Mısır üretimi 'suları' tüketti İç Anadolu’da obruklar arttı

Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattının yapımı obruk tehlikesini yeniden gündeme getirdi. İç Anadolu’nun önemli borsalarından Eskişehir’in başkanı Ömer Zeydan, “Mısır üretimi yer altı sularını tüketti, obruk tehlikesi arttı” diye konuştu.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Ayşe KAYTAN UÇAK

Eskişehir Ticaret Borsası Başkanı Ömer Zeydan, bölgede mısır üretiminden kaynaklı oluşan yer altı sularının azalması ve obruk (çukur yer) oluşumu tehlikesine dikkat çekti. Zeydan, çiftçinin yüksek gelir elde etmesi ve ziraatının daha kolay olması nedeniyle mısır üretimine yöneldiğini ancak mısır üretiminin toprak ve yer altı sularına zarar verdiğini söyledi. Eskişehir’de mısır gibi çok su tüketen ürünlerin yetiştirilmesinin obruk oluşumunu tetiklediğine işaret eden Zeydan, “Yer altı su seviyesi giderek düşüyor. Daha önce 15 ila 30 metreden su çıkarken, şimdi bu 200 ila 240 metre arasına düştü. Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde tıpkı Konya’da olduğu gibi obruklar oluşmaya başladı” diye konuştu.

Eskişehir’de buğday yerine çiftçinin artık mısır ve ayçiçeği gibi ürünleri ekmeye başladığını dile getiren Ömer Zeydan, 2018’de 137 bin ton olan buğday üretiminin, 2019’da 105 bin tona düştüğünü, buğdaydaki kalitesizlik nedeniyle Türkiye’nin geçen yıl 6 milyon ton buğday ithal ettiğini belirtti. “Buğday üretiminde tehlike çanları çalıyor. Siyasi otorite bir an önce önlem almalı” diyen Zeydan, Eskişehir’de buğday ekiminde yüzde 23 oranında düşüş yaşandığına dikkat çekti.

“Buğdaydaki çeşit, sorun yaratıyor”

Eskişehir Ticaret Borsası’na 2019 yılına kadar 123 çeşit ekmeklik buğday, 8 çeşit makarnalık buğday olmak üzere toplamda 131 çeşit buğday getirildiğini aktaran Zeydan, konuyla ilgili şunları söyledi: “Kalite ve verim bakımından birbirinden farkı olmayan bu kadar çeşidin ekilmesi çiftçi açısından kafa karışıklığı yaratıyor. Fazla çeşidin diğer bir dezavantajı ise depolama açısından sorun teşkil etmesidir. Sanayici ise hammadde temini konusunda sorun yaşıyor. Örneğin bir ay yakaladığı üretim standardını bir dahaki ay yakalayamıyor. Buğdayların sertlik dereceleri de farklı olduğu için enerji sarfiyatı ve üretim maliyetleri artıyor. Dolayı çeşit fazlalığı sorun yaratıyor.”

“Çiftçi buğday üretiminden vazgeçiyor. Ya ekmiyor ya da başka bir ürün ekiyor” diyen Zeydan, çiftçinin üretime teşvik edilmesi için devletin bazı düzenlemelerine ihtiyaç olduğunu vurguladı. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin alım fiyatlarını erken açıklaması gerektiğini kaydeden Zeydan, şöyle devam etti: “Geçtiğimiz yıllarda üretici fiyatların açıklanmaması nedeniyle buğday üretiminden vazgeçmişti. Ancak bu yıl bu sıkıntı giderildi ve fiyatlar mayıs ayında açıklandı. Bu sürekli hale getirilmeli. Ayrıca, buğday üreticisi de tıpkı pancar da olduğu gibi avanslarla desteklenmeli. Desteklemeler üretim sırasında çiftçiye verilmeli.”

Zeydan ayrıca, Türkiye’nin yıllık buğday üretim miktarının ortalama 20 milyon ton, tüketim miktarının ise 17,5 milyon ton olduğunu belirterek, rakamlara bakıldığında buğday üretimi ihtiyacı karşılarken, 6 milyon ton kaliteli buğday ithal edildiğini dile getirdi.