24 °C

"Koster projesi, gemi inşa kapasitesini verimli kılacak"

Türk tersanelerindeki proje kapasitesinin yıllık 4.5 milyon DWT olduğunu Mart 2019 itibariyle çoğu römorkör ol­mak üzere 136 gemi siparişi bulunduğunu belirten Hüseyin Çınar, koster projesinin gemi inşa sanayinin kapasiteni artıracak” dedi.

Koster projesi, gemi inşa kapasitesini verimli kılacak

Türk Armatörler Birliği'nin 10 Ağustos 1939 yılında kurulduğunu, mazisinin çok eskiye da­yanan bir dernek olduğunu söyleyen Türk Armatörler Birliği Genel Sekreteri Hüseyin Çınar, günümüze kadar deniz taşımacılığına önemli katkılar sağladığını belirtti.

Deniz taşımacılığının küresel ölçekte Armatörler Birlikle­ri (Shipowner’s Association) adı altında temsil edildiğini ve dünya çapında her ül­kede olmak üzere neredeyse 110 adet ar­matörler birliği bulunduğunu vurgulayan Çınar, “Türk Armatörler Birliği uluslararası alanda da Türkiye deniz taşımacılığı sektörü­nü temsil edebilecek önemli kuruluşlar­dan biri” dedi.

Kabotajın ülkelerin deniz taşımacılığını koruması ve geliştirmesi için çok önemli bir uygulama olduğunun altını çizen Çınar, şunları kaydetti: “Kabotaj, kendi sularında deniz taşımacılığının uluslara­rası rekabete kapatılması ve korunması. 1923’te imzalanan Lozan Anlaşması ile kapitülasyonların kaldı­rılması sonrasında yapılan üç yıllık bir hazırlık sürecini müteakip Türkiye bu hakka 19 Nisan 1926 tarih ve 815 sayı­lı ‘Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bah­riye (kabotaj) ve Limanlarla Karasuları Dahilinde İcrayı Sanat ve Ticaret Hak­kındaki Kanun’’ ile ulaşabildi. Bu kanun Türkiye kıyılarında mal ve yolcu nakli­nin, limanlardaki çekme ve kılavuzluk hizmetlerinin Türk bayraklı gemiler ve teknelerle yapılmasını, bu işleri yapa­cak kişilerin de Türkiye vatandaşı olma­sını zorunlu kıldı. Söz konusu kanun 1 Temmuz 1926'dan itibaren yürür­lüğe girdi. Kanunla beraber yapılan çalışmalarla 1930 yılında Türk Gemi Kurtarma, 1933 yılında Denizyolları İşletme İda­resi’nin açılması, 1938 yılında Deniz­bank’ın hizmete girmesi, limanlar yapı­lıp Türkiye gemi filosunun büyütülme­si, kabotaj ve uluslararası sularda deniz taşımacılığının geliştirilmesi ile sürdü­rüldü.”

Çınar, 1970’lerde Akdeniz'in küçük tonajlı Türk koster gemi filolarının hakimiyeti­ne girdiğini, günümüze ka­dar ticaretin, buna bağlı olarak da ihracat ve ithalatın artmasıyla Türkiye deniz taşı­macılığının kabotaj dışına çıkarak dün­ya çapında bir filo olmasına imkan tanı­dığına dikkat çekti.

Karadeniz ve Akdeniz hav­zasında koster sayısı bin 800

O dönemlerle koster işleten armatör­lerin yavaş yavaş yatırımlarını uzak mesafe gemilere kaydırmaya başladığını ve kos­terlere yapılan yatırımların azaldığını söyleyen Çınar, “Bu bağ­lamda gemiler her geçen gün daha da yaşlanarak eski bir koster filosu haline geldi. Kendi verilerimiz dahilinde yaklaşık 750 gemi olduğunu tah­min ediyoruz. Karadeniz ve Akdeniz hav­zasında ise koster sayısının bin 800’lerde olduğu düşünülüyor”

Kabotaj denilince akla ilk kosterlerin geldiğini anlatan Çınar, kıyılarımızdaki deniz taşımacılığının neredeyse tamamının bu gemilerle yapıldığını anımsattı.

Türk Dil Kurumu (TDK) sözlüğüne bakıldığında koster tanımı olarak ‘kıyı limanları arasında sefer yapmak üzere inşa edilmiş ve donatılmış küçük yük ge­misi’ ifadesine rastlandığını belirten Çınar, “Bu tanımdan da hareket ederek kabotajın getirdiği kı­sıtlamalar nedeniyle özellikle denizci­lik literatüründe ‘shipping connectivity’ adıyla rastladığımız taşımacılık bağlan­tısının kesintiye uğramaması ve gecik­melere yol açacak şekilde çalışmaması kosterlerin ve feeder olarak tanımladı­ğımız gemilerin önemini daha da artırı­yor. Bu bağlamda hem sayı hem de ye­nileme anlamında koster projesi oldukça önem kazanıyor” ifadesini kullandı.

“2019 yılı itibariyle Türkiye’de 79 faal tersane var”

Deniz taşımacılığının ülkemiz adına en önemli yegane proje olduğuna dikkat çeken Çınar, şöyle devam etti: “Bu konuda Gemi İşletmeciliği Komite Direktörü Harun Şişmanyazıcı’nın geçmiş dönemden gü­nümüze kadar birçok çalışması bulun­duğunu da unutmamak gerekir. Söz konusu çalışmalar hem rakamsal hem de değerlendirme­ler anlamında bizlere çok isabetli bir yön gösteriyor. Harun Şişmanyazıcı’nın çalışmaların­da elde ettiğimiz verilere göre 2019 yılı başı itibariyle Türkiye’de 79 faal tersa­ne bulunuyor. Bu tersanelerin önemli bir bölümü hem sayı ve kapasite hem de ya­rattığı değer bakımından ülkemiz eko­nomisi için oldukça önemli. Tersanele­rimizin proje kapasitesi 4.5 milyon DWT yıl olup Mart 2019 itibariyle sipariş def­teri kayıtlarına göre çoğu römorkör ol­mak üzere 136 gemi siparişi bulunuyor. İşte koster projesi sadece deniz taşıma­cılığımıza değil, gemi inşa sanayindeki kapasitemizin verimli bir şekilde kulla­nılmasına da imkan sağlayacak. Bunun­la birlikte istihdam anlamında da birçok insanımıza çalışma alanı ve iş imkanı yaratılacak. Ayrıca tersanelerimize en az 10 yıllık bir proje sunulacak. Koster gemilerimiz sadece kabotajda değil, aynı zamanda yakın kıyısal sefer bölgelerinde de yük taşıyacağından yapılan yatırımı çok kısa sürede geriye döndürebilecek.”

Çınar, Türkiye’de her ne kadar kabotaj çok sıkı uygulansa da kamu ve stratejik önemli yüksek yatırımlı projelerle kullanım gerekliliği dikkate alı­narak Türk bayraklı eşdeğer bir gemi bulunamadığında özel maksatlı yabancı gemilere süreli izin verilebildiğine işaret ederek, “Bunlar genel olarak taşıma­cılık yapmayan fakat diğer özel amaç­larla kullanılan gemiler. Bunlar boru döşeme, sondaj gemisi gibi gemiler” dedi.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap