. 2020 yılı 4 aylık dönemde; COVID-19 sebebiyle, bütün sektörlerde olduğu gibi, elektrolitik bakır sektörü ile entegre olduğu kablo, trafo, motor ve buna benzer elektrik sanayi sektörlerinde de sorunlar yaşandı. Bu sektörlerde döviz kurlarındaki aşırı değişimlerin yanı sıra, bakır gibi her an değişen bir metalin ana veya önemli giriş malzemesi olması; sorun ve riskleri ikiye katladı. Hem istihdama hem ihracata önemli katkı sağlayan sektörün talebi; üreticilerin korunması, ithalata karşı özellikle GTİP numarası 7408 ve 7413 olan ürünlerin ek vergisi uygulanan ürünler listesine dahil edilmesi.

“Katot fiyatının altında Özbekistan’dan tel geliyor”

Türkiye’nin yıllık çıkarttığı bakır cevheri 70 bin ton, ülkenin kullanım ihtiyacı ise 400 bin tonu aşıyor, Özbekistan’da 90 bin ton bakır çıkıyor, ülke bu oranın sadece 20 bin ton kadarını iç piyasasında kullanıyor.

Bakırın Londra Metal Borsası’nda fiyatı ton başına 5 bin dolar seviyelerinde. Katot bakırın çıkış maliyetleri ülkeden ülkeye, madenin özellikleri yaşı ve tenörü gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak 2 bin 500 ile 3 bin 500 dolar arasında değişiyor. Diğer taraftan işlenmiş elektrolitik tel iletken katma değeri ortalama 600 dolar civarında hatta ilk ürün filmaşinde 250 dolarlarda. Maliyeti 6 bin dolarları bulan bakır telin, Özbekistan’dan yurda 2 bin 500 dolarların altında bir seviyede geldiği savunuluyor. Sektör bu durumu “Ana hammadde katodun fiyatının altında Türkiye’ye tel getiriliyor” tepkisiyle dile getiriliyor. Hatta başka GTİP numaralarıyla da bazı ürünlerin ülkeye getirildiği iddia edildi. Hali hazırda Rusya’ya AB ve Türkiye bakır üretiminde çeşitli maddelerde anti damping vergileri uyguluyor. Ancak Özbekistan için böyle bir durum yok. Hammadde açısından dışa bağımlı olan bakır sektöründe, bağımlılığın azaltılması için madencilik sektöründe yatırım yapılması da uzun vadeli talepler arasında bulunuyor.

Global pazar büyüklüğü 175 milyar dolar

Global bazda bakır tel ve kablo sektörünün pazar büyüklüğü 175 milyar dolar. Türkiye’nin payı da yüzde 2.8 civarında. 2019 yılında global bakır tel ve kablo pazarı yüzde 1.8 büyüme gösterdi. 2020 için hedefler ise COVID-19 pandemisine takıldı.

Türkiye'yi kablo üssü yapmak istiyoruz

Faik KÜRKÇÜ - Kablo Sanayicileri Derneği (KABLODER) Başkanı:

KABLODER olarak 21 üyemiz, 7 bin 500 çalışanımız ve 2 milyar dolarlık ihracatımız var. Amacımız Türkiye’yi dünyaya hizmet veren bir kablo üssü haline getirmek. Cumhurbaşkanlığı Kararı’yla Türkiye’ye ithal gelen birçok ürüne ek ithalat vergileri geldi. Bu ürünler içinde üyelerimizin birçoğunun ürettiği bakır filmaşin, emaye bobbin telleri, haberleşme kabloları ve fiber optik kablolar yoktu. KABLODER olarak söz konusu ürünlere de ek ithal vergisi getirilmesini istiyoruz. Örneğin fiber optik kablolarda ithal vergisi sıfır. 2018 yılında 19 milyon dolar ve 2019 yılında 11 milyon dolarlık fiber optik kablo ithali Çin’den yapıldı. Bunları Türkiye’deki birçok fiber optik kablo üreticisi de imal ediyor. Onlardan temin edilebilir. Toplam kablo ithalatımız 840 milyon doları aşıyor. İhracat hedeflerimize ulaşmamızdaki en büyük yararlardan biri iç piyasada üretim yapan firmalarımızın desteklenmesi. Biz de konuyla ilgili bir çalışma yapıyoruz. Önümüzdeki günlerde bakanlığın gerekli mercilerine ileteceğiz.