18 °C

Afrika, Güney Amerika ve Türk Cumhuriyetleri öne çıkıyor

Küresel pazarın içinde bulunduğu ortam nedeniyle sektörü zor bir dönemin beklediğini söyleyen TÜMMER Başkanı Raif Türk, kamu kurumların sektörde zaman kaybını minimal seviyelere çekmesi koşuluyla, “Moda ürünler üretilerek pazarın gelişmesine katkı sağlanabilir” dedi.

Afrika, Güney Amerika ve Türk Cumhuriyetleri öne çıkıyor

Doğal taşta 18 milyar dolarlık global ithalatın 6 milyar dolarının blok, 12 milyar dolarının işlenmiş doğal taştan oluştuğunu söyleyen Türkiye Mermer Doğaltaş ve Makinaları Üreticileri Birliği (TÜMMER) Başkanı Raif Türk, “İşlenmiş doğal taşların 3 ila 3.5 milyar dolar değerindeki bölümü ise mermer ve traverten grubu oluşturuyor. Türkiye, işlenmiş doğal taşta 3.5 milyar dolarlık pazarın 1 milyar dolarlık kısmını karşılıyor” ifadesini kullandı.

Globalde yaşanan ekonomik durgunluğa rağmen, son yıllarda özellikle Kuzey Afrika başta olmak üzere Afrika ülkelerine yapılan ihracattaki artışın, bu bölgenin umut vadetmesini sağladığını anlatan Türk, “Ayrıca yeni dönemde ürüne bağlı olarak Güney Amerika ve Türk Cumhuriyetleri alternatif pazar olarak öne çıkıyor” diye konuştu.

“Üretimde bir önceki yıla göre düşüş bekleniyor”

Türkiye maden ihracatı değerinin yüzde 45’ini oluşturan doğal taş sektörünün, 2018 yılında maden ihracatının yüzde 41’ini gerçekleştirdiğine dikkat çeken Türk, “Söz konusu rakamın 955 milyon doları blok, 953 milyon doları ise işlenmiş olmak üzere 2018 yılı doğal taş ihracatı 1.9 milyar dolarla bir önceki yıla göre yüzde 6.8 düştü” dedi.

Türkiye’de 2 bin 500 civarında mermer işletme izni bulunduğuna dikkat çeken Türk, “Söz konusu ocakların 2018 yılı üretim miktarları nisan ayında kayıtlara gireceği için henüz açıklanmadı, ancak ihracat miktarındaki yüzde 5.6’lık düşüşten yola çıkacak olursak, ocak üretiminin de düşüş gösterdiğini söyleyebiliriz” açıklamasını yaptı.

2018 yılında bürokraside nispeten yaşanan hızlılık ve Çin başta olmak üzere çeşitli ülkelerdeki hareketlilikten ötürü sektörün hızlı bir çıkış yaptığını belirten Türk, sezonun ilk aylarının hareketli geçmesine rağmen daha sonra başta Çin olmak üzere çeşitli ülkelerde yaşanan talep azalması nedeniyle yılın beklentilerin altında kapanmasına neden olduğunu kaydetti.

“Hindistan’a ihracat ton ve değerde artış gösteriyor”

Global doğal taş pazarının en büyük alıcılarının blokta Çin, işlenmişte ise ABD olduğuna dikkat çeken Türk, bunları blokta Hindistan’ın, işlenmişte ise Suudi Arabistan’ın izlediğini kaydederek, “Blokta ikinci büyük pazarımız olan Hindistan’a 2014-2016 yılları arasında 200 bin ton olan ihracat miktarı 2017-2018 döneminde 400 bin tona yükseldi. Aynı zamanda değer bakımından da artış yaşandı. Daha az miktarlarda blok ihracatı yaptığımız diğer ülkeler ise İtalya, Mısır, Tayvan, Vietnam ve Endonezya” diye konuştu.

Yakın coğrafyada özellikle Ortadoğu ve Körfez bölgesinde son yıllarda yaşanan gelişmelerin, sektörü ebatlı satışlarda olumsuz etkilediğini belirten Başkan Raif Türk, orta vadede bölgenin istikrara kavuşmasının sektöre olumlu yansıyacağını söyledi.
Küresel pazarın içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik ortam nedeniyle bu yılın da önceki yıla göre olumlu geçmeyeceğinin öngörüldüğünü söyleyen Türk, “Sektörü zor bir dönem bekliyor. Türkiye tüm doğal taş ihracatının yüzde 45’ine yakınını Çin’e yapıyor. Özellikle blok ihracatında Çin'in Türkiye tarafından yakından takip edilmesi gerekiyor. Bu ülkede yaşanan gelişmeler sektörü direkt etkiliyor. Keza 2018 yılındaki gelişmeler ihracatımızı olumsuz yönde etkiledi ve yeni dönemde Çin’den gelen bilgiler ilk altı ay mevcut durumun devamlılığını gösteriyor. Sektör adına belirleyici olan Xiamen Stone (Çin) ve İzmir Marble Fuarı sonrası içinde bulunulan yıl daha somut veriler oluşacak” dedi.

“Moda ürünlere yönelinmeli”

Kamu kurumların sektörde zaman kaybını minimal seviyelere çekmesinin ihracat açısından bu yıla olumlu katkı sağlayacağına dikkat çeken Türk, “Çeşitlilik bakımından zengin olan rezervlerden moda olan ürünlerin üretimleri gerçekleştirilebilirse, ihracat açısından zor geçeceği düşünülen 2019'a olumlu katkı sağlanır. Geçmiş yıllarda özellikle 2013 yılına kadarki dönemlerde üretilen taşlar satılıyordu. Bu durum üretimlerin, satışların, ihracatın artmasına ve sektörün kayda değer anlamda büyümesine katkı sağladı. Fakat son yıllarda mevcut pazar koşulları daha seçici bir hâl aldı. Bu yüzden geçmişte sektör üretim odaklı çalışırken, günümüzde artık satış odaklı çalışma gerekliliği ön plana çıktı. Satışlardaki düşüşler elbette üretim, ihracat ve büyüme göstergelerini olumsuz yönde etkileyecek” şeklinde konuştu.

“İzin süreçleri, bazı taşların piyasaya sürülmesini geciktiriyor”

Sektör, onay gerektiren işlemlerde uzun süre beklemede kaldığını belirten Türk, 2012/12 sayılı Başbakanlık Genelgesi kapsamında izin süreçlerinde yaşanan gecikmelerin, bazı taşların piyasaya sürülmesini geciktirdiğini belirterek, “Cumhurbaşkanlığı genelgesiyle sürecin kısalması bekleniyor. Kanun ve bağlı olarak yönetmeliklerde çok sık yapılan değişiklikler zaman zaman tedirginliğe yol açıyor. 3213 sayılı kanun ilk yayımlandığı dönemde zamanın koşullarına uyuyordu ve uzunca bir süre, bazı maddelerinde yapılan değişikliklerle ülke madenciliğine katkı sağladı” dedi.

Artık maddelerde yapılan değişiklikler yerine sektör bileşenlerinin kamuyla bir araya gelerek, yeni bir kanun üzerinde çalışma yapmasının hem sektör hem de ülke madenciliği için gerekli olduğunu düşündüklerini ifade eden Türk şunları söyledi: “Tek taraflı olmadan, kamu, özel sektör işbirliğiyle istihdamı artıran, aramaların teşvik edildiği, sayıları az da olsa merdiven altı üretimlerin engellendiği, ruhsat güvencesinin olduğu ve çevreyi koruyarak madenciliğin yapılabileceği bir yasaya ihtiyaç duyuluyor.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap