Tedarikçide ‘tahammül’ kalmadı

Hızla yükselen hammadde fiyatlarını müşterilere yansıtan otomotiv tedarik sanayicileri, aylardır bu alacaklarını tahsil edemiyor. TAYSAD Başkanı Albert Saydam, “Sözleşmeye rağmen çeşitli bahanelerle bu ödemeler sürekli öteleniyor. Durum, tahammül sınırını aştı” diyor. Tedarikçiler, bu durumun üretimi aksatmasından endişe ediyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Aysel YÜCEL

Otomotiv tedarik sanayicileri, aylardır büyük müşterilerden bazı alacaklarını tahsil edemiyor. Konu geçen hafta yapılan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Otomotiv Tedarik Sanayii Meclis Toplantısı’nın en önemli gündemlerinden biri oldu.

DÜNYA’nın edindiği bilgiye göre, yaklaşık 40 firma temsilcisinin katıldığı bu toplantıda konteyner krizi ve hammadde tedarikinde yaşanan sıkıntılar konuşuldu. Firmaların en önemli sorunlarından biri maliyet artışlarını 9 aydır müşterilere yansıtamıyor olmaları… Sektör temsilcileri, hammadde kaynaklı ek maliyet yükünün katlanılamaz boyuta geldiğini dile getirerek, fiyat artışlarına direnen büyük müşterilerin elini taşın altına koyması gerektiğini, aksi halde üretim zincirinin sekteye uğrayabileceğini savunuyor.

Pandemiyle birlikte tüm dünyada sac, metal, plastik bakır, alüminyum ve PVC gibi hammaddelerde sanayicilerin deyimi ile ‘anormal’ artışlar yaşanıyor. Hammadde fiyatları son bir yılda birçok üründe yüzde 100’ün üzerinde zamlandı. Bazı ürünlerde bu oran yüzde 130’a dayandı. En düşük zam oranı ise yüzde 30. Tedarik sanayisinde ürünlerin yaklaşık yüzde 50 ila yüzde 70’ini hammaddeler oluşturuyor. Dolaysıyla hammadde fiyatlarındaki artış sektörün maliyetlerini önemli oranda etkiliyor.

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Albert Saydam, önceliklerinin maliyetler değil, üretimin devamı olduğunu hatırlatarak, ancak yaşanan maliyet artışlarının sektörde dayanılmaz noktaya geldiğini dile getirdi. Ana sanayi firmaları ile yaptıkları sözleşme kapsamında bu maliyet artışlarını müşteriye yansıttıklarını ifade eden Saydam, ancak hem yurt içindeki hem yurt dışındaki OEM’lerin bu fiyat farkını ödememek için direndiğini söyledi. Tedarikçiler, bu ek maliyeti ürüne göre değişmekle birlikte yüzde 15 ila yüzde 70 oranında fiyatlara yansıttı. Saydam, “Büyük müşterilerimiz, ‘Bu konu geçicidir, fiyatları hemen güncellemeyelim. Zaten satışlarda da düşüşler var’ gibi açıklamalarla bu tip taleplerimizi geciktiriyorlar. Geciktirmenin bedeli büyük oluyor. Tahammül sınırını aştı” dedi. Saydam’ın verdiği bilgiye göre sadece OEM’ler (ana üretici) değil, büyük tedarikçi firmalar da benzer bir tutum sergiliyor.

“Hepimiz aynı gemideyiz, birbirimize destek olmalıyız”

Ana sanayi firmalarından yapılan sözleşmelerin gerekliliklerini yerine getirme konusunda hassas davranmalarını beklediklerini ifade eden Saydam, “Hepimiz aynı gemideyiz, birbirimize destek olmalıyız. Sözleşmelere uyum konusunda hassasiyet göstermeliyiz. Bizim TAYSAD olarak bu konudaki çıkış noktamız kim daha çok bağırıyor, kimin daha çok ihtiyacı olduğu değil. Sözleşmelerin hatırlatılması oluyor” şeklinde konuştu.

“Maliyet artışları tolere edilecek gibi değil”

Müşterilerin ‘bilgisayarda güncelleme yapamıyoruz’ ya da ‘ Merkezden teyit gelmedi’ gibi çeşitli bahanelerle bu sözleşmelerin gerekliliklerini geçiştirmemesi gerektiğini savunan Saydam, şöyle devam etti: “En kısa zamanda müşterilerimizin sözleşmenin gerekliliklerinin yerine getirmesini bekliyoruz. Biz hep tedarik zincirinin bir halkalar zinciri olduğunu ve her halkanın gücünü bir sonraki halkaya aktarması veya gücümüzü bir halka olarak korumamız gerektiğini düşünüyorum. Bu halkanın kopmaması lazım. Yüzde 3-5’lik maliyet artışları tolere edilebilir ancak bu yüksek miktarları karşılamamız mümkün değil. Halka koptuğu zaman bunun sonuçlarını tüm sektör yaşar. Bu konuda hassas davranmamız lazım.”

Albert Saydam, bu konuda müşterileri olan büyük tedarikçilere daha büyük görevler düştüğüne dikkat çekerek, “Genellikle bu tip durumlarda, ana sanayi tarafında zam konusunu sözleşmelerle belirlenmiş oluyor zaten. Ana sanayinin sadece sözleşmeleri yerine getirmek konusunda hızlı davranması gerekiyor. Fakat, diğer ikincil tedarikçilerle daha yakından çalışıp bu sorunları bu konuda bu güncellemelerin daha çabuk yapılması gerekiyor” dedi.

“Temmuzda rekor da, %50 daralma da şaşırtmaz”

Uzun süredir çip krizi ile mücadele eden otomotiv sanayisinde ihracat, yılın ilk 5 ayında ihracat, baz etkisi ile geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 37 artarak 12 milyar dolar olmuştu. Bu rakamın yaklaşık 5 milyar dolarını da tedarik sanayisi gerçekleştirmişti. TAYSAD Başkanı Albert Saydam, önümüzdeki aylara yönelik tahminlerde bulunmanın hiç olmadığı kadar zorlaştığını vurgulayarak, “2021’de belirsizlik hep gündemde olacak. Temmuz ayında bir üretim ya da ihracat rekoru kırarsak hiç şaşırmam. Ancak temmuzda yarı yarıya düşüş olsa da aynı şekilde hiç şaşırmam. Çünkü pandemi ve çip krizinin de etkisiyle çok farklı, DNA’mızda olmayan bir dönem yaşıyoruz. Eskiden 1 saat duruşu bile çok zor telaffuz ederdik. Şu anda 1 aylık hatta 2 aylık duruşları konuşmaya başladık. Bu belirsizlikte bir de birbirimizin sırtına aşırı yüklenmemiz ciddi sorunlar yaratabilir” diye konuştu.

"Tüm sanayi zarar görebilir!"

Kanca Dövme Çelik Yönetim Kurulu Başkanı Alper Kanca, hammadde firmalarına ödenen fiyat artışlarını ocak ayından bu yana müşterilerden temin edemediklerini ve durumun tüm otomotiv sanayisine zarar vermesinden endişe duyduğunu dile getirdi. Aynı zamanda TOBB Otomotiv Tedarik Sanayi Meclis Başkanı olan Kanca, sektörün bu konuda yaşadığı sıkıntıları şöyle özetledi: “Aylardır sac, çelik, plastik gibi birçok hammaddenin temininde ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Mesaimizin, enerjimizin ciddi bir kısmı yeterli hammadde bulmak, konteyner temin etmek, gemi bulmak için harcıyoruz. Hammadde üreticileri bu sıkışıklık sebebiyle hem fiyatlarını anormal artırdı hem de ödeme şartlarını değiştirdiler. Daha kısa vadeli, sıkça da peşin alımlar yapmaya mecbur kaldık. Biz üretim durmasın diye bu sıkıntılara katlanırken bazı müşterilerimiz hammadde firmalarına ödediğimiz fiyat artışlarını ocak ayından beri bizlere vermemekte ısrar ediyorlar. Bazı büyük müşteriler, ‘hammaddelerde artış gerçekten var mı yok mu, ne kadar?’ diye araştırma yaparak zaten 3-4 ay geçirdiler. Şimdi de ‘yarısını versek, çeyreğini sene sonuna kaydırsak’ şeklinde yaklaşımları var. Gelen zamları parça üreticisi firmalara ödememek tedarik zincirini fazla zorlamak demek. Tedarik zinciri, bu yanlış uygulamalar sebebi ile kırılır, kopar, sonra da tüm sanayi bundan zarar görür diye endişe ediyorum.”