Enerji sektöründeki birleşmelerde yerli yatırımcı beklentisi

KPMG Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Sektör Lideri Ümit Bilirgen, bu yıl enerji sektöründe şirket birleşme (konsolidasyon) süreçlerinin hızlanmasını öngördüklerini belirtti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Uluslararası vergi, denetim ve danışmanlık şirketi KPMG Türkiye Enerji ve Doğal Kaynaklar Sektör Lideri Ümit Bilirgen, bu yıl enerji sektöründe şirket birleşme (konsolidasyon) süreçlerinin hızlanmasını öngördüklerini belirterek, "Özellikle sermaye yapısı ve kredibilitesi yüksek yerli yatırımcıların sektörü konsolide edeceğini düşünüyoruz. Konsolidasyon sürecinin ilk etapta Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması süreleri hala devam eden rüzgar ve güneş santrallerinde olacağını bekliyoruz." dedi.

Bilirgen, KPMG'nin her yıl enerji sektörüne yönelik yayınladığı "Sektörel Bakış 2020" raporunu değerlendirdi. 

Türkiye'nin enerji tüketimininin 2000-2018 döneminde ortalama yüzde 4,4 büyüdüğünü söyleyen Bilirgen, bu hızlı büyümenin Türkiye'nin küresel enerji tüketiminden aldığı payı da artırdığını aktardı. 

Bilirgen, ekonomik büyüme ile enerji tüketiminin doğrudan bağlantılı olduğunu ifade ederek, Türkiye'nin enerji talebinin büyük kısmının ithalat yoluyla karşılandığını ve bunun azaltılması için yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarına ağırlık verilmeye başlandığını anımsattı. 

Yenilenebilir enerji tarafındaki hızlı iyileşmenin Türkiye için çok önemli olduğunu kaydeden Bilirgen, "Ülkemizin özellikle güneş potansiyeli çok yüksek. Yenilenebilir enerji yatırımlarının birim maliyetlerinin teknolojik gelişmeler doğrultusunda ucuzlamaya devam etmesi ve devletin bu alana sunduğu destekler, bu büyüme trendinin devam edeceğinin önemli bir teminatı niteliğinde." diye konuştu. 

Bilirgen, geçen yıl Türkiye'nin yenilenebilir enerji yatırımlarının yatay bir seyir izlediğini dile getirerek, "Bu durumda, yaşanan ekonomik çalkantı ve kredi kaynaklarının daralması etkili oldu fakat yenilenebilir enerjide yıllık yaklaşık 2 gigavatlık yatırım trendinin devamı bekleniyor." değerlendirmesinde bulundu. 

"Sektörde kullanılan kredi hacmi 207 milyar liraya ulaştı"

Türkiye'nin enerji piyasalarındaki yatırımlarının ana fon kaynağının bankalar olduğunu anlatan Bilirgen, 2018 ve 2019'daki ekonomik sıkıntılar ve kurdaki artış sebebiyle hızla büyüyen sektörel kredi hacminin kalitesinin düştüğünü söyledi. 

Bilirgen, enerji sektöründe bankalardan kullanılan kredi hacminin geçen yıl sonu itibarıyla 207 milyar liraya ulaştığını bildirdi.

Bu hacimsel büyüklüğün toplam krediler içinde yüzde 7,8'lik bir pay oluşturduğunu belirten Bilirgen, şunları kaydetti:

"Bu oranın Kasım 2018'den bu yana ölçülen en düşük değer olduğunu ifade etmek gerekiyor. Sektörün takipteki alacak kaleminde izlenen kredi borç hacmi 2019 sonunda 13,7 milyar liraya ulaştı. Bu hacim, yüzde 6,6'lık takipteki alacak oranına işaret ediyor. Sektörün takipteki alacaklar kaleminde izlenen kredi hacmi 2018 sonunda 6,3 milyar lira, 2017 sonunda ise 600 milyon lira seviyesindeydi. 2019'un son çeyreğiyle birlikte izlenen stabilizasyon trendi dengesizlik unsurunun yavaş yavaş ortadan kalkacağına işaret ederken, dış şoklara açık görünümün düzelmesi için daha fazla zamana ihtiyaç duyuluyor." 

"Gaz santralleri konsolidasyonun ikinci dalgasında yer alabilir" 

Bilirgen, ekonomide girilen dengelenme sürecinin enerji sektöründeki konsolidasyonu da artırabileceğini anlattı. 

Elektrik üretim sektöründe uzun süredir konsolidasyon beklentisi olduğunu kaydeden Bilirgen, "Ancak yeniden yapılandırma süreçlerinde yaşanan belirsizliklerden dolayı geçtiğimiz dönemde konsolidasyon beklenen seviyede gerçekleşmedi. Bu yıl finans kuruluşlarının da beklentisiyle bu süreç hızlanacak. Özellikle sermaye yapısı ve kredibilitesi yüksek yerli yatırımcıların sektörü konsolide edeceğini düşünüyoruz. Konsolidasyon sürecinin ilk etapta Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması süreleri hala devam eden rüzgar ve güneş santrallerinde olmasını bekliyoruz." değerlendirmesinde bulundu. 

Bilirgen, yatırım ve işletim bakımından mevcut maliyetler nedeniyle doğal gaz çevrim santrallerinin şu an için cazip olmadığını fakat bir yıl sonra elektrik talebindeki olası artışların, bu santralleri tekrar çekici hale getirebileceğini söyledi.

Doğal gaz santrallerinin konsolidasyonun ikinci dalgasında yer alabileceğini dile getiren Bilirgen, "Konsolidasyon süreçlerinde daha çok sermaye birikimi belli bir seviyeye ulaşmış yerli yatırımcıların aktif olacağını düşünüyoruz. Elektrik piyasasına ilişkin regülasyonlar ve talebe bağlı olarak elektrik fiyatlarındaki dalgalanmalar yabancı yatırımcıların iştahını etkileyecektir." ifadelerini kullandı.