15 °C

Mermer sektörü yeni pazar arayışında

15 milyar metreküp mermer rezervinin üçte birine sahip olan Türkiye, son dönemde Çin'e yapılan ihracatın azalması sonucu Afrika ülkelerindeki alternatif pazarlara yöneldi.

Mermer sektörü yeni pazar arayışında

Mevcut ihracat pazarlarını korumakla birlikte yeni pazarlarda ihracatı artırma yönünde çalışmalar yapan Türkiye mermer sektörü, son yıllarda üretimin artırılması, katma değerli ürün ihracatı ve markalaşma yönündeki faaliyetlere ağırlık veriyor. 2023 yılı hedefleri doğrultusunda ihracatını artırmak isteyen sektör, 2018 yılında küresel pazarda yaşanan ticaret savaşları ve daha sonra başta Çin olmak üzere çeşitli ülkelerde talep düşüşünün yaşanması ile yılı beklentilerin altında kapattı.

Diğer taraftan dönemsel olarak mimarların kullandığı renkler ve taşlarda trendlerin değişmesi de mermer talebinin azalmasına ve dolayısıyla ihracat rakamlarının düşmesine neden oldu. Sektörün ihracat pazarlarındaki kayıpları telafi etmek ve yeni pazarlarla ihracatını artırmak istediğine değinen sektör temsilcileri; hedef ülkeler olan Arjantin, Şili, Almanya, Çin, Hindistan, İngiltere, BAE, Brezilya, Meksika, Kuveyt ve Katar gibi ülkelere ticaret heyetleri ile ziyaretler planlıyor. Temsilciler, ayrıca Türkiye doğal taş sektörünün zenginliği olan desen ve renk çeşitliliği avantajından en iyi şekilde faydalanarak, trendlere uygun mermer üretiminin gerçekleştirilmesi halinde ihracata ivme kazandırılacağını ifade ediyor.

Markalaşma faaliyetlerine ağırlık verilmesi gerekiyor

Mermer, yapısı itibarıyla çok farklı coğrafyalarda kullanılıyor. Kışın sıcak tutma yapısıyla Kanada’da, yazın serin tutma yapısı ile sıcak coğrafyalardaki yapılarda sıklıkla tercih ediliyor. Bu verimliliği yıllar önce fark eden İspanya ve İtalya gibi ülkeler, Türkiye’den aldıkları blok mermerleri işleyip global pazara kendi markalarıyla sunuyor.
Türkiye’nin sahip olduğu mermer rezervi ile küresel ölçekte daha iyi bir konumda yer alması için markalaşmanın kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan sektör temsilcileri, Türkiye’nin mermer kalitesinin sektör tarafından bilindiği, ancak küresel ölçekte de markalaşma ile son kullanıcının marka algısını artırmaya ihtiyacı olduğu tespitinde bulunuyor. Türkiye’nin küresel pazara açılma konusundaki en büyük dayanağının ise fuarlar olduğunu belirten temsilciler, global pazardaki yeri korumak ve üst sıralara çıkmak adına; madenlerin daha fazla işlenip katma değeri yüksek ürünler haline getirilerek, iharacata kanalize edilmesinin önemli olduğunu vurguluyor.

Diğer taraftan Türkiye’de çıkarılan 400 çeşit doğal taşın her biri, proje cinsine göre küresel ölçekte ilgi görüyor. Türkiye’de üretim yapan yaklaşık bin 500 doğal taş ocağı, fabrika ölçeğinde 2 bin kadar tesis, orta ve küçük ölçekli 9 bin atölye faaliyet gösteriyor. Balıkesir, Afyon, Bilecik, Denizli ve Muğla illeri genel üretimin yüzde 65’ini gerçekleştiriyor. Doğal taşın güvenilir ve sağlıklı bir malzeme olması nedeniyle iç tüketimdeki kullanımın yanı sıra Türkiye doğal taşları yurtdışında da önemli miktarda kullanılıyor.

Türkiye’nin uluslararası piyasada en tanınmış mermer çeşitlerini ise Süpren, Elazığ Vişne, Akşehir Siyah, Manyas Beyaz, Bilecik Bej, Kaplan Postu, Denizli Traverten, Ege Bordo, Milas Leylak, Gemlik Diyabaz ve Afyon Şeker oluşturuyor. Kalitesi ve zengin renk seçenekleri ile pazarda fark yaratan Türkiye’nin doğal taşları, globalde önemli merkezlerde seçkin mekanlarında tercih ediliyor. Türkiye’nin her köşesinden çıkan tüm doğal taşlar, ihraç edilme kalitesinde ve ihraç ediliyor.

İstanbul Maden İhracatçıları Birliği’nden edinilen bilgiye göre, 2018 yılında Türkiye, yaklaşık 4.6 milyar dolar değerinde maden ihracatı yaptı. İnşaat sektörünün ana malzemesi olan doğal taş ihracatı ise bir önceki yıla oranla yüzde 6.8’lik düşüşle 1.9 milyar dolar değerinde gerçekleşti.

Doğal taş sektörünün bir önceki yıl maden ihracatındaki payı yüzde 43.7 iken, 2018 yılında bu pay yüzde 41.8’e geriledi. İhracata blok ve işlenmiş doğal taş olarak bakıldığında ise işlenmiş doğal taş ihracatı 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2’lik artışla 953 milyon dolar değerinde gerçekleşirken, blok doğal taş ihracatı ise bir önceki yıla oranla yüzde 14.2’lik düşüşle 955.3 milyon dolar değerinde oldu.

2018 yılında Çin’e yapılan ihracat yüzde 15 azaldı

Türkiye’de 2018 yılında, 3 bin 809 firma doğal taş ihracatı gerçekleştirdi. Global doğal taş pazarının en büyük alıcıları; blokta Çin, işlenmişte ABD oldu. Bu ülkeleri blokta Hindistan, işlenmişte ise Suudi Arabistan izliyor. Türkiye, ürettiği blokların yüzde 90’ını Çin’e ihraç ediyor. Ancak Çin’e yapılan ihracatta son yıllarda miktarda ve değerde düşüş yaşanıyor.

2017 yılında Çin’e yapılan ihracatta bir miktar artış yaşanmasına rağmen, 2018 yılında miktarda yüzde 15, değerde ise yüzde 18’lik düşüş gerçekleşti. Çin, sert taşlar dahil ilk sıralarda Türkiye, Hindistan ve Mısır olmak üzere yılda ortalama 14 milyon ton blok ithalatı yapıyordu. Söz konusu ithalatın 4 milyon tonunu yaptığı Türkiye, miktarda ikinci, değerde birinci sırada yer alıyordu.

Türkiye’nin sıralamada yeri değişmedi, ancak genel alımları düştüğü için ihracat miktarında azalma meydana geldi. Blokta ikinci büyük pazar olan Hindistan’a 2014 ve 2016 yılları arasında yapılan ihracat 200 bin ton civarında iken, 2017 ve 2018 yıllarında 400 bin tona yükseldi ve aynı zamanda değerde de artış yaşandı. Türkiye’nin daha az miktarlarda blok ihracatı yaptığı ülkeler ise İtalya, Mısır, Tayvan, Vietnam ve Endonezya oldu.

Afrika pazarına yönelik ihracatta artış yaşanıyor

Türkiye’nin son beş yılda işlenmiş mermer ihracatı 700 ila 800 bin ton, traverten ihracatı ise 450 ila 550 bin ton arasında değişim gösterdi. Her iki üründe de en büyük pazarı ABD oluşturdu. 2018 yılında bir önceki yıla göre, mermerde miktarda yüzde 6 artış yaşanırken, travertende ise yüzde 1.8’lik bir düşüş yaşandı. Türkiye’nin işlenmiş mermerde ikinci büyük pazarı Suudi Arabistan’a son beş yılda ortalama 250 bin ton civarında ihracat yapıldı.

Travertende ikinci büyük pazar olan Fransa’ya yıllık 70 bin ton civarında ihracat yapılıyor. Global ölçekte yaşanan ekonomik durgunluğa rağmen, son yıllarda özellikle Kuzey Afrika başta olmak üzere Afrika ülkelerine yapılan ihracattaki artış, bu bölgenin gelecekte önemli pazar potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Ayrıca ürüne bağlı olarak Güney Amerika ve Türk cumhuriyetlerinin alternatif pazarlar arasında yer aldığını dile getiren sektör temsilcileri, yakın coğrafyada Ortadoğu ve Körfez bölgesinde son yıllarda yaşanan gelişmelerin, sektörü ebatlı satışlarda olumsuz etkilediğini ve orta vadede bölgenin istikrara kavuşması halinde sektörün ivme kazanacağını dile getiriyor.

Türkiye ekonomisi için maden ocakları da sanayi kuruluşları gibi önem arz ediyor. Bu nedenle sürdürülebilir madencilik için yatırımların gerçekleştirilmesi ve devlet teşviklerinin artırılması büyük önem taşıyor. Ayrıca enerji maliyetlerin artması rekabeti azaltıyor. Madencilik özelinde en önemli maliyetin akaryakıt olduğuna vurgu yapan sektör temsilcileri, akaryakıtta ÖTV’siz kullanımın olması halinde madencilik faaliyetlerinde artış yaşanacağını ve bu durumun ihracata olumlu katkı sağlayacağını aktarıyor. Yeni dönemde bürokratik engellerin kaldırılması ve izin süreçlerinin hızlandırılması ile daha fazla üretim yapılabileceğini söyleyen temsilciler, devletin katma değeri yüksek olan doğal taş sektörünün zaman kaybını asgari düzeylere indirmesinin küresel rekabet şartlarını kolaylaştıracağını kaydediyor.

Dünyanın tek blok mermer fuarı beşinci kez kapılarını açacakDünyanın tek blok mermer fuarı beşinci kez kapılarını açacak

 

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap