Şarj istasyonları ağı nasıl kurulmalı?

Elektrikli araçların yaygınlaşması ile şarj istasyonlarının yaygınlaşması arasındaki ilişki, yumurta-tavuk ilişkisine benziyor. Birini eksik bırakırsanız diğerinde işler istediğiniz gibi gitmez. Şarj sistemi hızlı gelişmeli ve coğrafi olarak dengeli dağılmalı. Peki başka?

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Mehmet KARA

İnsanlığın geleceği üzerinde etkili olacak ana trendler arasında e-Mobilite de sayılıyor. Biz konuyu biraz daha daraltıp e-Mobilite yerine elektrikli araçlar ile devam edelim... Bu araçların hayatımıza girişi enerji dağıtım altyapısında bir yenilenmeyi zorunlu kılıyor. Öyle ya, elektrikli araçlar yaygınlaşır, fosil yakıtlı araçların toplam araç parkı içindeki payı azalırken şimdiki akaryakıt istasyonlarının öylece yerlerini korumaları düşünülemez değil mi?

Ancak sayıları ve toplam araç parkı içindeki payları giderek artacak elektrikli araçlar için enerji ikmalini yapacak yepyeni bir altyapıya ihtiyaç var. Bunun adı da elektrikli araç şarj ağı ya da ağları. Öyleyse şarj sistemlerinin gelecekte hayatımızda önemli bir yer işgal edeceğini söylemek için kahin olmaya da gerek yok değil mi?

Zorlu, Enerjisa, Aksa

Peki bu istasyonları kim kuracak? Görünen o ki enerji sektörünün önde gelen bazı oyuncuları bu işte de öne çıkacak. Aslında çıktı demek de mümkün. Çünkü şu anda Türkiye’nin önde gelen elektrik sektörü oyuncularından ikisi bu konuda ilerleme sağlamış durumda. ZES markası ile Zorlu Enerji, Eşarj markası ile Enerjisa. Bu arada, pazara giriş için harekete geçen bir enerji oyuncusu daha var. O da doğalgaz dağıtımında lider, elektrikte de üretim, dağıtım ve ticaret/satış kısımlarındaki rolüyle ülkenin önde gelen enerji oyuncularından, Aksa markasıyla öne çıkan Kazancı Holding. Bildiğimiz kadarıyla holdingde bu alana bakan şirket Aksa Elektrik. Tabii aslında konuyla ilgilenen başka oyuncular da var ama şimdilik kendini gösterenler bunlar.

Ekipman üretene de, yazılım geliştirene de fayda

Elektrikli araç şarj istasyonları konusu, şarj ağı işletmecileri ve elektrik tedarikçilerinin yanı sıra ekipman üreticileri ve yazılım geliştirme kısımlarıyla da yeni girişimlere zemin oluşturuyor. Öyle ki, bu işin yazılımsız olmayacağı gün gibi ortada ve yazılımcılar, veri analitiği çözümü geliştiren firmalar, bu alanı kesinlikle pas geçemezler.

Bankalara kredi satma fırsatı sunuyor

Ya bu işin finansmanı kısmı? Şimdi finansmanı denilince iki şey akla geliyor. Birincisi ekipmanıyla, yazılımıyla, her türlü yerleşimi ve konumlanışıyla altyapıyı kurmak için yapılacak yatırımların finansmanı meselesi… İkinci mesele ise bu sistemden yararlanacakların ödemeyi nasıl yapacakları, finansal kuruluşların bu işin neresinde nasıl bir rol üstlenecekleri...

Türkiye bankacılık sektörü, bireysel bankacılık ve kredi kartları ile ödeme sistemleri altyapısı konusunda dünyanın pek çok ülkesinden daha iyi bir altyapı ve deneyime sahip. Bu iş bir şekilde kredi kartları üzerinden bankacılık sektörü altyapısıyla entegre edilebilir.

Telekom şebekeleri de devreye girecek

Öte yandan, telekomünikasyon sektörü, özellikle mobil iletişim operatörleri de elektrikli araç şarj sistemleri işine birden fazla noktadan giriş yapacaklardır. Hatta bugüne kadar kimi çözümlerle zaten bu alana el attıklarını söylesek de yanlış olmaz. Telekom oyuncuları için birinci giriş noktası, şarj sistemleri altyapısının ihtiyaç duyacağı iletişim altyapısıdır. Şarj cihaz ve noktalarının gerek birbirleriyle, gerek merkezle ve gerekse kullanıcılarla temasta kalmalarında mobil çözümlerin öne çıkacağı kesin.

Tüm ilgili tarafl ar hazırlık içinde

Nasıl kesin dediğinizi duyar gibiyim, elbette fiziki, kablolu ağlar da bir yerinden işe müdahil olacaktır. Ama ne demiştik yazının başında: E-Mobilite... Yani ana trendimiz mobiliteyse gerisi teferruattır. Bu konularda son beş altı aydan bu yana sektördeki çeşitli aktörlerle sohbetlerimiz oldu. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz ile de konuştuk, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan bazı yetkililerle de. Hatta Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile kimi büyükşehir belediyelerinden yetkililerle de konuya dair konuşmalar yaptık.

Yasal düzenlemeler Meclis’te

Şimdi uzun süredir üzerinde konuşulan elektrikli araçlar şarj sistemleri konusundaki bazı bilgi ve önerileri aşağıda dikkatinize sunmanın vakti geldi, çünkü konuya ilişkin düzenleme hazırlıkları şekillendi, Meclis’e kadar ulaştı. Yazmayı unuttuğum ya da hiç aklıma gelmemiş noktalar da olabilir. Eleştiri, öneri ve hatırlatmalarınız beni memnun eder.

Elektrikli araçlar şarj ağı için notlar

Türkiye’de halen yaklaşık 6 bin elektrikli araç ile 800 noktada 3 binden fazla şarj soketi bulunuyor. - 2023 yılında elektrikli araç sayısının 75 bine, şarj soketi sayısının 12 bin 500’e ulaşacağı tahmin ediliyor.

Elektrikli araçlar şarj sistemi yaygınlaşmazsa, yeterince hızlı gelişemez, çoğalamaz.

Şarj sistemleri coğrafi olarak da dengeli dağılmalı ki araç elektrikli araçlar ülkenin sadece gelişmiş kabul edilen bölgelerinde değil, tamamında çoğalsın.

Konu Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu TOGG’u da yakından ilgilendiriyor. Çünkü TOGG’lar elektrikli üretilecek. Ve şarj altyapısı TOGG satışa sunulmadan belli bir yaygınlığa ulaşmalı.

Şarj istasyonu altyapısına yatırım, esas itibariyle özel sektör eliyle yapılmalı.

Şarj ağlarının gelişip yayılması için kamu kesimi de kesinlikle devrede kalmalı.

Şarj ağı işletmeciliğinin nasıl şekilleneceğini belirleyecek yasal düzenlemeler Meclis’te görüşülmeyi bekliyor.

Düzenleme taslağının yasalaşmasının ardından ikincil düzenlemeler gerçekleştirilecek.

EPDK kendi üzerine düşecek iş, işlem ve düzenlemeleri tamamlamak için gerekli hazırlıkları yaptı, yapıyor.

Edindiğimiz bilgilere göre şarj istasyonu kurmak izne tabi olmayacak ancak şarj ağı işletmeciliği lisanslı faaliyet olacak.

Lisans sahibi şarj istasyonlarını kendisi kurup işletebileceği gibi, üçüncü tarafl arın kuracağı istasyonları da işlettiği ağa dahil edebilecek.

Mevzuat çalışmalarının tamamlanmasının ardından mevcut şarj istasyonlarına, yeni düzenlemelere uyum için belli bir süre verilecek.

Devlet, bu alanda yatırımların gecikmemesi için yatırımcıları ve yatırımları desteklemeli, gerekirse doğrudan kendisi de yatırım yapmalı.

Türkiye elektrikli otomobili de, şarj ekipmanlarını da, şarj ağı işletmeciliği yazılımlarını da geliştirip geleceğe bir adım önde başlayabilir.