Otomotivin kaderini iç pazar belirleyecek

Üretim rakamları geriye doğru revize edilirken, ihracatçılar da hedeflerini gözden geçirdi. Sektör küreselde yaşanan daralmanın iç pazar satışlarını artırarak rahatlatılabileceğini, bunun için de hurda teşvikinin kalıcı olmasını ve ÖTV düzenlemesi yapılmasını istedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

BURSA - Türkiye’nin ihracatının itici gücü olan otomotiv endüstrisi COVID- 19 salgınından en fazla etkilenen sektörlerin başında yer aldı. Öyle ki endüstri ihracatın lokomotifi, Türkiye’nin ihracat şampiyonu sektörü nisan ayında pandemi nedeniyle ana ve tedarik endüstrisinin üretime büyük ölçüde ara vermesiyle yüzde 77 gerileme yaşadı. DÜNYA Gazetesi Bursa Bölge Temsilcisi Ömer Faruk Çiftçi, Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Baran Çelik ile bir araya gelerek Türkiye’nin üretim ve ihracatında önemli yer tutan otomotiv endüstrisinin geleceğini, salgın ekonomisinin sektöre etkilerini değerlendirdi. 32 milyar dolar olan ihracat hedefinin yılsonunda yüzde 20 ila 30 arasında bir daralmayla karşı karşıya kalacağına dikkat çeken OİB Başkanı Çelik, “Bu da 6-7 milyar dolarlık bir daralma anlamına geliyor. 6-7 milyar dolarlık eksik iş üretiminin bir de iç pazar etkisi var. Etkilenmeler olacaktır. Bunun ne oranda olacağını ise haziran ayındaki rakamlar gösterecek. Haziran, biraz daha normalleşmenin artacağı, pazarda telafi talebinin doğup doğmayacağını göreceğimiz bir ay olacak. Bu noktada finansal enstrümanlar önemli ve birçok noktada da geliştirildi” dedi.

Sektör olarak beklentilerini de açıklayan Çelik, şunları söyledi, “Yeni dönemde Merkez bankası kaynaklı olan Eximbank kredilerinde 3 ay, Eximbank’ın kendi kaynağı olan kredilerse 6 ay ertelendi. Erteleme olması kısa vadede bir destek. Finansman alanında TL ve reeskont kredilerini açtılar. Kısa Çalışma Ödeneği firmaların yüzebilmesi için çok yararlı oldu. Sektörümüz yüzde 90 oranında dahil oldu. Beklentimiz haziranın ortasından itibaren en azından bir üç ay daha uzatılması. Dış pazarın bu kadar düştüğü bir dönemde en azından iç pazarı canlandırabilecek tedbirler alınmasını bekliyoruz. Tüketicinin araca ulaşımını kolaylaştırabilecek kalıcı bir ÖTV düzenlemesi ve aynı zamanda da hurda teşvikinin kalıcı hale getirilmesi, 20 yaş üzeri araçların doğrudan hurda sayılması iç pazarı canlandıracaktır. İç pazardaki canlanma bizi ihracatta daha rekabetçi hale getirecektir.”

Toparlanma hazirandan sonra artış eğilimine girecek

OİB Başkanı Baran Çelik, mart ayında ihracatta yüzde 28, nisan ayında ise tüm fabrikaların kapalı olması nedeniyle yüzde 77’lik gerileme yaşandığını, ancak tüm dünyada yaşanan gerilemeyi Türkiye ihracatı açısından “kayıp” olarak değerlendirmenin doğru olmayacağını söyledi. Çelik, “Yüzde 77’lik bir daralma aslında ihracat açısından baktığımızda bugüne kadarki en büyük ihracat daralması. Ama özel bir durum var. Talebin kısılmasının sebebi insanların eve kapanması. Bir çok üründe bu yaşandı ama otomobil biraz daha ulaşılması daha zor ve pahalı bir ürün olduğu için çok daha fazla etkilendi. Öte yandan pek çok sektörde benzer düşüşler yaşandı. Bunu kalıcı bir kriz olarak görmüyorum. Telafisi olacaktır. Belki 6 aya yayılır, belki de önümüzdeki yıla yayılır. Dünyada 94 milyon adet olan 2018 üretimi 2019’da yaklaşık 90 milyon oldu. Bu yıl da yaklaşık 80 milyon adet üretileceği öngörülürken, 70-75 milyonlar konuşuluyor. Dramatik olarak bu kadar düşüş en son 2008-2009 krizinde olmuştu. O zaman dahi bu kadar değildi. Global olarak tüm sektörler etkilendi. Bu süreçle birlikte bir yaş daha büyüdük. Salgın karşısında dünya çaresiz kaldı” diye konuştu. Fabrikaların 27 Nisan itibariyle açılmaya başladığını belirten Baran Çelik, ancak talebin azlığı ve COVID-19 sebebiyle alınan fiziki önlemler nedeniyle mayıs ayında düşük tempoda bir çalışma olacağını bildirdi. Rakamların da mayıs ayından itibaren toparlanmaya başlayacağını aktaran Baran Çelik, Haziran ayından sonra ise görece daha hızlı bir toparlanma beklediklerini ifade etti. Geçmiş rakamlara ulaşabilmek için pandeminin etkisini kaybetmesi, önlemlerin gevşetilmesi ve pazarda talebin canlanması gerektiğini anlatan Çelik, yılın son çeyreğine kadar bunun mümkün görünmediğini vurguladı.

Çelik ayrıca, toplu taşımadan bireysel ulaşıma doğru bir miktar hareketlenme olma potansiyeli olduğuna dikkat çekerek, "Bu sektörümüz açısından gerek sıfır, gerekse ikinci el araçların satışında bir pazar yaratabilir” dedi.

Tedarik rotası Türkiye’ye dönebilir

Avrupalı otomotiv üreticilerinin, salgının başladığı yer olan Çin’e tedarik anlamında bağlı kalmanın doğruluğunu tartışmaya başladıklarını vurgulayan Çelik, “Avrupa’da pandemi yokken dahi işlerimiz yavaşlamaya başlamıştı. Çünkü bütün tedarik kanalları Çin’e adres gösteriyordu. Bundan sonra belirli bir oranda rotanın Türkiye’ye doğru dönmesi muhtemeldir. Çünkü lojistik yakınlık daha önemli hale geldi. Ülkeler kendi kendilerine yetme noktasındaki eksiklerini gördüler. Üretebildiklerini üretip, yapamadıklarını da en yakından tedarik etme yoluna gidecek. Bundan dolayı biz özellikle Uzakdoğu’ya karşı avantajlıyız diye düşünüyorum” değerlendirmesini yaptı. Tüm ürünlerin üretim maliyetlerinin COVID-19’a karşı alınan önlemler nedeniyle artacağının altını çizen Baran Çelik, “Bu sadece bizde değil, rakiplerimiz olan ülke veya pazarlarda da artacak. Bunun rekabette geride kalacağımız bir duruma neden olacağını düşünmüyorum. Avantaj dahi sağlayabilir" dedi.

Avrupa'ya ihracat yüzde 81 geriledi

Otomotiv endüstrisi nisan ayında yüzde 77 düşüşle 596 milyon dolar ihracat yaptı. Ana ihracat pazarı AB ülkelerine ise düşüş yüzde 81 oldu. Ocak-nisan dönemi otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 27 düşüşle 7,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Endüstrinin Türkiye ihracatından aldığı pay ise yüzde 6,6 olarak gerçekleşti.

Nisan ayında binek otomobil ihracatı yüzde 86 azalarak 132 milyon dolar, tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 63 azalarak 342 milyon dolar olurken, eşya taşımaya mahsus motorlu taşıtlar ihracatı yüzde 91,5 azalarak 40 milyon dolar, otobüs-minibüs-midibüs ihracatı yüzde 68,5 azalarak 53,5 milyon dolar oldu. Endüstrinin en büyük pazarı olan Almanya’ya nisanda yüzde 70 gerilemeyle 110 milyon dolarlık ihracat yapıldı. İkinci büyük pazar İtalya da yüzde 79 gerilemeyle 50 milyon dolarda kaldı. Fransa’ya yönelik ihracat da yüzde 82 gerileyerek 48 milyon dolar olarak gerçekleşti.