Girdi fiyatları arttı, yerliler alımı yurtdışına kaydırdı

Yüksek hammadde, işçilik ve enerji gibi maliyetlerin yanı sıra artan talep nedeniyle yurtdışı operasyonları için Türkiye'de kapasite bulamayan yerli markalar yurtdışına yöneldi. Yurtdışında yüzlerce mağazası bulunan birçok Türk marka, son 5 yılda Türkiye'ye kaydırdığı alımı, şimdi aynı oranda yeniden yurtdışına yönledirdi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yener KARADENİZ

Hammadde fiyatlarının yanı sıra işçilik ve enerji gibi giderler hazır giyim sektöründe fiyat tutturmayı zorlaştırdı. İçeride geçtiğimiz yıldan bu yana kapasitede sorunlar yaşanması ve terminlerin de bu kapsamda gecikmesi, yurtdışına açılan birçok yerli markanın özellikle yurtdışı operasyonları için alımı yurtdışına kaydırmasına yol açtı. Geçen yılın son çeyreğinden bu yana söz konusu eğilimin artarak devam ettiğini dile getiren sektör temsilcileri, yine geçtiğimiz yıllarda mont gibi ürünler hariç yüzde 100’e yakın yerli tedarikte bulunan markaların, alımları rakip ülkelere kaydığını belirtti.

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı (TGSD) Ramazan Kaya, salgın ile birlikte artan emtia fiyatlarına bağlı olarak iplik fiyatlarında da önemli oranda artış yaşandığını hatırlattı. Kaya, “İplik fiyatlarında yurtdışı ile Türkiye fiyatları arasında önemli oranda bir fark vardı. Bu fark hali hazırda azaldı ancak talep artınca benzer durumların yaşanması riski var. O nedenle pamuk ipliğindeki ilave vergilerin kaldırılması konusundaki beklentimiz devam ediyor. İhracatta adeta fiyat savaşı veriyoruz. Fiyat tutturamıyoruz. Yurtdışında mağazası olan yerli markalar bile bu nedenle alımlarını yurtdışına kaydırdı. Bazı ürünlerde ilave vergiye rağmen yurtdışından alım yapmak daha karlı hale geldi” açıklamasında bulundu.

Bu durumun en büyük sebeplerinden biri geçen yılın son çeyreğinde en fazla kullanılan iplik türü olan pamuk ipliğinde yurtiçi piyasa ile yurtdışı piyasa arasında gerçekleştiği söylenen yüzde 20’ye yakın fiyat farkı. Sektör temsilcileri hali hazırda söz konusu farkın azaldığını ancak hala olması gerektiği seviyenin gerisinde olduğunu anlattı. Bu konuda en çok sorun yaşayanlardan biri de 18 binden fazla ihracatçıyı temsil eden İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe. Gültepe, şöyle konuştu: “Pamuk ipliğini geçtiğimiz aylarda yurtdışı piyasadan 0,8-1 dolar arasında daha pahalıya alıyorduk. Şu anda bu fark 50-60 centlere geriledi. 30 centlere gerilerse kabul edilebilir seviyelere gelmiş olur. Bunun faturası da ağır oluyor. . Fiyat tutturmakta zorluk yaşıyoruz. Bu durum yerli markaların da tedariğini yurtdışında rakip ülkelere kaydırması sonucunu doğurdu. Son 4-5 yılda markalarımız yüzde 90 oranda yerli tedariğe yönelmişti. Son gelişmeler nedeniyle bu alımları yurtdışına kaydırmaya başladılar. Bangladeş, Kamboçya, Srilanka ve Çin gibi ülkelerden almaya başladılar. ”

Kapasite sorunu da etkili oldu

Türk hazır giyim markalarının yurtdışında binlerce mağazası bulunuyor. Söz konusu markalar arasında LcWaikiki’den Koton’a Defacto’dan Colin’s’e, Little Big’den Penti ve Mavi’ye kadar 10’larca marka yer alıyor ve bu markalar her yıl milyarlarca dolarlık alım gerçekleştiriyor.

TOBB Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat, son yıllarda Türk markalarının yurtdışı mağazalarının önemli oranda arttığını anlattı. Onlar içinde alımların tamamını yurtdışından yapacağını belirten birçok marka bulunduğunu belirten Fayat, şu ifadeleri kullandı: “Bu, son 4-5 ayda kademe kademe gerçekleşen bir durum. Daha önce yüzde 80- 90 Türkiye’den alım yapanlar, dışarının daha rekabetçi olduğu gerekçesi ile alımlarını kaydırdı. Bu oranın yüzde 100’e ulaştığı büyük markalar var. Bunun fitilini ise pamuk ipliğinde oluşan fiyat ateşledi. Pamuk fiyatları uluslararası piyasada aynı olduğu halde ipliğe döndüğünde bizlere yüzde 20-25 daha pahalıydı. Bu konuyla ilgili markaların ayakları yere basmayınca son çeyrekten itibaren özellikle direkt pamuk ipliğinin kullanıldığı örmeden itibaren müşterilerden kaçış oldu. Bunun tek sebebi fiyat farkı değil tabi. İçeride kapasite sorunu da vardı.”

Fiyat farkı yüzde 20’ye çıkıyor

Peki yurtdışında üretim Türkiye’den ne kadar ucuz ya da ucuz mu? Fayat, bu konuda ise, “Markalar için tedarik her şeyden önemli. Bunu 6-8 hafta daha erken yaptığınızda önemli bir fiyat avantajı elde ediyor ve riskleri de bertaraf etmiş oluyorsunuz. İkincisi iplikteki fiyat farkı yurtdışını markalar için belirli bir yere getirmişti. Ayrıca ülkelerin ikili anlaşmalarından dolayı daha avantajlı alım yapılan ülkeler de var. Bizim markalarımız yurt dışı operasyonları için alım yaptıklarında malları yurt dışı firmaları üzerinden aldıkları için hangi ülkelerde o şirketleri kurdularsa o ülkenin alım yaptıkları ülkedeki dış ticaret mevzuatına göre alıyor dolayısıyla rakipleriyle aynı şartlarda alım yapıyorlar” ifadelerini kullandı.