Otomotivci yıkıcı dönüşüme karşı özel teşvik istiyor

Elektrikli otomobil alanında dünyadaki dönüşüme dikkat çeken OİB Başkanı Baran Çelik, Türk otomotiv endüstrisinin dönüşümü kaçırması halinde yaklaşık yüzde 60 olan yerlilik oranının yüzde 20’lere kadar gerileyebileceği uyarısında bulundu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Esra ÖZARFAT

BURSA - Pandemi dünya otomotiv endüstrisindeki dönüşümü hızlandırdı. Artan çevre hassasiyetleri ve Sınırda Karbon Düzenlemesi ile devletler daha çevreci araç üretme hedefine odaklandı. 2025 yılında hibrit otomobillerin payının dizeli geçmesi bekleniyor. 2030’da en çok üretilecek araç tipi elektrikli olacak. Türkiye otomotiv endüstrisinin en önemli pazarı olan Avrupa Birliği ülkelerinde bu yılın ilk yarısında elektrikli otomobil satışları yüzde 130, Plug-in Hibrit yüzde 214, hibrit otomobil satışları ise yüzde 149 arttı. Elektrikli araçların pazar payı yüzde 7 olurken dizel otomobillerin payı yüzde 22’ye geriledi. 2025’te küresel araç satışının yüzde 17’sinin elektrikli olacağı öngörülüyor. Dünyada yaşanan bu hızlı dönüşümün risk ve avantajlarını değerlendiren Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Başkanı Baran Çelik, Türk otomotiv endüstrisinde yüzde 60’a yakın olan yerlilik oranının yüzde 20 ila 30’lara düşme riski bulunduğunu söyledi.

Elektrikli araç dönüşümü kapsamında daha fazla çip, otomasyon, yazılım, otonom teknolojilerin gündemde olduğuna işaret eden Çelik, “Yerli olan bir çok ürün bunların içinde yok ama olmamız gerekiyor. Yeni teşvik düzenlemeleri, hamle programı gibi girişimler var ama çok daha özel ve yaygınlaştırılmış teşviklere ihtiyaç olacak gibi görünüyor. Otomobillerde kullanılacak yeni nesil parçaların üretimi ve otomobil teknolojileri yazılımı alanında yatırım yapmak isteyen girişimcilere özel teşvik verilmeli. Örneğin batarya cooling gibi yeni çıkan ürünler var ve Türkiye’de yatırımı yok. Kısacası yıkıcı bir dönüşüm var. Bazı ürünler yok olurken yeni ürünler sıfırdan ortaya çıkıyor. Yarış yeniden başlıyor. Avantaj da barındırıyor. İthal etmeyerek ve üreterek buradan avantaj elde ederek de çıkabiliriz” diye konuştu. Elektrikli araç alanında bugüne kadar yatırım planlamayan Rusya’nın dahi yeni bir düzenlemeyle elektrikli araç dönüşümüne 8 milyar dolarlık kaynak ayırdığını vurgulayan Baran Çelik, 2024 yılına kadar Rusya’da en an 25 bin elektrikli aracın üretileceğini, Avrupa’da da 2030 yılında 30 milyon aracın elektrikli olmasının öngörüldüğünü bildirdi. Çelik, dünyada hidrojenle elektrik motorunun beslenmesi üzerine de çalışmaların sürdürüldüğünü anlattı.

Pazar, potansiyelinin altında kalacak

ÖTV’de matrah güncellemesinin enflasyon olduğu sürece her yıl yapılması gerektiğini dile getiren Çelik, “Yapılması gerekendi ve aslında geç kalındı. Ancak arz yeterince oluşmadı. Şu an araç olsa satılacak ancak ne ithal ne de yerli araba olmadığı için pazar, potansiyelinin altında kalacak” değerlendirmesini yaptı. Navlun maliyetlerinin ihracata etkisine de değinen Baran Çelik, şunları söyledi: “İhracat rakamlarımızın iyi olmasının iki sebebi var. Biri fiyatların yükselmesi, diğeri de özellikle uzak ülkelerde oluşan yüksek navlun maliyetleri nedeniyle yakın coğrafyanın rotayı Türkiye’ye çevirmesi. Bu iki etken ağustos ayındaki yüzde 51’lik artışı tek başına taşıyabildi. Fiyatlar geri gelmeye başlarsa ihracatı da geriye çeker. Bu noktada hedef sıfır ithalat değil, yüksek katma değerli ihracat olmalı. Navlun maliyetleri nedeniyle Amerika ihracatında sorun yaşayan birçok ihracatçımız var.”

Çip krizi ihracat hedefinde temel belirleyici olacak

Ağustos ayı ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 57 artışla 2,4 milyar dolar oldu. Yılın ilk sekiz ayında ihracatını yüzde 29 artıran sektör, 18,8 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaştı. Yılsonu hedefini 30 milyar dolar olarak açıkladıklarını hatırlatan Baran Çelik, şu değerlendirmeyi yaptı: “OİB olarak 2021 yılı ihracat hedefimizi belirlerken çip sorununun bu kadar büyüyeceğini öngörmemiştik. Çip sorunu ihracattaki toparlanmanın önünde en büyük engel olarak duruyor. Yılın geri kalanında da çip krizinin durumu 2021 yılı ihracat hedefinde temel belirleyici olacak. 2022’nin ilk yarısında da aynı sorunla karşı karşıya kalacağız gibi görünüyor.”

Üretim kaybı 7 milyon adedi aşacak

Yeni nesil araçlarda ortalama bir araçta 1.500’e kadar çıkan sayıda çip kullanılıyor. Elektrikli araçlarda bu sayı daha da artıyor. OİB Başkanı Çelik, çip krizi nedeniyle dünya motorlu araç üretimindeki kaybın 7 milyon adedi aşmasının beklendiğini kaydetti. Normalleşmenin ancak 2022 yılı ortalarında hatta 2023 yılı başlarında gerçekleşeceğine yönelik tahminler yapıldığını belirten Çelik, pandemi öncesi üretim ve pazar rakamlarına ulaşmanın 3 yılı bulabileceğini ifade etti. Öte yandan bugüne kadar Uzakdoğu ülkeleri ve özellikle Tayvan’a bağımlı olan batı ülkeleri hızla yarı ileten çip yatırımlarına başladılar. Avrupa Birliği, 2030 yılına gelindiğinde dünya yarı-iletken çip üretiminden yüzde 20 pay almayı hedefliyor. Bosch Almanya’da otomotiv endüstrisi için çip üretim tesisini devreye aldı ve projeye 1 milyar Euro ayırdı. ABD yarı iletken çip üretimini artırmak için 50 milyar dolarlık bir bütçe ayırdı.

Sorun Türkiye’deki ana sanayileri de durdurdu

Çip tedarikinde yaşanan sorunlar nedeniyle Oyak Renault Mart ayında üretime 1 hafta ara verdi. Tofaş 19 Mart-5 Nisan tarihleri arasında, Ford Otosan 3-9 Nisan tarihlerinde, Ford Gölcük Fabrikası 19 Nisan-7 Haziran, Eskişehir Motor Fabrikası 31 Mayıs-14 Haziran, Eskişehir Kamyon Fabrikası 31 Mayıs-17 Haziran tarihlerinde üretime ara verdi. Japonya ve Kuzey Amerika’da da üretimi durdurmaya giden Toyota, Türkiye’de de 20 Ağustos-5 Eylül arasında üretime ara verdi.