17 °C

Rus ve Arap uzmanlardan 'petrol fiyatı savaşı' değerlendirmesi

Son haftaların en sıcak gündem maddesi olan Suudi Arabistan ve Rusya arasındaki petrol fiyatları savaşını iki ülkenin enerji uzmanları değerlendirdi.

Rus ve Arap uzmanlardan 'petrol fiyatı savaşı' değerlendirmesi

ESCP Europe Business School Enerji Ekonomileri Misafir Profesörü Memduh Salameh, Riyad'ın Moskova ile girdiği petrol fiyatı savaşını daha fazla devam ettiremeyeceğini belirterek, "Suudi Arabistan, ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısıyla OPEC+'ı acil toplantıya çağırarak Rusya'ya karşı petrol fiyatı savaşını kaybettiğini kabul etmiş oldu." dedi.

Salameh, bütçe gelirlerinin yüzde 90'ı petrolden sağlanan Riyad'ın, Moskova'ya karşı verdiği savaşın önünde sonunda kendi aleyhine döneceğini söyledi.

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle küresel petrol talebinde günlük 20 milyon varil düşüş olduğunu dile getiren Salameh, Rus ekonomisinin varil başına 25 dolar seviyesindeki petrol fiyatlarıyla yetinebileceğini, Suudi Arabistan'ın ise bütçesini dengelemek için varil başına 85-91 dolar petrol fiyatına ihtiyacı olduğunu ifade etti.

Salameh, Saudi Aramco'nun varil başına üretim maliyetinin 28 dolar olduğuna, Rus şirketlerin ise varil başına 2,5 dolar daha ucuza üretim yaptığına dikkati çekerek, "Riyad bu savaşı daha fazla devam ettiremezdi. Suudi Arabistan, ABD Başkanı Donald Trump'ın baskısıyla OPEC+'ı acil toplantıya çağırarak Rusya'ya karşı petrol fiyatları savaşını kaybettiğini kabul etmiş oldu." dedi.

Mevcut durumda OPEC+ iş birliğinin önünde 3 engel olduğunu belirten Salameh, şöyle devam etti:

"İlk olarak, üretimde ne kadar kesinti yapılırsa yapılsın Kovid-19 salgını devam ettiği sürece petrol fiyatları üzerinde herhangi bir olumlu etkisi olmayacak. Petrol fiyatları düşüş eğilimini sürdürecek. Öte yandan, ekonomik ve politik sebeplerle iş birliği yapmak zorunda kalan Moskova ve Riyad günde 10 milyon varilden fazla kesinti yapamaz. Rus petrol şirketleri üretimlerini günde 300 bin ila 500 bin varil artırma planlarını erteleyebilir ancak bu durum Riyad'ı memnun etmeyecek. Son olarak, Rusya ve Suudi Arabistan'ı anlaşmaya iten en büyük sebeplerden biri ABD'nin küresel petrol piyasasında sözünün geçmesi için umursamaz bir şekilde fazla üretim yapmasıydı. ABD'nin bu tutumu söz konusu iki ülkenin ekonomisini hedef alırken, yapılan üretim kesintisi anlaşmalarını da işlevsiz kılıyor."

"Çözüme giden en gerçekçi yol: Moskova ve Riyad müzakeresi"

Rusya Ulusal Enerji Güvenliği Fonu Başkanı Konstantin Simonov da petrol fiyatlarındaki bu düşüş hızını Rusya'nın da Suudi Arabistan'ın da öngöremediğini belirterek, OPEC+ anlaşmasının sonlandırılmasının sonuçlarının Rusya tarafından önceden değerlendirildiğini ifade etti.

Maliye Bakanı Anton Siluanov'un bu yılın başında yaptığı "petrol fiyatlarının 30 dolar civarlarında bile olsa ülkenin mevcut bütçe harcamalarına devam edilebileceği" açıklamasına işaret eden Simonov, şöyle konuştu:

"Moskova, OPEC+ anlaşmasının sona ermesinin bir etkisi olarak petrol fiyatının varil başına minimum 30 dolar olduğu bir senaryoya hazırdı ancak 30 doların altındaki fiyatlar öngörülemeyen Kovid-19 salgınının sonucunda ortaya çıktı. İşte bu nedenle mevcut petrol fiyatlarının Rus hükümeti için bir sürpriz olduğunu düşünüyorum ve aynı durum Suudi Arabistan için de geçerli."

Riyad'ın anlaşmayı sonlandırmaya resmi bitiş tarihi olan 1 Nisan'dan önce karar verdiğini savunan Simonov, "Suudi Arabistan, iş birliğinden vazgeçerek Rusya'ya karşı bir fiyat savaşı başlattı. Bu politikasına da devam edeceğini resmen açıkladı ancak şimdi de bu durumu nasıl değiştireceğini düşünmeye başladı." dedi.

Hızlı talep düşüşünün yaşandığı bu ortamda fiziksel üretimi artırma tehdidinin piyasada etkili bir baskı aracı olmadığını ve bunun yerine politik araçların kullanılmaya başlandığını vurgulayan Simonov, "İki taraf için en iyi senaryo, bu çılgın savaşı durdurmak ve elbette müzakere masasına geri dönmek. Çünkü savaşın kazananı olmayacak. Riyad da buna hazırlanıyor." diye konuştu.

Simonov, Riyad'ın Moskova'ya karşı girdiği fiyat savaşıyla kendisi için de yüksek risk barındıran bir süreci başlattığını belirterek şunları kaydetti:

"Riyad çok agresif bir politika sergiliyordu. Avrupalı tüketicilere indirim yapmaya, üretimi de ihracatı da artırmaya çalışıyordu. Bu durum ise birçok ülkenin petrol sektörü için büyük bir zorluk demek. Bu sürecin devam etmesi her şeyden önce en kırılgan petrol ihracatçısı ülkelerin çöküşünü göreceğimiz anlamına gelir."

Suudi Arabistan liderliğindeki Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ve Rusya önderliğinde OPEC dışı bazı petrol üreticisi ülkelerden oluşan "OPEC+" adlı grubun 6 Mart'ta Avusturya'nın başkenti Viyana'da düzenledikleri toplantıda ek üretim kesintisi kararı alamaması neticesinde Riyad ve Moskova'nın küresel petrol piyasasında pazar paylarını artırmak için nisandan itibaren üretim miktarlarını yükselteceklerini açıklamaları iki ülke arasında fiyat savaşını başlatmıştı.

Suudi Arabistan, 2 Nisan'da OPEC+'a "adil bir anlaşma" sağlanması için acil toplantı çağrısında bulunurken, Azerbaycan Enerji Bakanlığı toplantının 6 Nisan'da video konferans yoluyla yapılacağını açıklamış, Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise söz konusu toplantının 9 Nisan'a ertelendiğini bildirmişti.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap