14 °C

KMD Başkanı Tınastepe: AVM'ler yanlış algının kurbanı oldu

Kategori Mağazacılığı Derneği (KMD) Yönetim Kurulu Başkanı Serhan Tınastepe, sektörün önemli paydaşı ve modern perakendenin yüz akı olarak gördükleri alışveriş merkezlerinin pandemi sürecinde yanlış bir algının kurbanı olduğunu söyledi.

KMD Başkanı Tınastepe: AVM'ler yanlış algının kurbanı oldu

Bu yıl yedincisi düzenlenecek olan Perakende Teknolojileri Konferansı tanıtım toplantısında konuşan Kategori Mağazacılığı Derneği (KMD) Yönetim Kurulu Başkanı Serhan Tınastepe, KMD’nin başta teknoloji, yapı market, mobilya, ev geliştirme, kişisel bakım, kozmetik, takı-aksesuar, hobi, oyuncak-kırtasiye, optik ve büyük mağazacılık olmak üzere modern perakendenin farklı alt kategorilerindeki öncü oyuncularını temsil ettiğini anımsattı.

Okul açılış sezonunun beklenen gibi olmaması, yazlık beldelere ve memleketlerine giden vatandaşların şehirlere dönüşünün gecikmesi ve vaka sayılarındaki artışın sürmesi neticesinde eylül ayında ekonomik aktivitedeki daralmanın kendini hissettirmeye başladığını aktaran Tınastepe, “Müşteri trafiğinde görülen azalma bizim işlerimizi de olumsuz etkiliyor. Bu dönemde, sepet ortalamasının arttığını, müşterilerimizin doğrudan ihtiyaçlarını karşılamak üzere mağazalarımıza geldiğini söylemek mümkün. Sepetin büyümesinde, biz her ne kadar fiyat artışlarını ötelemeye çalışsak da döviz dalgalanmasının da etkisi var.” diye konuştu.

Sektörün önemli paydaşı, modern perakendenin yüz akı olarak gördükleri alışveriş merkezlerinin maalesef yanlış bir algının kurbanı olduğunu vurgulayan Tınastepe, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Alınan önlemler, yapılan denetimler ve getirilen olağanüstü standartlara rağmen alışveriş merkezleri maalesef yüksek bulaşma riski taşıyan yerler olarak algılandı. Kendi içimizde yaptığımız değerlendirmelerde, alışveriş merkezi mağazalarımızdaki çalışanlarımızda vaka sıklığımız ile cadde mağazalarındaki çalışanlarımızdaki vaka sıklığı arasında fark olmamasına rağmen, genel algı maalesef farklı bir yönde. Bu da müşteri trafiğini özellikle alışveriş merkezlerinde oldukça olumsuz etkiliyor. Klimalar ile ilgili düzenleme kapsamında tamamen temiz hava ile havalandırılan alışveriş merkezlerinde, mağazalarda ayrıca iklimlendirme yapamıyor olmamızı da başka bir sorun olarak görüyoruz. Önemli ekonomik değeri olan bu mekanlarımızda, bu algının ivedilikle değişmesine ihtiyaç var.”

Durum böyle seyrederken, sektörün ayakta durmasını ve bu dönemi atlatmasını sağlamakta kamudan ve paydaşlardan aldıkları desteklerin büyük önem taşıdığını belirten Tınastepe, “Ekonominin lokomotifi olarak tanımladığımız perakende sektörünün olumlu veya olumsuz gidişatı domino etkisiyle birçok sektörü etkiliyor. Tedarik zincirimizdeki paydaşlarımızdan tutun, bize hizmet sağlayan çözüm ortaklarımıza, çalışanlarımızın sosyo ekonomik durumlarına, ailelerine kadar geniş bir yelpazede etki alanımız var. Sektörün bu dönemde aldığı; kısa çalışma ödeneği, kira düzenlemeleri, KDV indirimleri gibi desteklerin sürmesi maliyetlerimizin kontrolünde ve operasyonlarımızı sürdürebilmemizde önem taşıyor.” şeklinde konuştu.

"Kira noktasında sağlanan destekler sürsün"

Tınastepe, sektörün önemli bir maliyet kalemi olan kiralar konusunda sağlanan desteklerin sürmesinin kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
“Bu bağlamda, 2021 sonuna kadar hem cadde hem de AVM kiralarının cirodan kiraya dönmesini, tüm ticari gayrimenkullerde 2021 yılında yıllık kira artışı yapılmamasını, önemli bir gündemimiz olan AVM ortak alan giderlerine bir üst sınır getirilmesini, kirada KDV ve stopaj indiriminin 2021 sonuna kadar devam etmesini, ekim ayında süresi dolacak olan dövizle kiralama yasağının devam etmesini, yerli-yabancı ayrımı yapılmaksızın tüm şirketlere Türk lirası ile kiralama yapma hakkı tanınması ve kiracılara 3 ay evvelinden bildirimde bulunmak kaydıyla tazminatsız çıkış hakkı tanınması yönünde düzenleme yapılması perakendecilerin temel beklentileri arasında yer alıyor.”

Geniş ekosistemi sayesinde gerek ciro gerek istihdam gerekse vergi yani devletin gelirleri açısından sektörün önemli bir kaldıraç görevi gördüğünü ifade eden Tınastepe, “Modern perakendenin aynı zamanda kayıt dışı ekonomi ile mücadelede önemli bir araç olduğunu da vurgulamak isterim. Özellikle bu dönemde, sektörümüze sağlanan desteklerin ekonomimiz için nasıl hızlı geri dönüşler verdiğini daha net gördük. Kanun yapıcılarımız tarafından sektörümüze dair düzenlemeler yapılırken, bizleri güçlendirmenin toplam ekonomiye de faydası olduğunun hep akılda tutulmasında fayda olduğunu düşünüyoruz.” diye konuştu.

Tınastepe, düşmekte olan iç talebin canlandırılması ve şirketlerin ayakta kalması için devletin daha çok teşvik sağlaması gerektiğini anlatarak, Perakendenin tüm kategorilerinde ÖTV-KDV indirimleri yapılması, uzun zamandır sektörün sorunu olan kozmetikte yeniden kredi kartı ile taksit imkanı sağlanması, vergi ve sigorta ödemeleri ile ilgili yeni teşvikler getirilmesi, ertelemelerin devam etmesi ve şirketlerin Kredi Garanti Fonu destekli kredilere erişim imkanının artırılmasını bekliyoruz.” dedi.

Sektörün istihdama önemli katkı sağladığını belirten Tınastepe, temmuz rakamlarına göre, bu şartlarda dahi sektör istihdamının yıllık yüzde 7 arttığına işaret etti. Tınastepe, sektörün mevcut işleyişine uygun bir yapıda saatlik çalışma modelinin işlevsel hale getirilmesi ve maliyet kontrolünde çok önemi bulunan Kısa Çalışma Ödeneği ve ücretsiz izin uygulamasının 2021 sonuna kadar devam ettirilmesi de beklentileri arasında yer aldığını bildirdi.

“Dövizle kiralama yasağının devam ettirileceğine inancımız tam”

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Tınastepe, dövizle kiralama yasağına değinerek, “Dövizle kiralama yasağı konusunun, ekim ayında süresi sona ermekle birlikte bunun devam ettirileceği konusunda inancımız tam. AVM’lerle kira konusunda sürekli görüşmeler halindeyiz. Perakendeciler olarak kiraların ciro üzerinden yansıtılmasını talep ediyoruz.” diye konuştu.

“Kur artışlarını, anında ürün fiyatlarımıza yansıtmıyoruz”

Serhan Tınastepe, stabil kur seviyesinin hem fiyat istikrarı hem de operasyonların sürekliliği açısından bekledikleri bir süreç olduğunu belirterek, “Son zamanlarda kur artışı durumuyla karşı karşıyayız. Son 4-5 yıldır da bu sürece çok alıştık. Bu artışları anında ürün fiyatlarımıza yansıtmıyoruz. Hem stoklu çalışıyor olmamız hem de tüketicinin talebini birden ertelememesi için biz olabildiğince kur artışlarını geç yansıtmaya çalışıyoruz.” dedi.

Tınastepe, geçen yıl 100 birime satılan bir ürünün bu yıl 100 birimin daha üstünde fiyata satıldığını, enflasyon ve kur etkisinin ürün fiyatlarının eşyanın tabiatına uygun olarak değiştiğini, dolayısıyla sepet büyüklüğünün artmasında kurun da etkisinin olduğunu söyledi.

Tüketici ihtiyaçlarında da değişiklik olduğunu aktaran Tınastepe, evlerinde daha çok vakit geçiren insanların, evleriyle ilgili ihtiyaçlarını gidermeye öncelik verdiğini, bilgisayar, televizyon sayısının arttığını, ev elektroniği eşyalarının, buzdolabı, derin dondurucu sayısının arttığını, mobilya, ev tekstilinde hareketlenme, spor kıyafetlere yönelim olduğunu gördüklerini dile getirdi.

“2021’de perakende sektörünün büyümesini bekliyoruz”

Tınastepe, tüketim alışkanlıklarının pandeminin ruhuna paralel olarak değiştiğini ve bu değişimden herkesin nasibini aldığını anlatarak, online satışların ciddi derecede arttığını vurguladı. Döviz kurlarının seyri, faizlerdeki artış, bunların süreç içerisinde fiyatlara yansıması, genişlemeci mali politikalardan vazgeçilmesi tüketimi daraltma yoluna gidebileceğini belirten Tınastepe, dolayısıyla süreç içerisinde burada bir stabilizasyon yaşanmasını ve 2021’de de perakende sektörünün büyümesini beklediklerini söyledi.

Kaynak: AA

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap