24 °C

“Denizlerde sağlanacak üstünlük önümüzü açacak”

Türkiye’nin denizcilikte stra­tejik öneme sahip olduğunu unutmamak gerektiğini söyleyen Yusuf Öztürk, “Mega ge­miler, insansız limanlar ve yeni teknoloji­lerle inanılmaz bir değişim yaşanan deniz­cilikte daha hızlı ilerlemeliyiz” dedi.

“Denizlerde sağlanacak üstünlük önümüzü açacak”

Türkiye’nin denizcilik sektöründe küre­sel ölçekte daha fazla söz sahibi olması için çalıştıklarını söyleyen İMEAK Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Öztürk, “Atatürk’ün ‘Zaferi, deni­zi kontrol altında tutan, ihtiyacı olan şeyi, ihtiyacı olduğu zaman, istediği yere ulaştı­rabilen ülke kazanır’ sözünü hatırlatmak­ta fayda olduğunu belirtti.

Ülkemizin denizlerde sağla­yacağı üstünlüğün diğer tüm alanlarda da önümüzü açacağına işaret eden Öztürk, “1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın 93’üncü yılını bu yıl da coşkuyla kutluyoruz. Üç tarafı de­nizlerle çevrili Türkiye’nin kıyıları, stra­tejik öneme sahip boğazları, körfezleri ve liman şehirleri, zengin balık çeşidiyle bir deniz ülkesi olduğunu unutmayalım. Bar­baros’un, Piri Reis’in torunları olarak ha­yalimiz denizci millet denizci ülke hedefi­ni yakalamak. Bugün deniz filosu büyüklü­ğü bakımından globalde 15’inci sırada yer alıyoruz. Ancak bu yeterli değil. Mega ge­miler, insansız limanlar ve yeni teknoloji­lerle inanılmaz bir değişim yaşanan deniz­cilikte daha hızlı ilerlemeliyiz. Lojistiğin gerektirdiği tüm altyapılar, demiryolları, karayolları ile bağlantıları olan, çağdaş yö­netim sistemleri ile yönetilen, yeni nesil gemilere en kısa sürede ve yüksek verimde hizmet edecek limanlarla ülkemizin lojis­tik gücünü ve coğrafi değerini artırmak zo­rundayız. Yükümüzü denize en hızlı ve en az maliyetle indirdiğimiz ölçüde rekabet gücümüz artar” dedi.

“Tek Kuşak Tek Yol projesinde demiryolu ve limanlarla yer almalıyız”

Anadolu'nun Asya ile Avrupa arasında do­ğal bir kara, deniz ve enerji köprüsü gö­revi gördüğünü kaydeden Öztürk, “Uzakdoğu ile Batı Avrupa’yı deniz ve demir yolu ile bağlamayı planla­yan Tek Kuşak Tek Yol projesinin içinde demiryolu ve limanlarımızla yer almalı­yız. Şangay’dan Londra’ya gönderilen bir konteynerin güzergâhında mutlaka ülke­miz limanları bulunmalı. Öte yandan Ege Bölgesi’nin de Anadolu’nun lojistik bölge­si, İzmir’in ise limanlar şehri olarak plan­lanması lazım. Her biri alanında uzman­laşmış ve yapıcı rekabet içinde çalışacak limanları Ege’nin ve Türkiye’nin üretim gücüne büyük destek sunacak” ifadesini kullandı.

“İzmir Körfezi’ni yüzülebilir hale getirecek rehabilitasyon projesini takip ediyoruz”

Öztürk, “Oda olarak İzmir’in liman ve deniz şehri kimliğini güçlendirecek her projeye des­tek veriyoruz. İzmir Körfezi’nin yüzüle­bilir hale gelmesini, İzmir Limanı’nın ka­pasitesinin artmasına yol açacak İzmir Körfezi Rehabilitasyon projesini yakın­dan takip ediyoruz. 30 Haziran’da Urla’da Türkiye Yüzme Federasyonu işbirliği, İz­mir Büyükşehir Belediyesi ve Urla Beledi­yesi destekleri ile yapacağımız açık su yüz­me yarışı ile hem Körfez’de yüzme haya­line bir adım attık hem de yüzme sporunu teşvik ettik” dedi.

Turizm sektöründe son birkaç yıldır ya­şanan toparlanmayla Türk de­niz turizminde yelkenlerin fora olduğunu anlatan Öztürk, şunları kaydetti: “Mavi yolculuğu dünyada bir marka yapan Tür­kiye’nin, deniz turizmi ve su sporların­da gideceği daha çok yol bulunuyor. Ülke tanıtımı için çok önemli olan kruvaziyer turizminde yeni bir yükselişin eşiğinde bu­lunuyoruz. Türkiye ile Yunanistan aynı de­nizi paylaşan iki ülke.Bu iki ülkenin Ege’de deniz turizminde daha yakın işbirliği için­de bulunması için yapılan çalışmalara des­tek oluyoruz.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap