16 °C

“Nitelikli insan gücünün önemi giderek artıyor”

İnsan gücü tanımını aynı paralelde sürekli olarak güncellememiz gerektiğini kaydeden TAYSAD Başkan Yardımcısı Perihan İnci, “Yeni teknolojilere dayalı sanayi üretiminde nitelikli insan gücünün önemi giderek artıyor” dedi.

“Nitelikli insan gücünün önemi giderek artıyor”

Sabiha TOPRAK - Kocaeli

Türkiye’de 450’yi aşkın üyesi ile Türk otomotiv tedarik sanayinin tek temsilcisi olan Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen Yetenek Yönetimi Konferansı’nda, İstanbul’da bir otelde gerçekleştirildi. Konferansta yeni teknolojilerin hızla gündelik hayata girmesiyle nitelikli insan gücünün yeniden tanımlanması konusu mercek altına alındı.

Konferansta alanında uzman insan kaynakları yöneticisi ve sektör profesyonelleri sunumlar yaptı. Konferansın açılış konuşmasını yapan TAYSAD Başkan Yardımcısı Perihan İnci, “Yeni teknolojilere dayalı sanayi üretiminde nitelikli insan gücünün önemi giderek artıyor. Bununla birlikte, yeni ve yıkıcı teknolojilerin hızla gündelik hayatımıza girmesiyle de nitelikli insan gücü tanımını aynı paralelde sürekli olarak güncellememiz gerekiyor” diye konuştu.

Seri üretimin teknoloji sayesinde kolaylaşmasıyla her alanda nitelikli insan iş gücüne daha fazla ihtiyaç duyulacağını belirten İnci, “Fabrikalarda yaygınlaşan dijital transformasyon çalışmaları sonucunda, yaratıcılık gerektiren işler ile yazılım ve programlama alanlarında nitelikli insan gücüne daha fazla ihtiyaç duyulacağı öngörülüyor” ifadelerini kullandı.

Teknik bilgi ihtiyacı artıyor

“Yeni Sanayi Devrimi” ile birlikte işçiden mühendise kadar çalışanların arasındaki ayrımların daha akışkan haline geldiğini ve yetenek yönetimi ile kesintisiz mesleki eğitimin bu noktada önem kazandığını vurgulayan İnci, “İşverenler tarafından çalışanların; bilişim teknolojileri, veri yapıları, veri işleme, sayısal medya ve tasarım gibi konularda teknik bilgi ve beceriye sahip olması istenecektir. Dolayısıyla takım içinde çalışabilme, uzmanlık bilgisi, problem çözme yeteneği ve doğaçlama yapabilme yetileri öne çıkıyor. Bunun yanı sıra disiplinler arası ve üstü işbirliği, soyut ile malzeme arasında bağ kurabilme, veri güvenliği riski hakkında bilgiye sahip olunması, sistemli düşünme yetisi, belirsizlik koşullarında güvenli hareket edebilme ve yeniliğin sağladığı bilgiye yaratıcı bir gözle bakabilme yetilerine gereksinim duyulacak” değerlendirmesinde bulundu.

Kesintisiz meslek içi eğitim önemli

Yaşanacak değişimlerin, şirketlerdeki mevcut ve potansiyel çalışanlar tarafından adaptasyonu ve içselleştirilmesi sürecinin ancak eğitim ile mümkün olacağını ileten İnci, böylece ileri mesleki eğitim kavramı giderek önem kazanacağını söyledi. Farklı düşünen, istenilen bilgi ve beceriye kolayca ulaşabilen, düşünceler arası bağ kurarak sonuçları analiz edebilen kişilerin önem arz ettiğini dile getiren İnci, “İşverenlerin, yeni ufuklar görüp oraya yol alabilen kişileri ortaya çıkararak bu kişileri ellerinde tutması önemli. Bu da ancak, ‘yetenek yönetimi’ kavramının yeniden ele alınarak ‘kesintisiz meslek içi eğitim’ ile entegre edilmesi ile mümkün gözüküyor. Yine sivil toplum kuruluşlarının insan-makine ara yüzleri veya insan-robot işbirliği gibi konularda standartların belirlenmesi için çalışmalar gerçekleştirmesi oldukça önem teşkil ediyor” dedi.

“Küçük bir grup çalışan şirketin ana itici gücüne dönüşebilir”

Doğru İK politikalarının nasıl geliştirileceği üzerine bir sunum gerçekleştiren UNİDA Kurucu Ortağı Saide Kuzeyli ise, araştırmalar az sayıda yeteneğin müthiş fark yaratabildiğine ve ortaya koyulan başarıya, sayılarına göre orantısız katkıları olduğunu işaret etti. Kuzeyli, “Oldukça küçük bir grup çalışan, bir şirketin başarısının ana itici gücüne dönüşebiliyor. Bununla birlikte çoğu işveren yetenekleri belirlemede yeterince hazırlıklı değil, hatta başarısız” açıklamalarında bulundu.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap