Tarlalarda Çin rüzgarı esiyor

Tarım emtialarının fiyatı son 1 yıl içinde yüzde 70 ve yılbaşından bu yana yüzde 19 yükseldi. Çin’in alımları ve arz sıkışıklığı nedeniyle yılın geri kalanında bu eğilimin sürmesi bekleniyor ancak fiyatlarda baskı yaratabilecek faktör de bulunuyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Evrim KÜÇÜK

Dünya büyük endişelere yol açan koronavirüs salgınıyla boğuşurken, küresel tahıl fiyatları 2020'de benzeri görülmemiş fiyat artışlarından birine şahit oldu. Belirsizlik ve ekonomik çöküş nedeniyle bazı önemli emtia ürünlerinde talep, üretimin aldığı darbe nedeniyle düştü. Ancak küresel tarım sektörü, diğer emtialara göre farklı bir yörüngede ilerledi ve ilk şoku atlattıktan sonra hem pandeminin yarattığı kaygılar hem de Çin'in tahıl avına çıkmasıyla ciddi bir talep artışı yaşadı. Bu eğilimin yılın geri kalanında sürmesi bekleniyor. Uzmanlara göre tahıl fiyatlarında bundan sonra Çin’in talebi, hava koşulları, kaynak milliyetçiliği ve arz sıkışıklığı gibi faktörler belirleyici olacak.

Tarım emtialarının fiyatı son 1 yıl içinde yüzde 70 ve yılbaşından bu yana yüzde 19 yükseldi. FAO Gıda Fiyat Endeksi, aralıksız 10 aydır yükselişte ve son 7 yılın zirvesini test etti. Bitkisel yağ fiyatları son 10 yılın en yüksek seviyelerinde geziniyor. Vadeli işlemlerde fiyatlar arz endişelerinin azalmasıyla geçen hafta gerileme gösterse de, mısır fiyatları Mart 2013'ten bu yana ve soya fasulyesi vadeli işlemleri Ekim 2012'den bu yana en yüksek seviyelere yakın seyrediyor. Buğday fiyatları da 8 yılın zirvesine yakın hareket ediyor. Birçok uluslararası kurum ve kuruluşun raporlarında yer alan beklentilere göre tahıl fiyatlarındaki artışın devam etmesi bekleniyor. Ancak fiyatlarda baskı yaratabilecek riskler de var. Yılın geri kalanında tahıl fiyatlarını etkileyebilecek faktörlere bakıldığında yine Çin’in önemli rol üstlendiği görülüyor.

Talep devam ediyor

Son aylarda tahıl fiyatlarındaki yükseliş talep odaklı ve sürücü koltuğunda da Çin oturuyor. Çin'in yüklü tahıl alımları, ülkenin domuz üretimindeki toparlanmadan ve stok oluşturma çabalarından kaynaklanıyor. Çin'in 2021'deki mısır ithalatının rekor düzeyde artarak 24 milyon ton olması beklenirken, buğday ithalatının 25 yılın en yüksek seviyesi olan 10 milyon tonu bulacağı tahmin ediliyor. Ülke, 2020-21 döneminde yıllık yüzde 13.4 artışla 100 milyon tonun üzerinde soya fasulyesi alımı yapacak. Piyasalar, Çin'in bu hızla olmasa da alımlarının süreceğini düşünüyor. Ancak, 2021-22'de Çin'in ne kadar tahıla ihtiyaç duyacağı konusunda belirsizlik var. Ülkede hayvanları etkileyecek bir salgının bir anda ithalatını düşürme riski göz ardı edilmiyor. Gıda ve Tarım Örgütü'nün kıdemli ekonomisti Abdolreza Abassian, "Çin'in önemli bir ithalatçı olarak kalma potansiyeli büyük olsa da, Çin'in 2020'de olduğu kadar tahıl satın alması pek olası değil" diyor. Çin Tarım Bakanlığı 2021-22 sezonunda mısır üretiminin geçen yıla göre yüzde 4.3 artışla 271,81 milyon ton olmasını, mısır ithalatının 20 milyon tona inmesinin beklendiğini açıkladı.

Hava koşulları izleniyor

Hava koşulları, 2021'de ileriye dönük tahıl fiyat hareketinde en önemli faktör olarak görülüyor. Brezilya ve Arjantin'de kuraklık nedeniyle mısır arzının azalması bekleniyor. ABD'deki hava durumu da, ülke mısır ve soya fasulyesinin ekildiği ilkbahar ekim sezonuna girilmesinden bu yana yakından izleniyor. Özellikle mısır, değişken hava şartlarına oldukça duyarlı ve fiyatlar kuraklık ya da havanın soğumasından hemen etkileniyor. Uzun vadede ABD’de kuraklık endişesi yaşanıyor. Bu arada mevcut yüksek fiyatların ABD çiftçilerini devam eden ilkbahar ekiminde daha fazla mısır ve soya fasulyesi ekmeye teşvik etmiş olabileceği belirtiliyor ancak buna ilişkin verilerin haziran ayında netlik kazanacağı belirtiliyor.

Gıda milliyetçiliği azalıyor

Pandemi, gıda güvenliğine yönelik tehditler ortaya çıkardı ve ticaret politikalarında değişime yol açtı. Bazı ülkeler ekonomik nedenlerle ve yurt içi gıda enflasyonunu durdurmak için ihracatı sınırlandırdı veya ihracat vergileri uyguladı. İthalatçılar ise arzın daralabileceği veya fiyatların artabileceği korkusuyla ihtiyaçların ötesinde stok tutmaya başladı. Şimdiye kadar Ukrayna, Rusya, Arjantin ve AB gibi birçok büyük tahıl ihraç eden ülke ihracatlarına belirli kısıtlamalar getirdi. Ancak kısıtlamaların gevşediği görülüyor. Bbu önlemlerin tahıl fiyatlarını desteklemede pek bir rolü olmadığını belirten analistler, gıda milliyetçiliğini şu anda tahıl fiyatlarını en az etkileyen faktörler arasında gösteriyor.

Arz sıkıntısına dikkat

ABD Tarım Bakanlığı (USDA) verilerine göre küresel tahıl stokları 2020-21'de küçülürken küresel tahıl tüketiminin arttığı görülüyor. Dünyanın en büyük tahıl tedarikçisi olan ABD, 2020-21 için nihai üretim rakamları, tüm ana ürünler için önceki tahminlerin altında kaldığından, 2021-22 pazarlama yılında stokların daralması bekleniyor. USDA'nın 31 Mart'ta yayınladığı raporunda, mısır stokları altı yılın en düşük seviyesinde bildirildi. Soya fasulyesi stokları beş yılın en düşük seviyesindeyken, buğday stokları altı yılın en düşük seviyesindeydi. Brezilya ve Arjantin'deki üretimin azalması ve ABD'deki stokların daralması sıkılaştırılması, tarım ve gıda fiyatlarının yükselmesi için zemin hazırlıyor.

Doların hareketi önemli

Ancak, şu anda piyasada fiyatları güçlü bir şekilde etkileyebilecek birçok belirsizlik de var. Örneğin Amerikan Doları’nın hareketi fiyatları etkileyebilir. Doların gerilemesi, tahıl alımlarını tetikleyebilir. Aksi durumda ise tahıl piyasalarının cazibesi azalabilir. Yatırım fonların pozisyonları fiyatların belirlenmesinde önemli faktörler arasında.