15 °C

“Raylı sistemlerde 50 milyar dolarlık yatırım planlanıyor”

Türkiye’de demiryolları ve raylı ulaşım sistemlerinin geliştirilmesine öncelik verildiğini ifade eden Raylı Ulaştırma Sistemleri ve Sanayicileri Derneği (RAYDER) Yönetim Kurulu Başkanı Emel Sarıkaya, bu alandaki çalışmaların bir devlet politikası olarak kabul edildiğini belirtti.

“Raylı sistemlerde 50 milyar dolarlık yatırım planlanıyor”

Raylı sistemlerde teşvik yasalarının desteğiyle altyapı ve sektörel yatırımların artarak devam ettiğine işaret eden RAYDER Yönetim Kurulu Başkanı Emel Sarıkaya, “Bu politikalar doğrultusunda, Türkiye’de demiryolları ile yük ve yolcu taşımacılığı, hızlı tren ve belediyelerin metro/tramvay araç ihtiyaçlarını karşılayacak raylı sistemler için 2023 yılına kadar yaklaşık 50 milyar dolarlık yatırım yapılması planlanıyor. Raylı sistemlerde son zamanlarda görülen hareketlenme, önemli gelişmeler olacağının ve sektörel ivmelenmenin yukarı doğru yöneldiğinin göstergesi. Artık kendi tramvayını, metrosunu üretmiş, milli trenini ve hatta hızlı trenini üretme çabasına girmiş bir Türkiye’den söz ediyoruz. Tüm bu çabalar yan sanayiyi de geliştiriyor ve ekonomiye katkı sağlıyor” dedi.

12 bin kilometrelik hızlı tren hattı projesi, yolcu ve yük taşımacılığı için ulusal demiryolu ağı projesi, 350 bin ve üzeri nüfusa sahip şehirler için planlanan tramvay, LRV ve metro sistemleri, hat otomasyonu ve sinyalizasyon çalışmalarıyla pazarın büyüyeceğine işaret eden Sarıkaya, şöyle devam etti: “Şehir içi raylı sistem işletmeciliği Türkiye’de henüz 11 ilde yapılmakta iken, 17 il için daha raylı sistem yatırımları onaylandı, proje çalışmaları başladı. TCDD tarafından son 11 yılda 7.7 milyar dolarlık bir yatırım yapıldı ve 2023’e kadar toplam 50 milyar dolarlık bir yatırım öngörülüyor. 2023’e kadar hedef; 3 bin 500 kilometre YHT, 8 bin 500 kilometre hızlı tren ve bin kilometre standart hat yapımı dahil toplam 25 bin kilometreye ulaşmak. 2023 yılına kadar demiryolunun yolcu taşımacılığındaki payının yüzde 10, yük taşımacılığındaki payının ise yüzde 15’in üzerine çıkarılması hedefleniyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bu yıl sonuna kadar raylı sistem ağını 450 kilometreye çıkarmayı hedefliyor. Dokuz yıllık bütçesi olan 60 milyar liranın 35 milyar lirasını ulaşım giderlerine ayırdı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, raylı sistemlerde yerli araç ve ekipman kullanılmasına yönelik çalışmalarına da hız veriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, hızla raylı sistem ağını genişletiyor, İzban ve İzmir metro hatları ile toplu ulaşım yolculuğunun yüzde 35’i raylı sistem ile yapılıyor. Yılda ortalama 200 milyon kişi taşıyor, hedef 500 milyon kişi taşımak. Bursa Büyükşehir Belediyesi, yerli üretim tramvay ve LRV alımları ile Bursa’da raylı sistemler ile taşımacılığı artırmayı hedefliyor. Diğer büyükşehir belediyelerinde de yatırımlar hızla devam ediyor.”

“Türkiye, demiryolu ekipman üreticileri için bir yatırım merkezi”

Raylı sistemlerde en önemli konulardan birinin yerli üretim olduğunu söyleyen Sarıkaya, “Yerli üretimin teşvik edilmesi ile ihaleler incelendiğinde, araç fiyatlarında kayda değer bir düşüş olduğu gözlenecek. Cari açığı kapatmak, döviz çıkışını engellemek için bu oldukça önemli. Yabancı yatırımcıların da Türkiye’ye yatırım yapmasını sağlayacak. İhalelerde yer alan yüzde 51 yerlilik oranı da bu ülkede üretim ve yatırım yapıldığının bir göstergesi. İhalelerde yasal mecburiyet ve denetim ile yerlilik oranlarında bu kademelere çıkılması, sektördeki firmaların da iştahını artıracak ve gelişmelerini sağlayacak. Yaklaşık 1.8 trilyon dolar olan global raylı sistem pazarında, Türkiye de artık raylı sistem teknolojisine sahip ve üretim yapabilen bir ülke olarak tanınacak” diye konuştu.

Öte yandan ihalelerde getirilen yüzde 51 yerlilik oranına karşılık, yerli sanayinin güçlendirilmesi için öncelikle yerli üretici tanımının yapılmasına işaret eden Sarıkaya, “Yerli sanayimizi güçlendirmemiz gerekiyor. Aksi halde Ar-Ge yapmak, teknoloji geliştirmek mümkün değil. Türkiye sanayisinin kalite ve üretim açısından bir sorunu yok. Stratejik bir bölgedeyiz. Ortadoğu-Kuzey Afrika ve Avrupa’ya yönelik projeler geliştirmek isteyen demiryolu ekipman üreticileri için bir yatırım merkeziyiz. Bu nedenle yabancılar burada ortaklık kurmak istiyor. Bu noktada yerli üreticinin korunabilmesi için ‘yerli üretici’ tarifinin yapılması, sermaye yapısında Türk firmaların ağırlığının olması şartı getirilmesi gerekiyor. Demiryolu sektöründe faaliyet gösteren yerli sanayimizin gelişmesi açısından RAYDER, bu hedeflere uygun stratejiler ve politikalar oluşturuyor; altyapı, sinyalizasyon, araç üretimi yapan sanayimizin günümüz uluslararası koşullarına paralel gelişmesi için çalışmalar yapıyor” diye konuştu.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap