Enflasyona karşı tarımsal üretime destek talebi

Demirtaş, "Yapılması gereken ilk iş, ülke içinde tarımsal üretimi teşvik etmeye yönelik yerli kaynakları artırmak, aracı zincirini kısaltırken üreticinin pazara ulaşmasını sağlayacak kooperatifleri desteklemek, tarımsal girdilerde ve ürünlerde ithalatı kısıtlayacak önlemleri almaktır." dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Türkiye Ziraatçılar Derneği Genel Başkanı Hüseyin Demirtaş, artan gıda fiyatları ve enflasyonla mücadele için ülke içinde tarımsal üretimin teşvik edilmesi, kooperatiflerin desteklenmesi, tarımsal girdilerde ve ürünlerde ithalatı kısıtlayacak önlemler alınması gerektiğini belirtti.

Demirtaş, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'de enflasyonun en büyük sorumlusu olarak öteden beri gıda sektörünün gösterildiğini ifade etti.

Gıda sektörünün ham maddesini tarım ürünleri oluşturduğu için tarım üreticilerinin fiyat artışlarından sorumlu zannedildiğini belirten Demirtaş, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Oysa durum tam tersidir. Gıda maddeleri ile tarım ürünlerinin üretici fiyatları arasında üretici fiyatları aleyhine önemli bir fark vardır. Enflasyonun yükselmesinde önemli rol oynayan gıda fiyatlarındaki artıştan en çok kar sağlayan kesim ise aracılardır.

Merkez Bankasının enflasyon raporuna göre, gıda enflasyonu tarımdaki yapısal sorunlardan kaynaklanmaktadır. 2018’in ilk yarısında işlenmemiş gıda fiyatları enflasyonu, 2018’in ikinci çeyreğinde önceki çeyreğe göre 16,9 puan yükselerek yüzde 23,2’ye ulaşmış bulunmaktadır. Bunun sonucunda 2018 sonu gıda enflasyonu tahminini de yüzde 7’den yüzde 13’e yükseltilmiş, bu durumun yıl sonu tüketici enflasyon tahmini güncellemesine 1,4 puan etki yapacağı belirlenmiştir.

Tüm bu sürecin piyasaya yansıması ise "gıda enflasyonu" adı verilen bir olgunun giderek yaygınlaşması ile gerçekleşmektedir. Gıda ürünlerinin fiyatları yukarıda anlatılan kartelleşme süreci sonucunda giderek artmakta, patates, limon, kuru soğan ve elma gibi depolanabilir ürünlerde kimi zaman yapay olarak arz açığı yaratılmakta bu da ani ve hızlı fiyat artışlarına yol açmaktadır."

Demirtaş, tüketiciye yansıma bu şekilde olurken, ürünlerini giderek daha düşük gelir getirecek şekilde satmak zorunda kalan tarım üreticilerinin, giderek gelirlerinin daha büyük bölümünü girdilere ayırmak zorunda kaldığını belirtti. Hüseyin Demirtaş, bunun sonucunda, gıda ürünlerini tüketenler tek yönlü bir dezavantajla karşılaşırken tarım üreticilerinin iki yönden gelen baskı altında kaldığını ifade etti.

Dövizdeki dalgalanmaya bağlı olarak ithal girdilerindeki fiyat artışı ve bunun ürün fiyatlarına yansıtılamamasının üreticiyi altından kalkamayacağı bir borç sarmalının içine soktuğunu vurgulayan Demirtaş, şu önerilerde bulundu:

"Tüketicinin enflasyon nedeniyle başı ağrırken tarımsal üretici "çift taraflı migren ağrıları" çekmektedir.

Bu kısır döngüden çıkabilmek için yapılması gereken ilk iş, ülke içinde tarımsal üretimi teşvik etmeye yönelik yerli kaynakları artırmak, aracı zincirini kısaltırken üreticinin pazara ulaşmasını sağlayacak kooperatifleri desteklemek, tarımsal girdilerde ve ürünlerde ithalatı kısıtlayacak önlemleri almaktır.

Bu durum geçici olarak bazı gıda fiyatlarında artışı getirse bile orta ve uzun vadede tarımsal üretimin yeniden canlanmasını ve gıda fiyatlarının denetlenebilir hale gelmesini sağlayacaktır."

Bu konularda ilginizi çekebilir