Kuru üzümde üretici 16.5 lira talep ediyor

Sultaniye çekirdeksiz kuru üzümde yeni sezon başlamasına rağmen fiyatı halen açıklanmadı. Üreticiler, kuraklığın etkisiyle rekolte kaybının yaşandığını belirterek, girdi maliyetlerinde yüzde 30 ile yüzde 150 arasında değişen artışlar nedeniyle kilogram fiyatının en az 16,5 lira olmasını talep ediyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Mehmet Hanifi GÜLEL

Çekirdeksiz kuru üzümde yeni sezonun başlamasına rağmen üreticiler Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından açıklanacak fiyatı bekliyor. Geçen yıl 9 numara Sultaniye çekirdeksiz kuru üzümün kilogramı 12,5 lira açıklanırken bu sene çiftçiler, girdi maliyetlerinde yüzde 30 ile 150 arasında değişen artışlar nedeniyle kilogram fiyatının en az 16,5 lira talep ediyor. Sultaniye çekirdeksiz kuru üzümde yeni ihracat sezonu dün başladı. Bu yıl don, dolu, sel ve yüksek sıcaklıklardan üzüm rekoltesinin olumsuz etkilendiğini kaydeden Salihli Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç, bölgedeki rekolte kaybının yüzde 20-30 civarında olduğunu söyledi. Girdi maliyetlerinin çok yükseldiğini belirten Yalvaç, “2020-2021 yılında kullanmış olduğumuz gübre, ilaç, elektrik ve mazot gibi girdi maliyetlerinde yüzde 30 ile 150 arasında değişen artışlar yaşandı. Çiftçi kayıt sisteminde üzüm bağları olan 8 oda başkanıyla 2 gün süren toplantıda üzüm konusunu ayrıntılı şekilde ele aldık. Birim fiyatlarını ve rekolteyi ortaya koyduk. Yaptığımız hesaba göre 9 numara Sultaniye kuru üzüm için 16.5 liranın ancak bizi kurtardığını belirledik” dedi. Bu yılın 1 Ocak -30 Ağustos döneminde çekirdeksiz kuru üzüm ihracatı 131.5 tona karşılık 253.1 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Üretimin %85’i ihraç ediliyor

Doğal afetlerden dolayı üzümdeki eski rekoltenin bulunmadığını ifade eden Yalvaç, kuraklıktan dolayı üzümde şeker oranlarının biraz düşük geldiğini ve bunun da kiloya yansıdığını belirtti. Salihli ovasında 110 bin dekarda Sultaniye üzümünün bulunduğunu ve hasadın tamamının kurutulduğunu aktaran Yalvaç, “Mahsulün hepsini kuruturuz. Bu dönemde çok sıcaktan dolayı ürünlerimiz çabuk kuruyor ve şıra oranları (şeker) az olduğu için de kiloya yansıyor. Bu da rekolteyi etkiliyor. Bu durum da kuraklık ve susuzluktan kaynaklanıyor. Buradaki ürünün yüzde 85’i ihraç ediliyor. Yüzde 15’i de iç pazarda satılıyor. Kendi gözlemlerimiz sonucunda bizdeki rekolte kaybı yüzde 20- 30 civarında. 2019 yılı 1 Eylül’den 2020 yılı 31 Temmuz’a kadar olan sezonda 230 bin ton ihraç edildi. Bu yıl ise aynı dönemde 201 bin ton ihraç ettik. İhracatta ABD, İngiltere, İtalya, Fransa gibi AB ülkelerine yapılıyor. En büyük eksiğimiz Türk halkına kuru üzümü sevdiremedik. Sağlık bakımından çok faydalı olmasına rağmen halkımıza bunu sevdiremedik” diye konuştu.

Öte yandan gelecekte yaşanılabilecek kuraklığın etkilerini azaltmak için ovalarda kapalı sulama sistemlerin yapılması gerektiğine vurgu yapan Yalvaç, “Salma sulama olmaması gerekiyor. Sadece Demirköprü Barajı 1.2 milyon dekar araziyi suluyor. Ama kapalı devre sistemi olsa bu barajlardan 40-50 yıl daha faydalanabiliriz” açıklamasında bulundu.

Kilosu yaklaşık 2 dolara ihraç ediliyor

Son yılarda çiftçilerin bilinçlenmesiyle eskiye oranla artık ilaç kalıntılarının kalmadığına dikkat çeken Yalvaç, artık çiftçilerin ihracatçı kurumlardan gelen bilgilerle ilacını zamanında ve doğru attığını vurguladı. Üretimde dünyada birinci sırada yer aldıklarını ama ihracata bakınca yeterince güçlü olmadıklarını dile getiren Cem Yalvaç, “Bu durum biz aşan bir durum. Ama muhakkak muhakkak Türk üzümünün özellikle Manisa üzümünün Uzakdoğu ve Afrika ülkelerine de pazarlanması gerekiyor. Sadece ABD ev AB ülkelerine değil, diğer ülkelerde bunun tanıtılması gerekiyor. Bizim üzümlerde kalıntı ve insan sağlığına zararlı herhangi bir şey yok. Türk üzümünün markalaştırılması gerekiyor. 1.85 ile 2 dolar civarında ihraç ediliyor. Farklı pazarlarla talebi artırarak daha yüksek fiyata satılması gerekiyor” dedi.