Yatırımın yeni adresi kenevir

1 milyar dolarlık pazar potansiyeli olan kenevirin Aksaray'da üretilmesi için girişimde bulunulurken, sektörden hammadde tesisi ve Kenevir Araştırma Enstitüsü kurulması önerisi geldi. (Zehra Oruç)

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ZEHRA ORUÇ

En eski tarımsal bitkilerden olan ve günümüzde 25 binin üzerinde kullanım alanı bulunan kenevir, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Türkiye'de yeniden üretiminin yapılması için verdiği talimatın ardından Türk sanayisinin gündemine oturdu.

Türkiye'de Uyuşturucu Maddeler Kanunu gereği yasaklı olan kenevirin 2016 yılında hazırlanan yönetmelikle 19 ilde yeniden kontrollü şekilde yetiştirilmesine izin verilmesine karşın henüz üretime başlanmazken, alternatif ham maddeye yönelen sanayici, endüstriyel keneviri üretimine nasıl dahil edebileceğini araştırıyor. Dünyada 11 milyar dolara çıkması beklenen endüstriyel kenevir iş hacminin ülkemizde 1 milyar dolarlık pazar oluşturması öngörülüyor. Endüstriyel kenevir, otomotiv sektörüne 'çevreci otomobil' unvanı kazandırırken, tekstil ve giyim sektörünü de doğal elyaf kullanımında avantajlı hale getiriyor. Liflerinden biyopolimer ve biyoplastik sanayilerinde ham madde sağlanırken, yenilenebilir enerji kaynağı olarak da kullanılabiliyor. İlaç sanayisinin de olmazsa olmazları arasında yerini alan endüstriyel kenevirin üretim ve kullanımının artırılması için sanayici ve üretici işbirliğinin sağlanması ve sözleşmeli tarım modelinin teşvik edilmesi bekleniyor.

X-Ray ve el dezenfektan cihazlarının parçası yapılıyor

Öte yandan, İstanbul Aydın Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Yalova Üniversitesi gibi ilgili üniversitelerde yapılan Ar-Ge çalışmaları sonucunda ambalaj sektörü için kenevir yağından biyoplastik üretimi çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. İlk bulguların son derece umut verici olduğu ve kenevirden kompozit ürünlerin elde edildiği belirtiliyor. Kenevir, inşaat sektöründe tuğla, yalıtım malzemesi ve dekorasyon malzemelerinde kullanılabiliyor. Otomotiv sektöründe ise Ford Otomotiv'in 1941'de otomobil kaputunda kenevir kompozit malzemesini kullandığı, bugünse, BMW kendi arabasının bazı parçalarını doğal elyaflı kompozitten yaparak, 'çevreci otomobil yapıyorum' dediği biliniyor. Tekstil sektöründe ise kenevirden halı, kumaş, iplik, ayakkabı ve diğer kişisel butik ürünler üretilebiliyor. Şimdiye kadar gerçekleşen çalışmalar sonucunda kenevirin endüstriyel etkinliğinin arttırılması için 4 adet patent alındı. Technoarge tarafından geliştirilen X-Ray cihazının ve el dezenfektan cihazlarının plastik kısımları kenevir kullanılarak imal ediliyor. Kenevirin ayrıca epilepsi, sara, MS, kanser, ağrı, iltihap, mide bulantısı, iştah kaybı, kas spazmı gibi hastalıkların tedavisinde faydalı olduğu, 1 dönümlük kenevir alanının 25 dönümlük ormanın ürettiği oksijen miktarına denk geldiği belirtiliyor.

Kağıt fiyatlarındaki artış harekete geçirdi

Kenevir konusunun kağıt ham madde fiyatlarındaki artış nedeniyle Türkiye'de gündeme geldiğini savunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, "Lifleri kağıt sanayinde kullanılan kenevirin üretimi, konjonktür gereği isteniyor. Bugün kenevir üretimi yalnızca Samsun'da yapılıyor. Ekimin artırılması için çiftçiye girdi maliyetlerini düşürecek mazot ve gübre desteğinin yanında prim desteği ve fiyat garantisi de verilmeli. Ancak o zaman ülkenin ihtiyacı kadar kenevir üretilebilir. Üretilen kenevirin işlenmesi için TKDK desteğiyle küçük işletmelerin kurulması sağlanmalı. Çıkan ham madde başta kağıt sanayiinde kullanılmalı. Mevcut kağıt ve yağ sanayiinin kenevirin lifini ve tohumunu işleyebilmesi için modernizasyon anlamında destek verilmesi gerekiyor. Dünyada 11 milyar dolara çıkması beklenen endüstriyel kenevir sanayi, ülkemizde rahatlıkla 1 milyar dolarlık pazar oluşturabilir. Bu ülkenin iklimi kenevir üretimi için gayet uygundur" değerlendirmesinde bulundu.

Ham madde üretim tesisleri kurulmalı

TOBB Plastik Kauçuk Kompozit Sanayi Meclisi Başkanı Yavuz Eroğlu da, kenevirin daha verimli şekilde kullanılabilmesi için sapını, tohumunu ve lifini ayırabilecek tesislerin kurulması gerektiğine işaret ederek, "Özellikle plastik sektöründe kenevirin kullanılabilmesi için ham madde üretim tesisleri kurulmalı. Bu tesislerden çıkan ham maddenin mevcut sistemlerde kullanılabilmesi için de entegrasyon gerekiyor. Kenevirden elde edilecek biyo-plastik ile yerli biyo-plastik ham maddelerini üreterek hem daha çevreci plastikler elde etmeyi hem de ithalatı azaltmayı hedefliyoruz" dedi.

Otomobillere 'çevreci' özellikler katıyor

Kenevirin, kompozit sektöründe doğal elyaflar kategorisine giren bir takviye malzemesi olduğunu belirten Kompozit Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri İsmail Hakkı Hacıalioğlu da, kompozit malzemelerde kullanılan elyafların yüzde 98'inin cam elyaf, yüzde 1.2'sinin karbon elyafı, yüzde 0.5'inin aramid elyafı ve yüzde 0.3'ünün doğal elyaf olduğunu söyledi. Hacıalioğlu, "Doğal elyaftaki kenevir oranı da çok düşük. Cam elyafı Türkiye'de üretiliyor. Kompozit sektöründe kenevirin, cam elyafının yarattığı ekonomik değer kadar değer yaratması olası değil. Çünkü keten, kenevir gibi malzemelerin bağ kurmaya açık uçları yok. Bu uçları yaratmak için bu elyafları kimyasallar kullanarak çözündürmek gerekir. Bu kimyasallar kullanıldığında doğal elyaflı kompozitlerin fiyatı daha pahalı hale gelebiliyor. Bir polyester reçinenin içine cam elyaf koyarak elde ettiğiniz fiziki ve kimyasal özellikleri, doğal elyaflar üzerine herhangi bir kimyasal uygulamadan elde edemezsiniz. Bu mukavemete yaklaşılamaz" dedi. Dünyada 5 milyon tona yakın takviye malzemesinin kullanıldığını; ancak bunu karşılayacak kadar doğal elyafın bulunmadığını aktaran Hacıalioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Sentetik malzemeler ve sentetik elyafların etkisi ve egemenliği devam edecektir. Üretim kısmında ekonomik olarak rekabet edilebilir bir ürün olmayacak. Ancak ticari pazarlama konusunda 'doğa dostu', 'yeşil proje', 'çevreci' gibi unvanlar sağlıyor. BMW kendi arabasının bazı parçalarını doğal elyaflı kompozitten yaparak, 'çevreci bir otomobil yapıyorum' diyor. Ancak bu bahsettiği parçalar toplamın içinde yüzde 1.5'u geçmiyor. Bu biraz pazarlama kaygısıyla öne çıkan bir kullanım."

Tekstil ürünlerinin yüzde 80'inin ham maddesi

Bursa Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Karahan, uzun yıllar dünya üzerindeki tüm tekstil ürünlerinin yüzde 80'inin ham maddesini kenevir lifinin oluşturduğuna dikkati çekti. Gelişen teknoloji ile polyester ve diğer sentetik liflerin kullanılmaya başlanmasıyla, kenevir liflerinin tüketiminin düştüğünü aktaran Karahan, "Kenevir lifleri, diğer selülozik liflerle kıyaslandığında, fiziksel ve kimyasal açıdan daha dirençli. Özellikle yüksek oranda sağlamlığı nedeniyle günümüzde hızla gelişen kompozit malzeme üretiminde, yeni bir alternatif olmaya başlamıştır. Hatta sanayi kenevirinin diğer hiçbir lifte olmadığı kadar iyi ses ve ısı yalıtım özellikleri, bu liflerden yapılan kompozitleri, otomotiv ve inşaat gibi alanlarda daha katma değerli hale getirmektedir. Günümüzde gelişen teknoloji ile birlikte ekonomik yarara ve katma değerli ürüne dönüşürken, biyolojik olarak bozunma özelliğinden dolayı ekolojik olarak da eşsiz bir malzeme haline gelebilecektir. Atalarımızdan bize miras kalmış bu mucizevi bitkinin potansiyelini tam olarak anlamalı ve getireceği ekonomik büyüklüğe kayıtsız kalmamalıyız" dedi.

BTSO Kimya Komitesi'nin de gündemi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyesi ve Kimya Konsey Başkanı İlker Duran da, kimya ve kozmetik sektörünün keneviri uzun yıllar dikkate almadığını; ancak bu oluşumla yeniden araştırmaya başlandığını söyledi. Üretiminin ülkemizde yaygınlaşmasıyla, kimya sektöründe düşük maliyetli üretim avantajı yakalanacağını belirten Duran, "Ar-Ge çalışmalarımızda kenevir bitkisinin yağı ve lifinden faydalanarak ürünlerimizde nasıl değerlendirebileceğimizi araştırıyoruz. BTSO Kimya Komitesi olarak yüksek katma değerli ürünlerle uluslararası rekabette avantaj yaratmak istiyoruz. Dolayısıyla kendimizi şimdiden buna hazırlıyoruz. İlk etapta üniversiteden de destek alarak, üyelerimize kenevir hakkında bilgilendirme toplantıları yapacağız. Kimya sektörümüzdeki sanayiciyi şimdiden hazırlayarak, fırsatları konuşacağız" şeklinde konuştu.

Kenevir tohumunda net ithalatçı bir ülkeyiz

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) kayıtlarına göre; 2017'de dünyada 102 bin 416 hektar alanda yapılan ekimden 28 bin 61 ton kenevir alındı. TÜİK geçici verilerine göre; 2018'de Türkiye, 24 dekarlık alana yaptığı ekimle, 1 ton civarında kenevir üretti. 2018 yılında 48 ton 663 kg kenevir ithalat yapıldı. Buna karşılık 66 bin 748 dolar ödendi. 2018 ihracatı 1 ton 900 kg olup, 2 bin 986 dolarlık ihracat gerçekleştirildi. 29 Eylül 2016 tarihinde çıkan yönetmeliğe göre; Bartın, Karabük, Amasya, Antalya, Burdur, Çorum, İzmir, Kastamonu, Kayseri, Kütahya, Malatya, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, Uşak, Yozgat ve Zonguldak illerinde kenevir üretimi yapılabiliyor.

'Türk Keneviri Araştırma Enstitüsü kurulmalı'

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, "Uyuşturucu Maddeler Kanunu' gereği Türkiye'de üretimi yasaklı olan kenevirin 2016 yılında hazırlanan yönetmelikle yeniden kontrollü şekilde yetiştirilmesinin planlandığını, ancak henüz üretim aşamasına geçilmediğini belirterek, sanayi üretimi için son derece önemli olan ve yüksek verimliliği sayesinde ham madde giderleri noktasında oldukça büyük bir avantaj sağlayan bu bitkinin, gerekli planlamalar tamamlanarak, bir an önce kontrollü bir şekilde üretimine başlanmasının elzem olduğunu söyledi. Anadolu'da yetişen kenevirin, Avrupa'da ve diğer bölgelerde üretilen çeşitlerine göre kalitesi ve yüksek verimliliğiyle öne çıktığını ve bu farklılığından dolayı yerli tohum olan kenevir bitkisinin, Türk Keneviri olarak tescil ettirilmesi gerektiğini vurgulayan Kaan, şu önerilerde bulundu: "Yönetmelik hızlı bir şekilde işlevsel hale getirilmeli. Tohum üretimi ivedi şekilde başlamalı, bununla eşzamanlı olarak, 19 ilde kenevir üretim alanları, İl Tarım ve Orman Müdürlükleri tarafından hızlıca belirlenmeli ve yetersiz kalması durumunda diğer illerde de üretim bölgeleri artırılmalıdır. Türk Keneviri tohumu üzerinde laboratuvar çalışmaları yapılarak, uyuşturucu seviyesi düşük "Endüstriyel Türk Keneviri" tohumu üretilmelidir. Tüm bu süreçlerin takibi ile planlı ve kontrollü bir şekilde ilerleyebilmesi için bir Türk Keneviri Araştırma Enstitüsü kurulmalıdır."

Aksaray kenevir üretimi için başvuru yaptı
KONYA/DÜNYA

Aksaray Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Cüneyt Göktaş ve Aksaray Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Özkök, endüstriyel amaçlı kullanılmak üzere kenevir üretimi için başvuru yaptıklarını açıkladı. Aksaray'ın verimli topraklarının kenevir üretimi için ideal olduğunun altını çizen Başkanlar, gerekli tüm adımları atarak kenevir üretimi için çalışacaklarını yaptıkları ortak yazılı açıklama ile dile getirdiler. Açıklamada, başlıca kenervir üreticisi ülkelerin ABD, Kanada, Çin, Hindistan, Japonya, Brezilya, Almanya, Fransa ve İngiltere olduğu belirtilerek, "Ülkemizin verimli topraklarının bu pazardan pay edinmesi noktasında Aksaray olarak bizler de yer almak istiyoruz. Üreteceğimiz kenevir, sanayi amaçlı kullanılacağı için hem ülkemiz ekonomisine hem de vatandaşlarımıza yeni bir üretim kapısı açacaktır"denildi.