24 °C

Kablo sektörü Ar-Ge'nin gücünü kullanıyor

İnşaat, enerji ve iletişim sektörlerindeki gelişmelere paralel büyüyen Türkiye kablo sektörü, uluslararası standartlardaki üretim teknolojileriyle dünyadaki oyuncular arasında. Ar-Ge çalışmalarıyla öne çıkan sektörün yıllık ihracatı 2 milyar dolara ulaştı.

Kablo sektörü Ar-Ge'nin gücünü kullanıyor

Ar-Ge’yi destekleme alanında yapılan teşvik çalışmaları, yurtiçi projelerde yerli ürün kullanımı ve yerlileşmeye verilen önemin artması Türkiye kablo sektörünün gelişimine ivme kazandırıyor. Uzmanlar, 9 Aralık 2018 tarih ve 433 sayılı “İthalat Rejimi Kararına Ek Karar”ın yürürlüğe girmesi ile birlikte; kablo ithalatına belirli ülke ve ürünler için getirilen ilave gümrük vergisinin, yerli kablo üreticilerini korumak adına olumlu bir gelişme olduğunu vurguluyor.

Türkiye kablo sektörü, Ar-Ge çalışmaları ve giderek artan kalite bilinci ile küresel ölçekte rekabet edebilecek seviyeye geldi. 2017 yılını yurtiçi ve yurtdışında olumlu gelişmelerin yaşandığı bir yıl olarak geride bırakan sektör, TÜİK rakamlarına göre yılı 1.9 milyar dolarlık yaklaşık 400 bin ton ürün ihracatıyla kapattı. Bunun yanında 910 milyon dolarlık yaklaşık 75 bin ton ithalat yapan Türkiye kablo sektörü, 2018 yılında ise 2 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi. Uzmanlar, yıllık ortalama 2 milyar dolarlık ihracat yapan kablo sektörünün, coğrafi konumu, Avrupa, Afrika, Ortadoğu ülkelerine yakınlığı nedeniyle bölgedeki en önemli pazarlar arasında yer aldığını dile getiriyor.

Giderek artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarına bağlı olarak sanayileşmenin artması; yüksek yapılaşmaya doğru gelişen inşaat endüstrisi, hızla değişen altyapı ve ulaşım ihtiyaçları sektörün büyümesinde etkili oluyor.

Endüstri 4.0 büyümede etkin

Ayrıca, yenilenebilir enerjiye geçiş için yapılan çalışmalar, Endüstri 4.0 ve nesnelerin interneti gibi dijital devrimler sektörün büyümesinde etkin rol oynuyor. Ürün grubu bazında, yüksek teknoloji ürünü fiber optik kabloların tercih edilmesi sebebi ile uzmanlar, harici bakır telekom kablolarına olan talepteki düşüşün devam ettiğini, fiber optik kablolarına olan talebin kayda değer oranda arttığını söylüyor.

Enerji kablolarına olan talep ise az da olsa artarak sürüyor. Buna ilaveten, petrol ve metal fiyatlarındaki artışların toplam kablo pazarının parasal olarak daha da büyümesine yol açtığına dikkat çeken sektör temsilcileri, artan rekabet koşulları ile birlikte dünya kablo üretiminin büyük bir kısmının gelişmekte olan ülkelere doğru yöneldiğini ifade ediyor.

Firmalar ihracatını artırıyor

Bugün sektörde 200’den fazla firma; enerji kabloları, telekomünikasyon kabloları, fiber optik kablolar, zayıf akım kabloları ve emaye bobin telleri gruplarında üretim yapıyor ve binlerce kişiye istihdam sağlıyor. TÜİK ve TİM gibi kurumlar tarafından yapılan çalışmalara ve istatistiklere göre, Türkiye kablo sektörünün yurtiçi ve dışı satışlarının toplam büyüklüğü yaklaşık 5 milyar doları buluyor.

Türkiye’deki kablo üreticilerinin toplam üretim ve cirosunun yüzde 80-90’ını ilk sırada bulunan 20 firma gerçekleştiriyor. 2018 yılında farklı dinamikler nedeniyle Türkiye kablo üreticilerinin birçoğu ihracat pazarlarına yöneldi ve bu sayede Türkiye kablo sektörünün 2018 yılındaki ihracat rakamı, 2017 yılına göre yaklaşık yüzde 11.4 oranında artış gösterdi.

Son yıllarda döviz kurlarında, bakır ve petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar ile Türkiye’nin tecrübe ettiği ekonomik belirsizliklerin yanı sıra Irak, Suriye gibi komşu ülkelerde yaşanan siyasi gelişmeler ve jeopolitik riskler, Türkiye kablo sektörünü daha temkinli davranmaya zorluyor. Kablo alanında gerçekleştirilen büyük çaplı yatırımlarla üretim kapasitesinin artırması, ihracattaki potansiyeli de yükseltiyor. Bu kapsamda sektör, ihracat ve kârlılığı artırmaya odaklanıyor.

Yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı artıyor

Türkiye kablo sektörünün gelişim göstergesinin Türkiye’nin kurulu gücü olduğuna dikkat çeken uzmanlar, bu kurulu gücün artması halinde sektörün de büyüme ivmesinin hızlanacağını vurguluyor. TEİAŞ rakamlarına göre Türkiye’nin elektrik enerjisi kurulu gücü 2018 sonu itibarıyla 88 bin 500 MW seviyesine ulaştı.

Bu artışta en büyük pay güneş enerjisi, barajlı hidroelektrik santralleri ve rüzgar enerjisi yatırımlarına ait. Her ne kadar Türkiye’nin enerji üretiminde şimdiye kadar doğalgaz ve taş kömürü santralleri büyük çoğunluğu oluştursa da, son yıllarda hidroelektrik santraller ilk sırayı aldı. Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı da artıyor. Özellikle son yıllarda inşa edilen hidroelektrik (HES) ve jeotermal (JES) santraller ile kullanımları gittikçe artan rüzgar (RES) ve güneş enerjisi (GES) santralleri yenilenebilir enerjiye verilen önemi gözler önüne seriyor.

Tüm bu gelişmeler ışığında, Türkiye’nin enerji konusunda bölgedeki en önemli aktörlerden biri haline gelmesi, kablo sektörünün gelişimine büyük katkı sunacak. 2019 yılında da enerji ve inşaat sektöründeki gelişmelerin pozitif yönde olmasının, kablo sektörünü olumlu yönde etkileyeceği öngörülüyor.

Öte yandan emtialardaki birim fiyatlara bağımlı bir sektör olan kablo sektöründe, iki ana girdiyi bakır ve petrol oluşturuyor. Hal böyle olunca borsa fiyatları sektörün ihracat rakamına da doğrudan etki ediyor. İhracatta daha fazla inovatif ürünlere odaklanılması gerektiğine dikkat çeken sektör temsilcileri; özellikle maden, güneş enerjisi, rüzgar türbinleri ve hızlı tren gibi alanlara yapılacak Ar-Ge yatırımları ile sektörün iş hacminin de artacağına dikkat çekiyor.

Türkiye, bu kapsamda yürütülen büyük çaplı projelerde kullanılacak ve uluslararası pazarda kablo sektörünün rekabet gücünü artırma potansiyeline sahip yeni nesil kabloların yerli üretim imkanları ile temin edilebilmesi için yoğun tasarım ve Ar-Ge faaliyetleri sürdürüyor.

Sektörde son yıllarda en çok Ar-Ge yapılan diğer bir konu ise kablolar için 1 Temmuz 2017 itibarıyla Avrupa ile birlikte Türkiye’de de yasal olarak zorunlu hale gelen, yangın esnasında can ve mal güvenliği için büyük öneme sahip ‘CPR-Yapı Malzemeleri Yönetmeliği’ne uygun kabloların üretilebilmesi. Söz konusu yönetmeliğin şartları gereği, kabloların yangına tepki performansları daha yukarıya çekildiği için malzeme teknolojisinde iyileştirme yapılması gerekiyor. İstenen yangına tepki performanslarını sağlayabilmek için Ar-Ge çalışmaları kayda değer önem taşıyor. Sadece yangına tepki performansını sağlamanın yeterli olmayacağını belirten uzmanlar, en uygun maliyetlere bu performansları elde edebilmek için uzun ve titiz bir Ar-Ge çalışması gerektiğinin altını çiziyor.

Kablo sektöründe yaklaşık 200 firma faaliyet gösteriyor

Avrupa, Ortadoğu, Kuzey Afrika ile Türk Cumhuriyetleri'nin önde gelen kablo üretim potansiyeline sahip ülkeleri arasında yer alan Türkiye'de hemen her tür kablo üretilebiliyor. Türkiye kablo sektöründe yaklaşık 200 firmanın faaliyet gösterdiği tahmin ediliyor. Bunlardan 70 -75 tanesi TSE gibi belgeler dahilinde imalat yapıyorken, geri kalan firmaların herhangi bir belgesi bulunmuyor ve standart dışı üretim yapıyor.

TSE gibi belgeler dahilinde üretim yapan firmaların Türkiye kablo pazarının yaklaşık yüzde 90'ına sahip olduğu tahmin edilirken, kalan yüzde 10'u standart dışı üretim yapan firmalar tarafından oluşuyor. Pazar payı çok olmamakla birlikte standart dışı imalatın sektörün toplam kalite ile fiyatını düşürdüğüne dikkat çeken uzmanlara göre, buna bağlı olarak sektör özellikle dış pazarlarda kayda değer oranda zarar görüyor.

Etkin bir denetim mekanizmasına ihtiyaç var

Türkiye kablo üreticilerinin yaptığı satışlar ile Ar-Ge yatırımları karşılaştırıldığında sektörde Ar-Ge algısının yeterli düzeyde olmadığını dile getiren sektör temsilcileri, ayrıca uluslararası gelişmeleri sektörün sadece bir kısmının takip ettiğine işaret ediyor. Özel üretim olan ve katma değeri yüksek ürünlerin kayda değer bir kısımının yurtdışından tedarik edildiğini anlatan sektör temsilcileri, Türkiye kablo sektörünün küresel pazarda rekabet gücünü artırması için öncelikle yerli kabloların kalitesine yönelik algının yükseltilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Temsilciler, bunun için de yüksek performanslı ve toplam maliyette avantaj getirecek çözümlerin tercih edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Bu konuda gerek kamunun gerekse özel sektörün piyasada kullanılan kabloların standartlara uygunluğunu sağlayacak çalışmalar yürütmesi gerektiğini belirten sektör temsilcilerine göre, Türkiye'de satılan bazı kabloların kalitesindeki tutarsızlıklarla ilgili farkındalığın artırılması, tespit edilen uygunsuz ürünlere yönelik harekete geçilmesini sağlayacak bir şikayet mekanizması ile yerli üretimin imajını zedeleyen kalitesizlikle mücadele yönteminin oluşturulması gerekiyor.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap