İştahı artan tedarikçiler yeni bir OSB talep ediyor

Salgın, çip krizi ve hammadde fiyatlarındaki artışa rağmen otomotivciler bu yıldan umutlu. Ağustos izinlerini öne çekerek, çip krizi kaynaklı kayıpları ikinci yarıda telafi etmeyi hedefleyen sektörde, yatırım gündemi de hareketlendi. Hatta tedarikçiler, TAYSAD’dan yeni bir OSB yatırımı için öncülük etmesini istedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Aysel YÜCEL

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Albert Saydam, yeni görevi sonrası ilk basın toplantısını gerçekleştirdi. Saydam’a bu ilk toplantısında koltuğunu devraldığı eski Başkan Alper Kanca da eşlik etti. Tedarikçiler, gündemlerindeki tüm problemlere rağmen bu yıl 2020’ye göre bir iyileşme bekliyor. Ana sanayide çip krizi kaynaklı üretime ara verilmesi sektörü endişelendirse de firmalar bu sorunu aşmak için yıllık izinleri erkene çekti. Ana sanayide olduğu gibi tedarik sanayisinde de çarkların ikinci yarıda hızlanması ve kayıpların telafi edilmesi bekleniyor.

Albert Saydam, iyileşme beklentisinin pandeminin ilk günlerinde söylenen ‘2019’u 2021’de yakalarız’ söyleminden biraz olmasına rağmen yaşanan sorunlar karşısında mevcut tablonun olumlu olduğu vurguladı. Saydam, “Son 3 yılda dünya, Avrupa ve ülkemizde üretim daralmıştı. Bu yıl otomotiv üretiminde 2020 yılına göre ortalama yüzde 13’lük bir küresel büyüme bekleniyor. Bu da 87,2 milyon adetlik bir üretime tekabül ediyor. Avrupa’nın da aynı şekilde yüzde 14 oranında üretimde büyüyeceği ve 19,4 milyon adet üretim gerçekleştireceği tahmin ediliyor. Türkiye ise Avrupa’dan üretim ve satış anlamında pozitif olarak ayrışıyor. Özellikle ağır vasıtadaki artış bizi umutlandırıyor. Çünkü, ağır vasıta demek hareket ve ticaret anlamına geliyor. Tahminlerine göre ülkemizin bu yıl geçtiğimiz yıla göre yüzde 10 büyüyerek 1,1 milyon adetlik üretime imza atması bekleniyor” dedi.

İhracatta hedef yükselttiler

İhracat tarafına bakıldığında otomotivcilerin ocak-mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine oranla gelirlerini (7,6 milyar dolar) yüzde 10,3 artırdığı görülüyor. Tedarik sanayisinin ihracatı ise yüzdesel anlamda daha da fazla. Buna göre, ocak-mart döneminde tedarik sanayisinin ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 17,1 artarak 2,9 milyar dolar seviyesine ulaştı. Saydam, “Biz tedarik sanayisi olarak çeşitli ürünlere ve çeşitli ülkelere ürün verdiğimizden dolayı ana sanayi üreticilerinden daha az etkilenebiliyoruz. Sıçramalarımızı da bu bağlamda daha çok yapabiliyoruz” dedi. Bu yıl tedarik sanayisinin toplam ihracatı 11,5 milyar dolar olarak yukarı yönlü revize edildi. Geçen yıl bu rakam 9.4 milyar dolardı. Ana sanayi ile birlikte 2021’de 31,5 milyar dolarlık ihracata ulaşılarak 2019 yılındaki 32 milyar dolar çizgisine yaklaşılacağı öngörülüyor. Bunda parite ve emtialardaki fiyat artışının da etkisi olacak.

Bu yıl yatırımlar arttı

Albert Saydam, geçen yıla oranla Türkiye’de yatırımların arttığını, tedarikçilerin bu konuda istekli olduğunu açıkladı. Özellikle Ford Otosan’ın tamamen elektrikli Ford Transit Custom’ı ve VW’nin ticari aracı Transporter’e Türkiye’de üretecek olması tedarik sanayisinin yatırım iştahını artırdı. Son dönemdeki yatırımları hatırlatan Albert Saydam, “Pandemiye rağmen bir önce gündemimizde olmayan bir Ford Otosan yatırımı var. Toyota 2 bin 500 işçi almak için çalışmalara başladı. TOSB’da Beyçelik Gestamp, 50 milyon Euroluk bir yatırım kararı aldı. Gestamp yatırımı ayrıca önemli çünkü sadece İspanyol yatırımcının yani yabancı yatırımcının da Türkiye’ye inandığını gösteriyor. Bu sonuca baktığımız zaman otomotiv açısından bir yıl öncesine göre daha olumlu bir tablo olduğunu söylemek lazım” açıklamasını yaptı.

2025'e odaklandılar

Saydam, üyelerinden ‘yeni organize sanayi bölgesi için bir plan yapalım mı? önerisi geldiğini açıklayarak, bunun bile talepteki iştahı anlatmaya yettiğini ifade etti. Saydam, “Herkes şu anda 2025’e odaklanmış durumda. 2022 eşik olacak. Biliyorsunuz 2022’de, yaklaşık 65 tane Avrupa’da elektrikli araç piyasaya sürülecek. O zaman yollardaki değişimi fark edeceğiz. Bir de 2025 ile ilgili emisyon kuralları var. Şu anda firmalarımız, 2025’e hazır olmamız için yeni yerler, yeni yatırımlar yapmamız konusunda TAYSAD’ın liderlik yapmasını istiyor. 2025’e dönmek, 2025 ile ilgili planlarda TAYSAD’ın rolü nedir diye sorgulamak bile esasında hepimize moral veriyor” diye konuştu.

Türkiye’ye yeni yatırım gelebilir

Alper Kanca da otomotivde artan maliyet baskısının, Tasla, Apple gibi devlerle rekabetin zorlaşmasının OEM’ler (ana sanayi) arasında konsolidasyon ve ortak üretimi daha fazla gündeme getirdiğini, bu durumun Ford-VW işbirliğinde olduğu gibi Türkiye’ye yeni yatırımlar çekebileceğini söyledi.

%64’ü yıllık izinleri öne çekecek

Diğer yandan 460’ı aşkın üyesi bulunan TAYSAD, COVID-19 sürecinin ilk anlarından itibaren yapmaya başladığı etki araştırmalarının 9'uncusunu gerçekleştirdi. Buna göre, katılımcı üyelerin yüzde 64’ü uzun süreli duruşlarda yıllık izin uygulaması yapacağını ifade etti. Albert Saydam, “Çünkü, işimiz olmadığı zamanlarda daha çok kısa dönem çalışma uygulanıyordu, bundan dolayı izinlerin birikmesi söz konusuydu. Şu anda birikmiş olan bu yıllık izinleri eriterek ana sanayinin anons ettiği planlara uyuyoruz. temmuz-ağustos bakımlarımızı öne çekiyoruz. Üretim, ağustos ayından itibaren devam edilecek denildiği için biz de yıllık izinlerimizi kullandırmaya başladık. Yıllık izinlerde çalışanlar haklarında kayıp yaşamıyor” dedi. Bununla beraber düşük bir oran da çalışanlarına ücretsiz izin kullandırıyor.

Araştırma kapsamında, tedarik sanayisi temsilcilerine ana sanayiden beklentileri de soruldu. Buna göre, tedarik sanayisinin yüzde 66’sı ana sanayilerin kısa-uzun vadeli planlamalarını paylaşmasını en büyük beklenti olarak görüyor. Abert Saydam, “Çünkü, planlama otomotivde çok önemli. Duruş ve kalkışlar yerine orta hızda bir üretim yapmak bizim açımızdan kritik. Örneğin, bir hafta önce Ford Otosan’ın duyurduğu duruş kararı bizim için biraz sürpriz oldu. Tabii ki, durum Ford Otosan için de artık yönetilemez durumdaydı ki böyle bir karar almak zorunda kaldılar. Bu sadece Ford Otosan özelinde değil, diğer tüm üreticilerin ani duruş veya başlangıç kararları bizleri zorluyor. TOSB’da bazı fabrikalar sadece bir şirkete çalışıyorlar” diye konuştu. Üyelerin yüzde 55’i ana sanayinin ani duruş kararlarından dolayı cirolarında düşüş yaşayacağı tahmin ediyor. Bu düşüşün de yüzde 1-10 arasında gerçekleşeceği yaygın olarak tahmin ediliyor. Öte yandan, tedarik sanayisi temsilcilerinin yüzde 25’i ise ani duruş kararlarından ötürü cirolarında artış yaşayacağını kaydediyor.

Konsolidasyonlar kaçınılmaz olacak

McKinsey ve CLEPA’nın geçtiğimiz günlerde açıkladığı otomotiv tedarikçileri nabız kontrol anketine göre; otomotiv tedarikçileri gelecek beş yılda bir konsolidasyon bekliyor. Türkiye'de ilk kez DÜNYA'da yayınlanan bu anketin sonuçlarını değerlendiren Albert Saydam, “Artık tek bir parça üreterek kalıcı rekabet üstünlüğü sağlamak mümkün değil. Sizin modüller ya da komponentler, sistemler üretmeniz lazım. Ve o sistemlerin bir elektrik çipi olması lazım, içinde bir yazılımı olması lazım. Bunu da tek başına yapmanız mümkün değil. Bunu; konununuz haricindeki tedarikçilerle iş birliği, birliktelikler geliştirerek, yapmak durumundasınız. Bu bakımdan bi yandan birleşmeler olacak bir de tamamen konsolidasyon. Biz de her ne kadar ‘küçük olsun benim olsun’ mantığı hakim olsa da şu andaki yeni dünya düzeni bu değerlerin kaçınılmaz olduğunu gösterecek” dedi.

“Çin’in çelik kararı fiyatları yukarı çekecek”

Çin’in geçen hafta açıkladığı çelik ihracatını kıstlamaya yönelik kararını değerlendiren Alper Kanca, “Kısa vadede bizim için olumlu. Türkiye gibi çelik üretimi bol olan ülkeler fazla ihracat gerçekleştirecek. Ancak Çin'in çok aktif ihracatı desteklememesi ile beraber, fiyatlar da yukarı çıkacak. Arz talepte de sıkıntılar yaşanacak. Bu dün yoktu, bugün olacak. Öyle gözüküyor. Pandemi döneminde dünyanın oturmuş olan taşları oynamaya başladı. Bunların da etkilerini biz her gün görüyoruz. Ne yazık ki bu küresel gelişmeler öyle beklenmedik yerlerden geliyor ki, bazen 'B planı' sizin üstesinden geleceğiniz bir şey olmuyor. Çelik hammaddesi kullanan bir şirketi yönetiyorum.; dün böyle bir derdim yoktu, bugün böyle bir derdim var. Şimdi düşünüyorum ne yapacağım, çıkacak sorunları nasıl çözeceğim diye" açıklamasını yaptı.

“Ana sanayi indirim istememeli”

Tedarik sanayicilerinin, ana sanayicilerden en büyük beklentilerinden biri 2021 indirim taleplerinden vazgeçilmesi. TAYSAD'ın son anketine göre, üyelerin yüzde 64,8 gibi önemli bir kısmı yaşanan gelişmelerden, maruz kaldıkları verimlilik ve kapasite kayıplarından dolayı ana sanayinin bu yılki indirim taleplerinden vazgeçmesi gerektiğini ifade ediyor.