Kearney: Devlet desteği azalınca elektrikli araçların satışları düşüyor

Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney, elektrikli araçlar sektörünün durumu ve geleceğine dair beklentileri içeren bir rapor yayınladı. Yeni gelişen endüstrilerin kritik eşiği geçebilmesi için devlet desteğine ihtiyaç olduğunun vurgulandığı rapora göre; kısa menzil, yüksek fiyat ve sınırlı seçenek, elektrikli araçların yaygınlaşmamasının önündeki en önemli engeller.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Uluslararası danışmanlık şirketi Kearney, elektrikli araçlar sektörünün durumu ve geleceğine dair beklentileri içeren bir rapor yayınladı.

Rapora göre elektrikli araçlar henüz otomotiv endüstrisinin küçük bir kısmını oluşturuyor. Elektrikli araçların küresel otomotiv satışlarındaki payı henüz yüzde 5’e ulaşamadı. Türkiye’de ise elektrikli ve hibrit araçların pazar payı yüzde 3.4’le sınırlı kaldı. Dünyanın en büyük pazarı ABD’de elektrikli araçlar toplam otomobil üretiminin sadece yüzde 1.5’ini oluşturuyor.

Kearney uzmanlarının değerlendirmesine göre elektrikli araç satışlarının kritik eşiği aşabilmesi için tüketicilerin finansal ve günlük kullanım açısından bu araçları edinmenin mantıklı olduğuna dair ikna edilmeleri şart. Bunun için öncelikle elektrikli araçların evde ve işte kolayca şarj edilebilmeleri gerekiyor.

Ölçek ekonomisi eksikliği

Rapora göre, Tüketicilerin elektrikli araç edinme konusunda tereddüt yaşamasının en önemli nedeni, bu araçların ortalama menzilinin 450 kilometre ile sınırlı olması. Üstelik elektrikli araçların tek şarjla kat edebileceği mesafe, soğuk havalarda daha da kısalıyor.
Elektrikli araçların daha az tercih edilmesinin ikinci önemli nedeni ise fiyatlar. Elektrikli araçların yüksek fiyattan satılmasının arkasında ölçek ekonomisinin oluşturulamaması yatıyor. Yüksek sayılarla üretime geçilememesinin yol açtığı birim başına yüksek maliyet, bu araçların yüksek fiyatlarla satılmasına yol açıyor.

Devlet desteğine hala ihtiyaç var

Yeni gelişen endüstrilerin kritik eşiği geçebilmek için devlet desteğine ihtiyaç duyduğu belirtilen raporda, elektrikli araçların sadece çalışanlara ve tüketicilere fayda sağlamadığı; havayı temizlediği ve karbon salımını azalttığı için küresel ısınmanın yavaşlatılması ve çevrenin korunmasını da sağladığı kaydedildi.

Kearney uzmanlarına göre, elektrikli araçları tüketici açısından daha tercih edilir kılmanın bir yolu da seçenek sayısını arttırmak. Ucuzdan pahalıya, büyükten küçüğe, arazi için olanından şehir içi versiyonuna pek çok model seçeneğinin bulunması, elektrikli araçların yaygınlaşabilmesi için büyük önem taşıyor.

"Vergi teşvikleri fiyatları düşürür"

Rapora göre, elektrikli araçların yaygınlaşması için devlete düşen önemli sorumluluklar da var. Bunların başında vergi teşvikleriyle fiyatın azaltılması geliyor. Yerel yönetimlere ve enerji şirketlerine yönelik destekler de, Kearney uzmanlarına göre altyapının gelişmesini sağlayacağı için önem taşıyor. Rapora göre devletlere düşen bir başka görev, otoparklar ve trafikte bazı avantajlar sağlayarak elektrikli araçların cazibesini artırmak.

Salgın döneminde destekler sürmeli

Kearney uzmanlarına göre, COVID-19 salgınından çıkış dönemi, teşviklerden vazgeçilerek elektrikli araç üreticilerinin kendi ayakları üzerinde durmalarını beklemek için pek doğru bir zaman değil.

Halihazırda sağlanan tüm desteklere rağmen elektrikli araçların maliyetinin konvansiyonel araçlardan hala çok yüksek olduğuna dikkat çeken Kearney Türkiye Direktörü Onur Okutur, “Buna rağmen elektrikli araçların, bireysel alıcılar için ağırlıklı olarak tüketici hassasiyetinden, kurumsal alıcılar açısından ise karbon nötr yaklaşımından ötürü tercih edildiğini söyleyebiliriz. Fosil yakıtlı muadillerine göre pahalı olduğu halde bu araçları almayı tercih edenleri caydırabilecek adımlar atmamakta fayda var.” dedi.

"Devlet destekleri vergi teşvikinden ibaret değil"

Kearney raporunda, elektrikli araçlara yönelik devlet desteklerinin vergi teşviklerinden ibaret olmadığı, farklı desteklere de ihtiyaç duyulduğu belirtildi. Bunlardan biri, yerleşim bölgelerinde şarj altyapısının oluşturulması. Bu kapsamda, yeni yerleşim bölgelerinde şarj altyapısının oluşturulmasının yasal bir zorunluluk haline getirilebileceği belirtildi. Bir diğer seçenek olarak, şarj altyapısının oluşturulmasına yönelik düşük faizli kredilerin sağlanması. Elektrik dağıtım şirketlerinin çeşitli desteklerle, ücretsiz veya kar marjı konulmayan şarj istasyonlarının inşaatı konusunda cesaretlendirilmesinin faydalı olacağını kaydeden Onur Okutur, başta EPDK olmak üzere kamu kurumlarının gerekli düzenlemeler için çalışmalarını sürdürdüğünü vurguladı.

Destekler, fiyatı azaltmaya yönelik Ar-Ge çalışmalarına yöneltilmeli

Elektrikli araçların gelişiminin önündeki en büyük engellerden biri, halihazırda yüksek gelir gruplarına yönelik üretiliyor olması. Bunun nedeni, pil ve diğer bazı kritik ekipmanların yüksek maliyeti. Elektrikli araçların menzilini artırmanın maliyet üzerinde aşağı yönlü bir etki doğurmayabileceğine dikkat çeken Kearney uzmanları, devlet desteklerinin fiyatı azaltmaya yönelik Ar-Ge çalışmalarına yöneltilmesi gereğini belirtti. Raporda, “Elektrikli araçlarda en maliyetli kısım pil olduğu için devlet destekleri özellikle bu alandaki çalışmaları hedeflemeli” denildi.