18 °C

'Geleceğin malzemesi'ne talep artıyor

Uçaklardan banyo küvetlerine, rüzgar türbinlerinden bahçe mobilyalarına kadar pek çok alanda kullanılan kompozit ürünlere talep her geçen gün artıyor.

'Geleceğin malzemesi'ne talep artıyor

Dünya kompozit pazarının bu yıl 82 milyar euro, 2023 yılında ise 96 milyar euro olacağı tahmin ediliyor. 1.3 milyar euro büyüklüğe ulaşan Türk kompozit sektörü, katma değeri yüksek ürünlere odaklanmasıyla önemli avantaj yakalayacak.

Altyapıdan, ev eşyalarına kadar hayatımızın hemen her alanında kullandığımız ürünlerin vazgeçilmez malzemesi kompozitler, tarihin ilk dönemlerinden bu yana uygarlık tarihinde önemli bir yere sahipti.

Kompozit malzeme ilk olarak, insanoğlu yerleşik yaşama geçerken barınma ihtiyacı için toprak, su ve samanı karıştırarak kerpiç elde etmesiyle hayatımıza girdi. Bu yenilik, avcı ve toplayıcılıktan yerleşik hayata geçişin başlıca nedeni oldu. Kerpiçle yapılan şehirler sayesinde bugünkü toplumun temelleri atıldı.

Cengiz Han'ın yayları Airbus'a ilham verdi

Kompozit malzemelerinlerin uygarlık tarihindeki rolü sadece bununla sınırlı değil. Hemen her büyük ve önemli olayda başrol oynadılar. Cengiz Han’ın seferlerinden, dünyanın en büyük uçağının tasarımına kadar hemen her önemli olayda başrol oynadılar.

Yapıldığı dönem için olağanüstü olarak nitelendirilen, hemen her üründe kendine yer bulan kompozit, 1946’dan itibaren modern endüstrinin radarına girdi. Zeki bir mühendislikle iki veya daha fazla malzemenin kombinasyonundan oluşan kompozit, bir araya geldiğinde oluştuğu malzemelerden farklı bir karakterle daha yüksek performans gösteriyor.

Rüzgar türbinlerinin ana malzemesi

Üstelik beklediğiniz performansı siz belirliyorsunuz. Havacılıkta kullanılmasıyla daha büyük uçakların yapılmasına olanak veren kompozitler, aynı zamanda yenilenebilir enerjide rüzgar türbinlerinin pervanelerinin ana malzemesi oldu. Ayrıca otomotiv sektöründe de giderek daha fazla kendine yer bulmaya başladı. Tüm bu nedenler 20’nci yüzyılın ortasında yaygın olarak kullanılmaya başlayan kompozitin geleceğin malzemesi olarak tanımlanmasının temel etkenleri.

2023 yılında sektörün pazar değeri 96 milyar euro

Bugün, havacılık ve uzay sanayi başta olmak üzere, enerji, otomotiv, inşaat ve hemen hemen her alanda kompozit ürünler vazgeçilmez durumda. Bu durumun getirdiği ivme sektörün sürekli büyümesini sağlıyor. 2017 yılında hacimsel olarak 11.1 milyon ton seviyesinde olan dünya kompozit pazarı, 2018 yılında ise 11.4 milyon tona yükseldi. Bu rakamın 2019’da 11.7 milyon ton, 2023 yılındaysa 13.1 milyon tona ulaşması bekleniyor.

2017 yılında değersel olarak 76 milyar euro seviyesinde olan dünya kompozit pazarı ise 2018 yılında ise 78.8 milyar euro’ya yükseldi. Bu rakamın 2019 yılında 82 milyar euro ve 2023 yılında ise 96 milyar euro olması bekleniyor.

Global pazarda olduğu gibi Türkiye’de de ikame malzemelerden pay alarak büyüyen kompozit sektörü Türkiye’de, Avrupa ve dünya büyüme oranının üzerinde bir büyüme gösteriyor. Bugün 242 bin tonluk bir hacme ulaşan Türkiye kompozit sektörü, dünyadaki ekonomik gelişmeler paralelinde ve ülke dinamiklerinin de etkisi ile diğer sektörlerde olduğu gibi hızlı ve uzun soluklu bir gelişme içinde. Orta ve büyük ölçekli 180 şirket, kısmen kompozit işi yapan olarak ise 700-800 şirketin faaliyet gösterdiği Türkiye kompozit sektörü hacimsel olarak değerlendirildiğinde; yüzde 35 ile en çok boru-tank-altyapı, yüzde 25 ile taşımacılık-otomotiv ve yüzde 20 ile yapı-inşaat sektörlerinde ağırlıklı olarak kullanılıyor. İleri teknolojili ürünlerin Türkiye’de üretilmesinin hızlanması ile birlikte özellikle rüzgar enerjisi, uzay ve havacılık ile elektrik ve elektronik sektörlerinde daha fazla kompozit malzeme kullanımının gerçekleşmesi bekleniyor. Ayrıca boru uygulamaları, otomotiv ve taşımacılık, güneş enerjisi panelleri, inşaat donatıları, ısıtma boruları, mühendislik plastikleri ve denizcilik uygulamaları da yüksek büyüme potansiyeline sahip diğer kompozit uygulamaları arasında.

Gelişmişlik kriteri olarak kabul ediliyor

Küresel ölçekte 4-10 kilogram arasında bir dağılım izleyen tüketim miktarı, Türkiye’de 3 kilogram düzeyinde. Küresel pazarda kilogram başına 6.9 euro olan ortalama fiyat, Türkiye’de 5.3 euro seviyesinde.

Sektör uzmanları yaptıkları değerlendirmede, gerek kişi başı tüketim miktarını gerek Türkiye’deki ortalama fiyatı orta ve uzun vadede Türkiye için avantaj olduğu konusunda birleşiyor.

Sektör dış ticarette dengeli bir ilerleme kaydediyor

Kompozit üretiminde kullanılan teknik tekstillerin üretiminin ülkemizde yaygınlaşması ile birlikte, bu alanda da sektör ihtiyaçlarını yurt içinden karşılayabiliyor. Türkiye bugün yaklaşık 240 milyon euroluk ihracat yaparken, 240 milyon euroluk da ithalat yaparak dış ticarette dengeli bir ilerleme kaydediyor. Sektörünün ihracatını; 50 milyon euro polyester reçine, 30 milyon euro CTP boru, 25 milyon euro karbon elyaf, 10 milyon euro cam elyafı, 10 milyon euro teknik tekstil ile 115 milyon euro diğer kompozit ürünler oluşturuyor. İthalatı ise; 160 milyon euro kimyasal hammadde, 50 milyon euro cam elyafı, 15 milyon euro polyester reçine, 5 milyon euro teknik tekstil ile 10 milyon euroluk diğer kompozit ürünleri oluşturuyor.

Yeni pazarlar aranıyor

Doğrudan ve dolaylı olarak ihracat yapan kompozit sektörü, ürettiği hammaddeleri, sanayi ara mallarını ve son ürünleri doğrudan ihraç ediyor. Ayrıca otomobil, otobüs, tekne, küvet gibi ürünlerin içerisinde dolaylı olarak da ihraç eder konumda. Avrupa ülkeleri, Rusya, Türki Cumhuriyetleri, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya ihracat yapan Türk kompozit sektörü, ihracat yapılan ülke sayısını artırmak amacıyla çalışmalarını her geçen gün yoğunlaştırıyor. Sektörün bazı firmaları ABD, Çin ve Uzak Doğu da dahil dünyanın her yerine ihracat yapma yeteneğine sahip.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap