21 °C

“Türkiye, mermer potansiyelini yeterince değerlendiremiyor”

Dünyadaki 15 milyar metreküp mermer rezervinin üçte birine sahip Türkiye’nin bu fırsatı değerlendirmesi gerektiğini söyleyen Türk Mermer Maden Vakfı Başkanı Ersoy Erol, “Ülkemizin, potansiyelini keşfedememesi ve rezervlerini yeterince değerlendirmemesi engellerin başında geliyor” dedi.

“Türkiye, mermer potansiyelini yeterince değerlendiremiyor”

Küresel ölçekte dünyada çeşitli renk ve desenlerle yaklaşık 15 milyar metreküp mermer rezervi bulunduğunu söyleyen Türk Mermer Maden Vakfı Başkanı Ersoy Erol, “Türkiye bu zenginliğin yaklaşık üçte birine sahip. Sahip olduğumuz bu yüksek mermer rezerviyle küresel ölçekte daha iyi bir konumda olmayı hedefliyoruz. Tüm bunlara rağmen yine de hedeflediğimiz konuma gelmemizin önünde bazı engeller bulunuyor” dedi.

Türkiye’nin, mermer potansiyelini tam olarak keşfedememesi ve rezervlerini yeterince değerlendirmemesinin engellerin başında geldiğini söyleyen Erol, “Mermer, yapısı itibariyle çok farklı coğrafyalarda kullanılmaya devam ediyor. Kışın sıcak tutan yapısıyla Kanada, yazın serin tutan özelliğiyle Arap coğrafyasındaki yapılarda sıklıkla tercih ediliyor. Bu yüksek verimliliği yıllar önce fark eden İspanya, İtalya gibi ülkeler Türkiye’den ucuza aldıkları blok mermerleri kendileri işleyip markalarıyla küresel pazara satıyor” diye konuştu.

Türkiye’nin küresel pazara açılma konusundaki en büyük dayanağının fuarlar, özellikle İzmir Mermer Fuarı olduğuna dikkat çeken Erol, “Bu fuar, her yıl binlerce katılımcı ve ziyaretçiyle her ülkeden sektör temsilcilerinin buluşma noktası haline geldi. Fuar, ayrıca Türk mermer sektörü temsilcilerinin eksiklerini görmesi ve gidermesi için büyük bir fırsat sunuyor. Küresel pazarlarda rekabet gücümüzün artması için İzmir Mermer Fuarı büyük önem arz ediyor” açıklamasını yaptı.

“90 çeşit madenin 77’si Türkiye’de”

Türkiye'nin küreselde adı geçen 132 ülke arasından maden çeşitliliği bakımından 10’uncu sırada yer aldığını kaydeden Ersoy Erol, “Küresel ölçekte ticareti yapılan 90 çeşit madenden 77’si Türkiye’de mevcut ve bunların 60 maden türünde üretim yapılıyor. Türkiye’de üretim yapan bin 500 doğal taş ocağı, fabrika ölçeğinde faaliyet gösteren 2 bin tesis, orta ve küçük ölçekli 9 bin atölye yer alıyor. Sektörde istihdam edilen kişi sayısı ise 350. Mermer üretiminin yüzde 65’i Balıkesir, Afyon, Bilecik, Denizli ve Muğla’da yapılıyor” dedi.

Doğal taş sektöründe Uzakdoğu pazarında Çin’in, yüzde 60’lık payla Türkiye’nin en büyük ticaret hacmi bulunan ülke olduğuna dikkat çeken Erol, “Daha çok ham olarak aldığı taşı işleyerek küresel pazara sunan Çin, ham doğal taş ithalatında, Türkiye ise ihracatında önde geliyor. Çin’e yönelik toplam ihracatımızın yüzde 56’sı ise doğal taş. Son yıllarda küçülen Ortadoğu pazarı ise petrol fiyatlarındaki artış, siyasi belirsizlikler gibi nedenlerle ihracatımızın olumsuz etkilendiği bölge olarak öne çıkıyor” diye konuştu.

Tüm olumsuz havaya karşın, sektörün ABD’ye yaptığı mermer ihracatında artışın devam ettiğini belirten Erol, şunları söyledi; “Yurtdışı fuarları Türk katılımcılar için verimli geçiyor. Fakat 2018 yılının mermer sektörü açısından pek olumlu geçtiğini söylenemez. Uzun yıllar en büyük alıcı pozisyonunu koruyan Çin, 2018'i durgunlukla geçirdi ve Uzakdoğu ağırlıklı çalışan ocakları olumsuz etkiledi. Bu durum sektörün ocaklar kısmında büyük bir istihdam kaybına yol açtı. Geçen 10 yılda sektörün lokomotifi konumuna yükselen Burdur ve Isparta’daki bej ocaklarının bir kısmı kapandı, bir kısmı da kapasite düşüşüne gitti. Benzer şekilde Bursa ve çevresindeki bej ocakları da kapasite düşürdü.”

“Trendlerin değişmesi bazı mermer türlerine talebi azaltıyor”

Durgunluğun tek sebebinin Çin’deki durumdan kaynaklanmadığını kaydeden Başkan Ersoy Erol, “Mermer bir anlamda da moda işi. Dönemsel olarak mimarların kullandığı renkler ve taşlarda trendler değişiyor. 90’lardan beri globale hakim taş olan bej mermerlerin Amerika’da tercih edilmesi beş yıldır giderek azalıyor. Yine Amerika’da başlayan soğuk ve sade renkli taşların trend olması, yıllar içinde Asya ve Ortadoğu’ya da yayıldı. Neticede 2018 yılında büyük alıcı pazarlarımızdan hem Çin’de hem de Ortadoğu’da bej mermer talebinin çokça daraldığını, buna karşın beyaz ve gri taşların revaçta olduğunu görüyoruz” diye konuştu.

Yaşanan süreci dönüşüm olarak tanımlayan Erol, “Bu dönüşüme ayak uydurmak gerekiyor. Bej ocak sahipleri ve bej mermer işleyen fabrikalar, bu yöndeki faaliyetlerinde küçülmeye gitmeli veya ayakta kalabilmek için fiyatları belli bir seviyenin üzerinde tutmalı. Birleşme yoluna gitmeleri de doğru bir yöntem. Dönüşüm sürecinde talep daralmasının sebebi modanın değişmesi olduğu için üreticiler bej mermerde fiyat indirimine giderek pazarlarını artıramazlar. Talebin düşmesinin sebebi fiyat olmadığı için daha fazla satabilmek adına fiyat indirimine gidilmesi talebi artırmayacak” dedi.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap