Kayalar: Talepte 25 yıldır yaşanmayan düşükleri son 2 yıldır gördük

Türkiye’de yıllık 926 bin ton iç pazar hacmine ve 2,47 milyar dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip olan Türk boya sanayii, son yıllarda inşaat sektörünün durgun gitmesi ve enflasyon etkisiyle yaşanan talep düşüşü ve maliyet baskısının gölgesinde kaldı.

Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Kayalar: Talepte 25 yıldır yaşanmayan düşükleri son 2 yıldır gördük

Hamide HANGÜL

Boya ham maddeleri ve kaplama fuarı Paintistanbul fuarı öncesinde düzenlenen basın toplantısında konuşan BOSAD Başkan Yardımcısı Tolga Kayalar, tarife savaşlarına yönelik bir soru üzerine, ABD’nin Çin’e karşı başlattığı tarifelerde, vergi oranı düşük tutulan ülkeler açısından bu durumun yararlı olacağının düşünüldüğünü, ancak öyle olmadığını dile getirdi.

Kayalar, “Tam aksine, Çin’in iç piyasasında doyuma ulaştığı bir döneme denk geldik. Çinli firmalar gözünü biraz daha buralara dikti. Çin etkisini, diğer sektörlerde olduğu gibi boya sanayiinde de hissediyoruz. Biz şu anda Orta Asya'da ve Rusya'da bunun etkilerini görüyoruz” dedi. 

“Hammadde sıkıntısından maliyetler arttı”

Yüksek enflasyonun da boya sanayiini etkilediğine işaret eden Kayalar, sözlerini şöyle sürdürdü: 

“TL maliyetlerimiz kur artışından maalesef daha fazla arttı. Dolayısıyla enflasyon kur arasındaki fark bize eksi olarak yansımaya devam ediyor. Diğer taraftan da enflasyonun talebe etkisi oldu. Talep düştüğü için bunu özellikle inşaat boyaları olmak üzere birçok boya segmentinde hissediyoruz. Gerçekten son 2 senede belki 20-25 senedir görmediğimiz oranlarda düşüş gördük. Bu sene bir düşüş yok ama bu sefer de Orta Doğu'daki krizden dolayı maliyet baskısı görüyoruz. Çünkü hammadde tedariki gibi sıkıntılardan dolayı maliyetler arttı.”

Sektörün büyüklüğü 1 milyon ton

BOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Baytaş ise sektörün yaklaşık 1 milyon tonluk hacim büyüklüğüyle dünya pazarından yaklaşık yüzde 2 pay aldığını kaydetti. 2025 itibarıyla 1,5 milyar doları aşan boya ve ham maddeleri ihracatının sektörün uluslararası entegrasyonunu ortaya koyduğuna işaret eden Baytaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Avrupa’da üretim sıralamasında Almanya, İspanya, Fransa ve İtalya’nın ardından beşinci sırada yer alıyoruz. Hedefimiz, bu sıralamada daha üst basamaklara çıkmak. Bölgesel bir üretim üssü olmanın ötesine geçerek, yenilikçi ve sürdürülebilir çözümlerle dünya pazarında daha etkin bir rol üstlenmeyi amaçlıyoruz.”

“Körfez’deki üretim kaybı bize pozitif yansıdı”

Orta Doğu savaşının sektöre etkisine yönelik bir başka soruya BOSAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Akın Akçalı, “Artık kaliteli ürünlerde ön plana çıkmaya başladık. 2026’nın ilk 4 ayında yakaladığımız yükseliş trendi ise Orta Doğu'da beklediğimizden uzun süren savaştan kaynaklandı. Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan gibi büyük ülkelerde üretim yapan firmalar üretim yapamamaya başladı. Onların üretim kaybı, bize artı olarak yansıdı. Her ne kadar savaşı istemesek de böyle bir pozitif etkisi oldu” diye konuştu. 

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL