Lojistikçi, Bursa'da yatırım için devletten arazi istiyor

Lojistik sektörü temsilcileri üretim ve ihracat kenti Bursa’da lojistik depolama alanlarının yetersizliğinden, bu konuda adım atılmamasından şikayetçi. Lojistikçilerin talebi kentte 300 ila 500 dönüm arasında bir arazi üretilerek burada tüm sektörlerin yararlanabileceği bir lojistik merkez kurulması.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Esra ÖZARFAT

BURSA - Otomotiv, hazır giyim ve tekstil, gıda, makine başta olmak üzere birçok alanda önemli üretimin yapıldığı Bursa’dan ocak-ağustos döneminde 187 ülke, serbest bölge ve özerk bölgeye 9,6 milyar dolarlık ürün gönderildi. Türkiye’nin genel ihracatında İstanbul ve Kocaeli’nin ardından üçüncü sırada bulunan Bursa’nın dış ticaretteki başarısının sürdürülebilirliği için lojistik üs kurulması gerekliliği yeniden gündemde. Lojistik sektörü temsilcileri üretim ve ihracat kenti Bursa’da lojistik depolama alanlarının yetersizliğinden, bu konuda adım atılmamasından şikayetçi. Bazı sanayi bölgelerinde antrepolar oluşturulmuş olsa da sınırlı ve yüksek maliyetli sanayi alanlarında yapılan bu yatırımlar ne sanayiciler ne de lojistikçiler için yeterli değil. Yabancı yatırımcıların lojistik olanakları değerlendirerek yatırım kararı verdiklerine de dikkat çeken lojistikçiler, kentte 300 ila 500 dönüm arasında bir arazi üretilerek burada tüm sektörlerin yararlanabileceği bir lojistik merkez kurulmasını istiyor. Burada da önerilen yöntem hazine tarafından tahsis edilecek bir alanın lojistik köy olarak planlanıp ihale ile satışa çıkarılması ya da kiralanması. Öte yandan lojistik üssün olmazsa olmazı ise demiryolu taşımacılığı bağlantısının da sağlanması ihtiyaçlar arasında. Sanayi kenti Bursa, bu konuda da yıllardır sürdürülen kamuoyu baskısına rağmen sınıfta kalmış durumda.

“Devlet özel alanlar tahsis etmeli”

“Sanayi alanları çok kıymetli ve sanayiciler haklı olarak alanlarını sadece üretim için kullanmak istiyor” diyen Logex Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Yamankaradeniz, “Bursa gibi bir sanayi şehrinin lojistik altyapısının olmaması büyük bir handikaptır” dedi. Yamankaradeniz şöyle konuştu: “Bursa’da bir an önce depolama ve lojistik köy ile ilgili arazi tahsis edilmeli. Bireysel arazi arayışından çok devlet tarafından sadece lojistik süreçler için kullanılacak özel alanlar tahsis edilip, bu alanlar ihale ile satışa çıkarılmalı. Bursa’nın büyümesi için önce Bursa’nın lojistik altyapısını hazırlaması lazım. Türkiye’nin lojistik master planına, sanayi şehirlerinin lojistik master planlarının güncellenmesine acilen ihtiyaç var. İkinci Dünya Savaşı’ndan yıkılmış bir şekilde çıkan Japonya’nın toparlanması tamamen üretilen malların ulaştırılması için doğru lojistik ağının kurulmasıyla ilgilidir. Lojistik altyapı yabancı yatırımcılar için de belirleyici. Özellikle karbon ayak izini azaltmaya odaklanan yabancı yatırımcılar ağırlıklı olarak karayoluyla taşımacılık yapılan bir yere yatırım yapmak istemiyor” dedi. Gemlik limanlar bölgesinin de içinde olduğu bir master planın önemine işaret eden İbrahim Yamankaradeniz, demiryoluna da ağırlık verilerek, kent içinde sıkışmış olan Bursa sanayisinin daha geniş alanlara yayılmasının sağlanması gerektiğini kaydetti. Yamankaradeniz, “Hazine arazisi tahsis edilirse lojistikçiler olarak bizler ya araziyi satın alma modeliyle ya da kiralama modeliyle yatırım yapmaya hazırız. Arazi sahibi fonlar da olabilir. Önemli olan sanayiciye hizmet verelim ve daha çok proje gelsin. Sanayi büyüsün” diye konuştu.

“Depolamada işimiz çok ama bu işleri alamıyoruz”

Lojistikçilerin depolama alanı sıkıntısı çektiğini, ancak yüksek arazi fiyatları nedeniyle yatırım da yapamadığını belirten ARC Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Fahrettin Arabacı şunları söyledi: “Depolamada çok işimiz var ama bu işleri alamıyoruz. Sanayi daha ön planda olduğu için lojistikçilerin talepleri geri plana atılıyor. Oysa sanayinin yükünü taşıyoruz. Şehir plancıları tarafından lojistik sektörünün de bir çeşit sanayi olduğu anlaşılamıyor. Depoculuğu hor görüyoruz. 10 yıl önce Almanya Nürnberg’deki bir lojistik sanayi bölgesinde depolarda robotların çalıştığına şahit oldum. Altyapılar o zamandan kurulmuş. Demirtaş ve Karabalçık gibi Gemlik yoluna yakın lokasyonlar seçilebilir. Hasköy bölgesi de uygun. Buralarda kurulacak lojistik merkez Bursa’nın önemli bir ihtiyacını karşılar. Ayrıca çevresinde oluşacak ekosistemle en az 100 bin kişiye istihdam sağlar. Öte yandan araçlar trafikte daha az yer kaplar. Bu noktada devletin lojistikçilere destek olması, yer göstermesi gerekiyor.”

“Bursa, lojistik açıdan stratejik hale gelecek”

Lima Lojistik Kurucu Ortağı Hamdi Bülbüldere, Bursa’nın liman, hızlı tren ve otoyol projeleriyle her geçen gün cazibesinin arttığını söyledi. Deniz, kara ve hava ulaşımında dünya ile köprü görevi gören Bursa’nın demiryolu ulaşımıyla birlikte lojistik açıdan daha da stratejik bir konuma geleceğini vurgulayan Bülbüldere, “Ancak Bursa’da bir depolama sorunu var. Tarım alanları haricinde Karacabey’e özellikle Ege Bölgesi’ne de hizmet verebilecek bir alan ile Bilecik Bozüyük tarafına İç Anadolu Bölgesi ile güneye hizmet verebilecek bir lojistik üs yapılabilir. Akıllı depolama sistemlerinin olacağı, içinde TIR şoförleri için sosyal alanların da bulunabileceği modern bir yapılanmaya ihtiyaç çok fazla” şeklinde konuştu.

Hızlanan e-ticaret ihtiyacı artırıyor

Vavien Logistics Ortağı Saliha Sevinç Altıntaş da pandemi döneminde e-ticaretin ivme kazandığına işaret ederek, “Önümüzdeki süreçte bu oluşan alışkanlık giderek artacak. Bir çok yer daha fazla depo, dağıtım merkezi gibi daha büyük alanlara ihtiyaç duyarak, nihai tüketiciye ulaşma yoluna gidecek. Bursa’da depolama anlamında ciddi bir yoğunluk yaşanıyor. Gemlik bölgesi bu iş için çok uygun görünüyor. Özellikle akıllı depoculuk konusunda bizden taleplerde bulunan müşterilerimiz oluyor. Böyle bir standardı bölgemizde oturtabilirsek dijitalleşmenin, teknolojinin de değer kazandığı bu dönemde Bursa’ya önemli bir kazanım sağlamış oluruz” değerlendirmesini yaptı.