"Yapısal değişimlerle ekonomi, ‘maden’ bulabilir"

Madencilik sektörünün, toplam ihracatın 20-30 milyar dolarlık kısmını tek başına karşılayabilecek güçte olduğunu ifade eden TİM Sektörler Konseyi Maden Sektörü Başkanı Rüstem Çetinkaya, gerekli mevzuat düzenlemeleri ve kriterlerin hayata geçmesi halinde büyük bir sıçrama yapılabileceğini söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İmam GÜNEŞ

İnsanlık tarihinin en eski sektörlerinden olan madencilik sektörü, yapısal sorunları aşmak için mücadele etmeye devam ediyor. Ruhsat alma süreci ortalama iki yıl olan sektör, süreç içerisinde 4 ayrı bakanlık ve 16 farklı kurumdan görüş ve izin almak durumunda kalıyor. Madencilik sektörü, bunların yanı sıra çevre karşıtlığı algısıyla da karşı karşıya. Bu koşullar altında ihracata katkı sağlamaya devam eden sektör, geçen yıl yaklaşık 4,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken, bu yıl da 4,5 milyar dolarlık hedefi masaya koydu. Gerekli mevzuat düzenlemeleri ve kriterlerin hayata geçmesi halinde büyük bir sıçrama yapılabileceğine dikkat çeken Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektörler Konseyi Maden Sektörü Başkanı Rüstem Çetinkaya, “Sektörümüze yönelik algıyı yurtiçinde yeniden yapılandırmamız gerekiyor. Sektörümüz, toplam ihracatın 20-30 milyar dolarlık kısmını tek başına karşılayabilecek güçte” diyor.

Altında 6 milyar dolarlık ek potansiyel

Dünyada bulunan 90 maden türünün 77’sinin Türkiye’de olduğunu söyleyen Çetinkaya, “Bu kaynakları gün yüzüne çıkarmanın ve ülke ekonomisine kazandırmanın yolu madencilikten geçiyor. Altın birikimi yapmayı seven bir toplumuz. Türkiye’nin sadece altında yıllık ihtiyacı 200 ton. Dünyada Hindis

tan’dan sonra en fazla altın kullanan ülke konumundayız. Halbuki ülkemizde halihazırda 18 altın madeninde yıllık 42 ton üretim gerçekleşiyor. Kalan 160 ton altın Türkiye’de üretilse 6 milyar dolarlık ekonomik değer ülkemizde kalır” dedi.

Avrupa, madenlerini turizm merkezine çevirdi

Avrupa’nın en büyük ekonomisi Almanya’da bazı maden sahalarının neredeyse şehrin içine konumlandırılmış durumda olduğunu belirten Rüstem Çetinkaya, Avrupa’da madenciliğe bakışı şöyle anlatıyor:

“Maden, ancak bulunduğu yerden çıkarılabilir. Her ülke kendi ekonomisine ciddi katma değer sağlayan bu gerçekliği dışlamak yerine sahipleniyor. Diğer yandan bazı ülkelerde maden sahalarına özel geziler düzenlendiğini görüyoruz. Bu madenler söz konusu ülkelerin turizmde çekim merkezleri haline gelmiş durumda. Madencilik, olumsuz algılardan sıyrılırsa üretim, istihdam ve ihracat anlamında ekonominin en büyük itici gücü olur.”

Mermerden kağıt üretimi başladı

Madenin, binalardan araçlara, tarımdan teknolojiye kadar hayatın her alanında olduğunun altını çizen Rüstem Çetinkaya, Asya’da mermerden kağıt üretimine başlandığı bilgisini verdi. Japonya, Tayvan ve Çin’de mermerden kağıt üretildiğini söyleyen Çetinkaya, “Mermer kağıtların kolay yırtılmayan, sudan etkilenmeyen özelliklere sahip olduğu gibi karbon ayak izlerinin de klasik kağıtlardan yüzde 70 oranında daha az olduğunu söyleyebiliriz. Özetle, dünyanın geleceği de madenlerimizde yatıyor” diye konuştu.