19 °C

“Geri dönüşüm seferberliği başladı”

Türkiye'de 2018 yılında gerçekleştirilen uygulamalarla atık yönetimi ve geri dönüşüm seferberliği başladığını belirten TÜDAM Başkanı Vedat Kılıç, artık daha sağlıklı bir atık yönetimine gereksinim olduğunu söyledi.

“Geri dönüşüm seferberliği başladı”

Türkiye atık yönetimi ve geri dönüşüm sektöründe lisanslı işletmelerin temsilcisi Değerlendirilebilir Atık Malzemeler Sanayicileri Derneği (TÜDAM) Başkanı Vedat Kılıç, TÜDAM'ın kurulduğu günden itibaren atıkların sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde ülke ekonomisine kazandırılması ve sektörün geri dönüşüm sanayisine evrilmesi amacıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi.

2005 yılında yayınlanan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği ile yasal bir kimliğe kavuşan sektörün, son 15 yıldır belirli bir ivmeyle mesafe kat etse de, geri dönüşüm özelinde hedeflerin tam olarak tutturulamadığını anlattı.

Özellikle son dönemde gerek devletin en üst kademesinde başlatılan uygulamalar, gerekse halkın geri dönüşüm konusundaki farkındalığının kendilerini fazlasıyla umutlandırdığını söyleyen Kılıç, “Türkiye, nüfusu ve sanayisiyle yıllık 85 milyon ton mertebesinde atık üreten, büyük bir atık ekonomisine sahip. Toplama, ayırma ve geri dönüşüm tesisleri olmak üzere halihazırda 2 binin üzerinde lisanslı işletme mevcut ve sektör kayıtlı 60 binden fazla kişiye istihdam sağlıyor. Türkiye atık yönetimi ve geri dönüşüm sektörünün toplam cirosu ise yıllık 5 milyar dolar seviyesinde” dedi.

“Atığı gömmek için 1 milyar lira harcıyoruz”

Türkiye’de atık yönetimi sektörünü sanayi ve evsel kaynaklı olarak ikiye ayırdığımızda karşımıza iki farklı sonucun çıktığına işaret eden Kılıç, şunları söyledi: “Sanayi kaynaklı değerlendirilebilir atıklar büyük oranda ayrı toplanıp ekonomiye kazandırılırken, maalesef işin evsel kaynaklı ambalaj atıkları bölümünde zayıf kalıyoruz. Ülkemizde yılda 34 milyon ton sadece evsel kaynaklı atık oluşuyor ve bu atıkların 7.5 milyon tonu geri dönüştürülebilir nitelikte. Ekonomik değeri 6.5 milyar TL olan bu değerlendirilebilir atıklar, ayrı toplayamadığımız için maalesef diğer atıklarla çöp depolama sahalarına gömülüyor. İşin ironik tarafı ise ayrı toplayamadığımız atıkları çöp sahalarına gömmek için de kamunun cebinden belediyeler vasıtasıyla 1 milyar TL daha harcamak durumunda kalıyoruz.”

“Atık yönetimi çevre politikasına dönüştü”

Bu verilerin geri dönüşüm özelinde evsel kaynaklı değerlendirilebilir atıkların efektif şekilde geri kazanılması olduğunu açıkça gösterdiğini kaydeden Kılıç, “Ne mutlu ki 2018 yılı geri dönüşüm sektörünün geleceği için son derece önemli ve umut vadeden bir yıl oldu. Önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan himayelerinde başlatılan “Sıfır Atık Projesi”, daha sonra yıl sonunda çevre kanununda yapılan değişiklikler, sektör temsilcileri olarak bizleri ileriye yönelik fazlasıyla umutlandırdı. Bu gelişmeler ışığında geri dönüşüm ve atık ekonomisinin artık devletimizin en üst yönetim kademesinde bir çevre politikası şeklinde ele alındığını anlayabiliyoruz. Şüphesiz ki Sıfır Atık Projesi’nin vizyonu, atık yönetimi ve geri dönüşüm sektörünün geleceği için kritik öneme sahip” ifadesini kullandı.

Kılıç, bu vizyonu “2023 yılı için evsel kaynaklı ambalaj atıklarında yüzde 35 geri kazanım oranının yakalanması, atık yönetimi ve geri dönüşüm sektöründe 100 bin kişilik doğrudan istihdam sağlanması, böylece 20 milyar TL kazanarak cari açığın yüzde 8 azaltılması olarak tanımladı.

Bu hedefleri destekler şekilde gerçekleştirilen uygulamaların varlığına dikkat çeken Kılıç, “2018 yılı başında revize edilen Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği ile ambalajlı ürünler için geri dönüştürülmüş hammadde kullanım kotası getirildi. Ayrıca çevre kanununda yapılan değişikliklerle piyasaya sürenler için 'geri kazanım katılım payı' getirildi ve alışveriş poşetleri parayla satılmaya başladı.
Belirtmiş olduğum gibi yapılan değişikliklerle atık yönetimi ve geri dönüşüm artık devletimizin bir çevre politikası haline geldi. Dernek olarak, devletimizin atmış olduğu bu adımları son derece önemsiyor ve destekliyoruz. Bu adımlar neticesinde evlerde oluşan değerlendirilebilir atıkların toplanmasının önündeki en büyük engel olan finansman sorununun ortadan kalkacağına ve yakın gelecekte atıkların çok daha fazla kaynağında ayrı toplanarak ülke ekonomisine kazandırılacağına inanıyoruz” ifadesini kullandı.

“Teknik ve teknolojik altyapı güçlendirilmeli”

Kanunları değiştirmenin, hedefleri belirlemenin hatta bu hedeflere ulaşabilmek için finansal kaynak sağlamanın tek başına yeterli olmadığına işaret eden Kılıç, “Atık toplama oranları artış gösterdiğinde toplayacak, türlerine göre ayrıştıracak, geri dönüştürecek sistemi de oluşturmamız gerekiyor. Bu noktada ülkemiz atık yönetim ve geri dönüşüm sektörünün teknik ve teknolojik altyapısının güçlendirilmesine ihtiyaç var. Şunu kabul etmemiz gerekir ki, evsel kaynaklı atıklar özelinde tesislerimizin altyapısı yeterli değil ve Avrupa örneklerine kıyasla son derece ilkel. Dolayısıyla konulan hedeflere ulaşabilmek için teknolojik altyapıları güçlü tesis yatırımları yapmamız gerekiyor. Yeni yatırımların gerçekleşebilmesi için ise öncelikle yatırım yapılabilir piyasa koşullarının sağlanması ve akabinde de devletin direkt ve dolaylı teşviklerine ihtiyaç var” diye konuştu.

“Beşinci bölge teşviklerinden faydalandırılıyor”

2018 yılında sektör için umut veren gelişmelerinden birinin de teşvik sisteminde yapılan değişiklik olduğu bilgisini veren Kılıç, şöyle devam etti: “Yapılan değişiklikle birlikte atık yönetimi ve geri dönüşüm sektörü ‘öncelikli desteklenecek yatırım konuları’ arasına alındı ve bu kapsamda 5 milyon TL’nin üzerinde gerçekleştirilecek yatırımlar, yatırımın yapıldığı bölgeye bakılmaksızın beşinci bölge teşviklerinden faydalandırılmaya başladı. Derneğimizin hazırladığı 'Geri Dönüşüm Sektörü Teşvik Raporu' ve ilgili devlet kurumlarıyla yapılan sayısız görüşmeler neticesinde sektörümüze kazandırılan bu teşviğin son derece önemli olduğunu düşünüyoruz. İnanıyoruz ki devletimizin ortaya koyduğu bu çevre politikasıyla sektörümüzün gelişimi için daha fazla özel teşvikler sağlanacak ve bu sayede hem yerli hem de yabancı yatırımcılar atık yönetimi sektöründe önemli ve teknolojik altyapısı güçlü yatırımlar gerçekleştirecek.”

“2018 yılı milat olsun”

Atık yönetimi ve geri dönüşüm sektörünün önümüzdeki 10 yılda ülkemizin en önemli gündem maddelerinden bir olacağını söyleyen Kılıç, “Bu noktada istediğimiz sonuca ulaşabilmek için halkımızdan sanayicilere, devletimizden lisanslı sektör temsilcilerine kadar topyekun bir farkındalığa ve eylem planına ihtiyacımız var. TÜDAM olarak 2018 yılının ülkemiz geri dönüşüm seferberliğinin miladı olacağına inanmak istiyoruz. Artık geçmişte kaybettiğimiz vakti de telafi edecek şekilde doğru, sağlıklı ve sürdürülebilir bir atık yönetimi sistemini inşa etmemiz gerekiyor. Bu doğrultuda tüm dernek üyeleri, taşın altına elini koymaya hazır” diye konuştu.