Ofis talebi yüzde 30 arttı metrekare kirası 50 dolara çıktı

Plazalara geri dönüş ofis piyasasını hareketlendirdi. İstanbul’da ofis kiralarının metrekare başına aylık 45-50 dolar seviyesine yükseldiğine işaret eden sektör temsilcileri, A sınıfı ofislerde dolulukların yüzde 60’dan yüzde 90’lara çıktığını, ancak arz sıkıntısı ve talebin fiyatları yukarı taşıdığını, hazır projelere de ilginin yüzde 30 arttığını söyledi.

Ofis talebi yüzde 30 arttı metrekare kirası 50 dolara çıktı

Hamide HANGÜL

Ticari gayrimenkul pi­yasası yeniden yükse­lişte. Pandemi süre­cinde boş kalan, hatta bazıları konut, apart otele dönüştürü­len, bazıları da AVM’lere ta­şınan ofis binalarına, şu anda hem yatırımcı hem kullanıcı talebi yaklaşık yüzde 30 art­tı. Özellikle finans, e-ticaret, fintek, teknoloji ve hukuk da­nışmanlık şirketlerinin ilgisi güçlendi. Ancak talep artar­ken, arzın yaklaşık yüzde 40 düşmesi, fiyatları yukarı taşı­dı.

Uluslararası gayrimenkul danışmanlık şirketi Cushman & Wakefield’ın 2025 üçüncü çeyrek raporuna göre, İstan­bul’da prime ticari ofis kirala­rı, geçen yılın aynı dönemine göre dolar bazında yüzde 11 ar­tışla metrekare bazında 50 do­lara yükseldiğine işaret eder­ken, sektör temsilcileri de iki yıl öncesine göre A sınıf ofis kiralarının 30-35 dolar sevi­yesinden 45-50 dolarlara ka­dar yükseldiğini söyledi. Ti­cari gayrimenkuldeki son ge­lişmeleri sektör temsilcileri DÜNYA’ya değerlendirdi.

“Yatırımcı projeye değil, net teslime bakıyor”

Ticari gayri­menkul piya­sasını değer­lendiren Bil­giçler Yapı Yönetim Ku­rulu Üyesi Ali Emre Bilgiç, piyasanın dur­madığını ancak yatırımcı ref­lekslerinin belirgin biçimde değiştiğini söyledi. Yatırımcı­nın bugün, riskten kaçınan ve daha rasyonel kararlar alan bir profile sahip olduğuna dikkati çeken Bilgiç, ticari gayrimen­kulde yeni dönemi şöyle de­ğerlendirdi: “Gayrimenkulde bir durgunluk algısı var, ancak piyasa durmadı.

Yatırımcı ar­tık projeye değil, teslimi net ve hemen kullanılabilir ürüne bakıyor. Kira potansiyeli ve kullanım senaryosu net olan alanlar öne çıkıyor. Son iki yıl­da özellikle hazır ticari alanla­ra olan talepte yüzde 25–30 seviyesinde bir artış görüyo­ruz.” Bu yaklaşımın, hem bi­reysel yatırımcıyı hem de ku­rumsal kullanıcıyı etkilediğini belirten Bilgiç, karar süreçle­rinin geçmişe kıyasla çok daha hızlı ilerlediğine dikkat çekti.

Ticari gayrimenkul matematikle ilerliyor

Konut ve ticari gayrimenkul arasındaki farkın bu dönem­de daha belirgin hale geldiği­ni belirten Bilgiç, “Konut daha çok duygusal kararlarla alınır­ken, ticari gayrimenkul mate­matikle ilerler. Getiri, geri dö­nüş süresi ve kullanım verim­liliği daha net hesaplanabilir. Bugün İstanbul’da ticari gay­rimenkulde brüt kira getirile­ri yüzde 7–9, net getiriler ise yüzde 6–8 bandında. Konut­ta bu oranlar yüzde 3–4 sevi­yelerinde kalıyor.

Geri dönüş süresi ticari gayrimenkulde 11–15 yıl, konutta ise 20–25 yıl seviyesinde” dedi. İstan­bul ofis piyasasında modern ve hazır ofis stokunun sınır­lı olduğuna dikkat çeken Bil­giç, mevcut stokta da ciddi bir eleme yaşandığını söyledi. Bil­giç, “Hazır ve ulaşılabilir ofis sayısı oldukça azaldı. Özellik­le lokasyonu net, altyapısı ta­mamlanmış ve hemen kullanı­labilir ofisler çok daha hızlı ki­ralanıyor ve değer kazanıyor” ifadelerini kullandı.

“Doluluklar yüzde 90’a çıktı”

Tüm Girişimci Emlak Müşa­virleri Derne­ği (TÜGEM) Yönetim Ku­rulu Üyesi ve Ticari Gayri­menkul Uzmanı Nilüfer Kas, pandemiden sonrası hibrit ça­lışmanın yeni bir dengelen­meye girdiğini, iki yıl öncesine göre talebin yüzde 25-30 arttı­ğını söyledi. İstanbul’da üç yıl önce yüzde 60’larda olan A sı­nıf plaza ve ofislerde dolulu­ğun bugün yüzde 90’ları bul­duğuna işaret eden Kas, bu oranın B sınıfında yüzde 75- 80, C’lerde 60-65’lere geldiği­ni açıkladı.

İstanbul’da özel­likle A sınıf ofis stokunun 7,5 ile 8 milyon metrekare ban­dında olduğunu ve bunun yüz­de 70’e yakının Levent -Mas­lak-Ataşehir lokasyonunda yer aldığına işaret eden Kas, kira bedellerinin de ortalama 30-35 dolardan 45-50 dolarla­ra geldiğini, en yüksek kiranın da Levent aksında görüldüğü­nü söyledi. Maslak’ta bir çok plazanın yavaş yavaş eskime­ye yüz tuttuğunu, o nedenle metrekare kiralarının 25-28 dolar, Ataşehir’de 25-30 dolar, E5 aksında 42 dolar, Kağıtha­ne bölgesinde 20-25 dolar bandında olduğuna işaret eden Kas, sözlerini şöyle sür­dürdü: “Yeni ofis üretiminden son üç yıldır yüzde 40’a yakın düşüş var.

Bu da mevcut A sı­nıfı plazalarda kiraları yukarı çekiyor. Arz sıkıntısıyla hem satılık, hem kiralıkta yukarı yönlü gidiş var. Talep son iki yılda yaklaşık yüzde 25-30 gibi arttı, kira bedelleri de 30-35 dolardan 45 dolarlara geldi. Hibrit çalışma ofisi bitirmedi, sadece metrekareleri küçült­tü. Bin metrekarede çalışanlar 600-700 metrekareye geldi, yani yüzde 25 küçülmeye ev­rildi. En fazla kiralama talebi finans, fintek sektörü, tekno­loji firmaları, sağlık, hukuk da­nışmanlık şirketlerinden geli­yor” dedi.

“A sınıfı dolu, boş kalanlar eski ve ulaşımı zor ofisler”

Gayrimenkul uzmanı Esra Bölükbaşı, Türkiye’de ofis piyasasın­da son iki yılda talebin ciddi şekilde toparlandığını, İstan­bul’da doluluk oranlarının yüzde 90’a yaklaştığını, tale­bin ağırlıklı A plus ve ve mo­dern binalarda yoğunlaştığını söyledi.

Kira tarafında dolar bazında daha dengeli ancak yukarı yönlü bir artış olduğu­na işaret eden Bölükbaşı, söz­lerini şöyle sürdürdü: “Prime ofis kiraları yaklaşık 39 dolar­dan 50 dolar seviyesine kadar yükseldi. TL bazında ise kur ve enflasyon etkisiyle çok daha sert artışlar yaşandı ve bazı lo­kasyonlarda yıllık yüzde 70’e varan yükselişler gördük. Tür­kiye’de ofis kiraları son iki yıl­da dolar bazında ortalama yü­ze 25–40 civarında artış gös­terdi. Yani talep güçlü ama maliyetler de ciddi şekilde yükselmiş durumda.”

Ofisler­de boşluk konusuna da deği­nen Bölükbaşı, şöyle devam etti: “Türkiye’de tüm ofisler boş değil; tam tersine A+ ve merkezi ofislerde ciddi dolu­luk var. Boş kalanlar genellikle eski, ulaşımı zor ve yeni çalış­ma düzenine uyum sağlaya­mayan ofisler. Yani piyasada bir ofis fazlasından çok, kalite ayrışması görüyoruz. Bu yüz­den bazı eski ofislerin konuta dönüştürülmesi tartışılıyor.”

“Anadolu Yakası’na kayış sürecek”

İstanbul Gay­rimenkul Ya­tırım geliştir­me yönetim kurulu üyesi Barkın Oflaz, 2021 yılından sonra ofis arzının yaklaşık 7.5 milyon metrekareye ulaşma­sı ve özellikle hibrit ve uzak­tan çalışma modelinin, ofis­lerde boşluk oranını yükselt­tiğini, bu nedenle üreticilerin frene bastığının görüldüğünü söyledi.

Yeni çalışma model­leriyle, güçlü teknik altyapıya sahip, iyi lokasyonda bulunan ve çalışanlara ortak alan kali­tesi sunan üst segment ofisle­re talebin artmasıyla boşluk oranının, görece diğer ofisle­re göre daha düşük seyrettiği­ne işaret eden Oflaz, prime ofislerde brüt kira çarpanının 14–18 yıl bandında olduğunu söyledi. Oflaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “İstanbul’da birin­cil iş alanları denince akıllara Levent-Maslak-Şişli hattı gelir. Bu yılın ilk çeyrek de­ğerleri net olmamakla birlik­te, bu hatta aylık kiraların metrekaresinin 47 dolar sevi­yesinde.

Anadolu yakasında ise son yıllarda yapılan ofis üretiminin Kozyatağı-Ataşe­hir hattına kayarken, bu böl­gedeki aylık kira metrekaresi 30-32 dolar bandında seyre­diyor. Her iki yaka değerlen­dirildiğinde, gelişen metro ağıyla talebin Anadolu yaka­sına kaymasını sürdüreceği ve aralarındaki (Avrupa Ya­kası) fiyat bandının daralaca­ğı öngörülebilir.”

“Yabancı firmalar da tutuyor”

Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç, İstanbul Avrupa Yaka­sı’nda Maslak, Anadolu Yaka­sı’nda Ataşe­hir’in ilgi gördüğünü belirte­rek, “Finans merkezinin oldu­ğu bölgede büyük firmalar, bankalar plazalara geçti” dedi. Kiralamaların daha çok farklı şehirlerden gelen şirketler ve yabancı firmalardan geldiğine işaret eden Araç, kira artışla­rında enflasyon seviyesine işa­ret etti.

“İlana çıkmadan kiralanan ofisler var”

LER Properties Kurucusu Bu­rak Güler, hib­rit çalışma mo­deliyle şirket­lerin, ofisten tamamen vaz­geçmek yerine, daha nitelikli, ulaşımı güçlü ve çalışan deneyi­mini önceleyen ofislere yönel­diğini belirterek, şöyle devam etti: “Piyasa 4–5 yıl öncesine kı­yasla daha yavaş; işlem hacmi­miz yaklaşık yarı seviyesinde olsa da, bu durum kiralamaların durduğu anlamına gelmiyor.

Özellikle doğru lokasyonda, ai­dat–verim dengesi iyi kurulmuş ve hazır dekorasyonlu nitelikli binalarda talep sürüyor; hatta bazı portföylerde ilana çıkma­dan kiralama yapılabildiğini gö­rüyoruz. Buna karşılık eski stoklu, ulaşımı zayıf ve maliyet­leri yüksek ofislerde kiralama süreleri uzuyor. Kira artışları ise önceki yıllardaki sert yükse­lişlerin ardından daha dengeli bir seyir izliyor.”

Kaynak: DÜNYA - İSTANBUL