Pamukta artan rekolte de üreticiyi memnun etmeyecek

Ege Bölgesi’nde 2019-2020 sezonunda pamuk üretiminin yüzde 15 artışla 218 bin tona yükseleceği tahmin ediliyor. Fakat son aylarda fiyatlarda meydana gelen düşüş ve prim miktarının hala açıklanmamış olması üreticinin sevinmesini engelliyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Ahmet USMAN

Çin ve ABD arasındaki ticaret savaşları nedeniyle pamuk fiyatları gerileyince, Ege’de pamuk rekoltesinin artacak olması da sektörü sevindirmedi. Mayıs ayında 11.37 TL’ye kadar yükselen fiyat, geçen ay 8.82 TL’ye kadar geriledi, dün de İzmir Ticaret Borsası’nda 9.70 TL’den işlem gördü. 2019/20 sezonu Ege Bölgesi rekolte tahmin raporuna göre ekim alanları daralsa da verimdeki artışa paralel olarak geçen sene 188.6 bin ton olan Ege’deki mahlıç pamuk rekoltesi, bu yıl 218 bin ton olacak.

İzmir Ticaret Borsası (İTB) koordinatörlüğünde, Ege İhracatçı Birlikleri, Söke Ticaret Borsası, Aydın Ticaret Borsası ve Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bölümü tarafından yapılan çalışmaya göre bir önceki sezona göre Ege’de pamuk ekim alanları yüzde 6,3 azalarak 113 bin hektara düştü. Ortalama kütlü veriminin dekarda 496 kilogram olması bekleniyor. Buna göre kütlü pamuk üretimi de 560 bin ton olacak. Yeni sezonda çırçır randıman oranın yüzde 39 olacak ve mahlıç pamuk üretimi 218 bin ton olarak gerçekleşecek.

Verimdeki artışın etkisiyle rekoltenin bir miktar artmasının kimseyi yanıltmaması gerektiğine dikkat çeken İTB Meclis Başkanı Barış Kocagöz, “Bugünkü piyasa şartlarını üretici ekim zamanında görseydi tahmin ettiğimiz rekoltenin yüzde 30 gerisiyle karşı karşıya kalırdık. Bu kadar ürün ekilmezdi. Mahlıç pamukta üreticinin maliyeti 12 TL, ürünün fiyatı ise 9.70 TL. Arada 2.3 TL fark var. Şu an üretici bu sattığı fiyattan zarar ediyor. Bu fiyatlar burada kalırsa, büyümezse ya da Tarım Bakanlığı bir an önce bu aradaki farkı kapatıp, üreticiyi bir nebze de olsa kara geçirecek destekleme fiyatı açıklamazsa bizim rekoltemiz gelecek sene en az yüzde 30 aşağı düşecektir. Bu yılki rakamlar kimseyi aldatmasın” dedi.

Doğu ve Güneydoğu’da rekoltede kayıp yaşanıyor

Türkiye genelinde rekolte tahminlerinin henüz yapılmadığını hatırlatan Kocagöz, “Ama aldığımız duyumlar Doğu ve Güneydoğu’da bu sene kötü sonuçların geldiği, hastalık ve zararlılar nedeniyle verimlerin çok iyi olmadığı yönünde. O yüzden Türkiye rekoltesi anlamında geçtiğimiz yılı aşacağımızı söyleyemiyoruz. Bu yıl geç de kaldı. Türkiye resmi bir ay kadar sonra ortaya çıkacaktır ama iyi görünmüyor” diye konuştu. Pamuğun gümrüksüz olarak Türkiye’ye giren bir ürün olduğuna dikkat çeken Kocagöz, “Dünya fiyatları da aşağı yukarı bizim seviyemizde. Hasat zamanına göre 50 kuruş aşağı yukarı olabiliyor. Ama fiyat düşüşünün nedeni ticaret savaşları. ABD’de, Çin’e pamuk ihraç edemeyince fiyat düşüyor ve Türk üreticisi bu fiyatlarla rekabet etmek zorunda kalıyor. ABD başkanı üreticiyi korumak için pamuğa 16 milyar dolarlık destek paketi açıklayabiliyor. Böyle olunca kendi üreticisini koruyor ama onun fiyatlarıyla biz kırbaçlanmış oluyoruz. Pamuk üreticisi bir kriz döneminden geçiyor. Üreticimizi destekleyemezsek 10 yılda adım adım 1 milyon tona yaklaştırdığımız pamuk üretimimiz bir yılda yerle bir olacak” ifadesini kullandı.

Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Nuri Uz, üreticilerden ve çırçırcılardan daha temiz pamuk beklediklerini anlatarak, bu nedenle 1.5 milyon ton ithalatın yapıldığı bir ortamda 10-15 bin tonluk Ege pamuğunun bir sonraki senede devredildiğine dikkat çekti. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Bolca ise Ege’de bu sezon zararlılar ve hastalıktan dolayı pamukta fazla verim kaybı olmadığını belirtti.

“Primler, bir an önce açıklansın”

İTB Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Bülent Uçak da dünya pamuk ticaretinde olağanüstü günler yaşandığını dile getirerek, “Türkiye’deki olumsuz piyasa koşulları ve ABD-Çin arasındaki ticaret savaşı neticesinde fiyatlar hızla geriledi. Bu durumun üreticimizi pamuk dışındaki alternatif ürünlere yöneltmesinden büyük endişe duyuyoruz. Çiftçimiz pamuk üretmek için adeta direniyor. Buna rağmen 2002 yılında bölgemizde toplam 62 bin olan pamuk üretici sayısı 20 binlere geriledi. Devletimiz tarafından kütlü pamuğa verilen prim destekleri sürdürülebilir pamuk üretimi için hayati öneme sahip. Birçok sorunla mücadele etmekte olan pamuk üreticilerimizin önünü görebilmesi ve üretimin devam etmesi amacıyla fark ödemesi desteği kapsamındaki prim desteklerinin içinde bulunulan sezonun şartları göz önünde bulundurularak biran önce açıklanmasını bekliyoruz.”