Depolamalı GES’lerin gündeme gelmesi gerekiyor

Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, güneş enerjisi sektörünün 2024 yılında önemli bir büyüme kaydettiğini söyleyerek, 5 gigavata yakın bir kurulum gerçekleştiğini ifade etti.

Depolamalı GES’lerin gündeme gelmesi gerekiyor

Özlem SARSIN

Türkiye’de güneş ener­jisi kurulumunun bun­dan böyle 5 gigavatın al­tına düşmeyeceği öngörüsünü paylaşan Güneş Enerjisi Sana­yicileri ve Endüstrisi Derne­ği (GENSED) Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, kurulumun büyüklüğü kadar şebekelerin bu miktarı kaldıra­biliyor ve yönetebiliyor olma­sının da önemli olduğunu vur­guladı.

Bu nedenle artık enerji depolama sistemlerinin gün­deme alınması gerektiğine dik­kat çeken Özdemir, “Sektörü­müzde ciddi bir büyüme var ve bu olmak zorunda. Baktığınız zaman elektrikli araç satışları her şeye rağmen yaklaşık 200 bini buldu. Bunun satılması demek alt yapının da büyüme­si anlamına geliyor. Şarj nok­tasında güç aktarımı en kolay şekilde güneş enerjisi veya de­polama ile sağlanır. Depolama şimdilik çok önde değil ama önümüzdeki 2 yıl içinde de­polama ön plana çıkacak.

Ar­tık Türkiye’de yıllık 5 gigavat kurulumun altına inmeyiz. Bu yıl da gidişatı göreceğiz. Ama tek başına 5 gigavatın yapılı­yor olması da çok anlamlı de­ğil. Şebekenin bunu yönetebili­yor ve kaldırabiliyor olması çok önemli. Onun için depolamalı GES’lerin artık gündeme gel­mesi lazım. Şebekelerin birçok noktadan destekleniyor olma­sı lazım. Elektrikli araç şarj is­tasyonlarında da gündeme gel­mesi lazım. Bunları yavaş yavaş yaşamaya başlayacağız” dedi.

“Cirolar iki kat artacak”

Özdemir, depolamalı sistem­lerinin hayata girmesinin sek­töre de cirosal etki yapacağını anlatarak, “Bir şehir içinde bü­yük bir restoran düşünün, DC şarj istasyonu koymak zorunda kalacak. Güç yetmeyecek, tra­fo yok, trafo getiremez getirse de astarı yüzünden pahalı olur. Ne olacak? Depolamalı şarj sis­temlerini kuracak.

Belki çatı­sına güneş koyacak. Bu dönü­şümleri çok fazla yaşayacağız. 2026 yılında da bu süreç hızla­nacak. Eğer ki bir an önce başla­mazsa mevcut şebekeler talebi kaldıramayacak. Enerji depola­ma sistemlerinin uygulanmaya başlaması ile birlikte sektörü­müzdeki cironun iki kat artaca­ğını düşünüyorum. Bu da sektö­re daha fazla derinlik katacak, daha fazla oyuncu ve model ka­zandıracak” diye konuştu.

Sektöre yurt dışından yatı­rımcı gelmesi gerektiğine işa­ret eden Özdemir, “Türkiye’de yatırımcılarımızın sermaye yapısı belli. Evet, eskiye göre gelişme var ama yabancı ya­tırımcı çekecek seviyede de­ğil. O nedenle YEKA projele­ri çok önemli. Ülkemizde ger­çekleşecek YEKA ihalelerine çok ilgi olması lazım. Bizim­le aynı fiyata Avrupa’da YEKA ihaleleri yapılıyor ama bizim yüzde 25 daha fazla güneşimiz var.

Peki, neden yabancı yatı­rımcı ülkemize gelmiyor da Avrupa’daki YEKA projeleri­ne giriyorlar? İşte bu durum tamamen istikrar ve güvenle alakalı. Risk primimiz eski­ye nazaran düşük olsa da yi­ne de riskli görülüyoruz. Dün­yada her yerde enerji dönüşü­mü ile ilgili iş var ve bu pazarın önü çok açık. Yabancı sermaye Türkiye’ye niye gelsin? Güve­ne ve istikrara gelmesi lazım” ifadelerini kullandı.

İhracat sigortası mevzuatı gündeme girmeli

Mevzuatlardaki sık de­ğişimlerin yatırımcıyı ür­küttüğünü düşünen Özde­mir, “Mevzuatlara güven çok önemli, ülkenin finans yapısı­na güven çok önemli. Yaban­cı yatırımcı olmadıktan sonra sektörün kendi oyuncuları ile büyümesi mümkün değil. Yer­li yatırımcı da sıkışıyor. Yerli yatırımcının da artık çeşitli­lik anlamında yurt dışına git­mesi gerekiyor.

Bu kapsamda arkasında olmamız gereken şey yerli mühendislik ve ima­lat gücümüz ile ekipmanla­rı buradan götürüp işleri yurt dışında yapmak. Ülkemizin kaynakları ile yurt dışında iş yapabiliyor olmamız gerek. İhracatımızın ve yatırımcıla­rımızın büyümesi için devle­tin ihracat sigortası mevzua­tını gündemine alması lazım. Çinli firmalar ihracat sigorta­sı ile ülkemizde yapılan GES ihalelerinde herkesin önüne geçebiliyor. Çin devleti yeter ki ihracat yap, senin alacağı­nı sigortalıyorum, seni 2 yıl destekliyorum diyor.

Çok iyi bir vizyonla yönetiliyor. Tür­kiye’de de Eximbank var ama mal ihracatında kredi veri­yor. Bizim de alacak sigorta­sına ihtiyacımız var. Böylelik­le Türk yatırımcısı Türk malı ile yurt dışında kolaylıkla yatı­rım yapabilsin. Bu sistem Av­rupa’da ve dünyanın başka ül­kelerinde de var. Bizde büyük sigorta şirketleri bunu başlat­tı ama temkinli gidiyorlar, he­nüz çok göz önünde değiller bu konuda. Alacak riskini sigorta firmalarımız yönetebilmeli” değerlendirmesinde bulundu.

“Serbest elektrik piyasası olmalı”

Sektörde hizmet ve ekipman üreticilerinin güçlü olduğuna işaret eden Özdemir, “2025 yı­lı zor bir yıl olacak ama 2026 yılından daha umutluyum. Son Kaynak Tedarik Tarife­si kapsamında 2025 yılına yö­nelik açıklanan serbest tüke­tici limit değişimleri gereği mesken tüketiminde yıllık 5 bin kWh üzeri tüketimi olan kullanıcılar iki kat fazla be­del ödeyecek. Bugün ısı pom­pası kullanan pek çok mesken var.

Bunların hepsi depolama­lı GES kurmaya başlayacak. Elektrikli araçların kullanı­mı gitgide artıyor. Bu nedenle mesken sektöründe hareketli­lik başlayacak. Pek çok yeniliği yaşamaya başlayacağız. Mese­la mikro kredilerin gelecek ol­ması ile birlikte mesken sahip­leri fatura öder gibi GES yaptı­rıp beraberinde elektrikli araç da alacak. Firmalar, hem elekt­rikli araç verecek, hem depo­lamalı santral kuracak hem de şarjını verecek, paket hiz­met olacak.

Bunlar çok kısa za­manda olacak. Amerika’da var bu sistem. Gecikmeyle de olsa bizim ülkemizde de olacak. Ye­ter ki serbest elektrik piyasası olsun ülkemizde. Henüz elekt­rikte serbest değiliz. Çizgile­ri belirleyip, kuralları olan bir serbestlik sağlanmalı. Esnek mevzuatlarla da desteklenme­li. Bunlar sektörümüzü hare­ketlendirir” dedi.

İklim Değişikliği Kanunu’nun çıkmasını bekliyoruz

İklim Değişikliği Kanunu’nun da bir an önce çıkması gerektiğini söyleyen Özdemir, “İklim değişikliği kanunu çıkacak denildi. Bu kanunun çıkmadığı her gün Türkiye’yi dünya piyasasında geriye atıyor. Bu tarz politikalar bize güvensizlik olarak geri dönüyor. Yabancı yatırımcılar bizi izliyor. Sınırda karbon vergisi 2026 yılında başlıyor, onun için derhal kanunun çıkarılması lazım. Bu kanunu çıkar, serbest elektrik piyasasını da sağla, mevzuatları da düzenle işte o zaman para ve yatırım ülkemize gelir” diye konuştu.

“GES’te izin süreleri kısaltılmalı”

GES sistemi kurmak için gereken izin süreçlerinin çok uzun ve uğraştırıcı olduğunu da kaydeden GENSED Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Murat Özdemir, TBMM’de bekleyen ilgili düzenlemenin bir an önce hayata geçirilmesini beklediklerini dile getirdi. Özdemir, “Umarım şubat ayında süreçler ile ilgili kanun çıkar. Güneş santrallerinde izin süreçleri büyüklüğüne bağlı olmakla birlikte iki yıldan fazla sürebiliyor.

Beklentimiz bunun bir yıl içinde tamamlanması. Önümüzdeki yıllardan umutluyuz ama süreçlerin bir an önce sektörün arzu ettiği şekilde düzenlenmesi gerekiyor. Bakanlık her yıl 2 gigavat rüzgar + güneş YEKA projesi yapılacağını açıkladı. Bunlar güzel ama yeter ki güven olsun. Türkiye’de iş yapmak daha kolay, işi biliyoruz ve güneşimiz var” diye konuştu.