"Yerli tohum atağının önünde kimse duramayacak"

Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Güler, "Türkiye'nin milli ve yerli tohum atağının önünde kimse duramayacaktır. Türk tohumculuğu yıldan yıla ümit vadeden bir şekilde gelişmeye devam edecektir" açıklamasında bulundu.

AA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Ömer Güler, Türkiye'nin milli ve yerli tohum atağının önünde kimsenin duramayacağını belirterek, "Türk tohumculuğu yıldan yıla ümit vadeden bir şekilde gelişmeye devam edecektir." dedi.

Birlik tarafından Belek turizm merkezindeki bir otelde Milli ve Yerli Tohumculukta Sürdürülebilir Stratejiler Çalıştayı düzenlendi.

Güler, buradaki konuşmasında, tarımın gıda temini açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.

Tarım ve tohumculuğun ülkelerin bağımsızlığının da temelini oluşturduğunu ifade eden Güler, "Gıda teminatının ve insanlığın geleceğinin garanti altına alınmasında en büyük rol tarım sektörüne, özellikle de tohum sektörüne düşüyor. Çünkü gelecekte ülkelerin bağımlı hale getirilmesi tohum üzerinden yapılacaktır." dedi.

Türkiye'de özellikle son yıllarda tohumculuk sektöründe önemli mesafeler katedildiğini dile getiren Güler, tohum üretiminin yaklaşık 8 kat artırılarak 140 bin tondan 1 milyon 60 bin tona yükseltildiğini bildirdi.

Desteklemelerin de 2,5 kat artırıldığını söyleyen Güler, şöyle devam etti:

"Dünya tohum pazarında 1,5 milyar dolarla yüzde 2'lik paya sahip olarak 11'inci sırada, bitkisel üretimde ise Avrupa'da birinci, dünyada 7. sıradayız. Kendi kendine yetebilirlik oranımız ise yüzde 80'e çıkmıştır. Türkiye'nin milli ve yerli tohum atağının önünde kimse duramayacaktır. Türk tohumculuğu yıldan yıla ümit vadeden bir şekilde gelişmeye devam edecektir. Tarım ve Orman Bakanlığı dünyada yaşanan krize rağmen tarımsal bütçesini yüzde 6 artırdı. Eğitim programı, üreticinin dünya çiftçisiyle rekabet gücünü artırması için önemli. Bu projeyle ülkemiz tarımında kullanılan 3,5 milyon ton motorin ile 6 milyon ton gübreden yüzde 20 tasarruf edildiğini düşünürsek yaklaşık 7 milyar lira ülke ekonomisine kazandırılacaktır."

Güler, Türkiye'de tüketilen toplam suyun yüzde 73'ünün tarımda kullanıldığını belirterek, küresel ısınmanın etkilerinin yaşandığını, sadece ekonomik bir kaynak olmayan suyun, siyasi ve stratejik bir güç olarak da dikkate alınması gerektiğini bildirdi.

"Türkiye, birçok Avrupa ülkesini geride bırakmıştır"

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürü Fuat Fikret Aktaş da tohumculuk sektöründe önceliklerinin diğer paydaşlarla güç birliği yaparak, Türk tohumculuğunun uluslararası alanda temsil kabiliyetini yükseltmek ve farkındalığını artırmak olduğunu söyledi.

Türkiye'de kurulan birlikler sayesinde tohum, fidan ve fide sektöründe önemli gelişmeler kaydedildiğini anlatan Aktaş, "Tarımsal hasılamız 2002'de 37 milyarken 16 yılda yüzde 500 artışla 216 milyar liraya varmıştır. Türkiye, 2003-2018 döneminde yıllık ortalama 2,72 büyümeyle Hollanda, İspanya ve Fransa gibi birçok Avrupa ülkesini geride bırakmıştır. Ülkemiz tarımsal gayrisafi yurt içi hasılası 44 milyar dolarla Avrupa'nın önde gelen ülkeleri arasındadır." dedi.

Aktaş, tohumculukta nohut, mercimek ve kuru fasulyede yüzde 100, arpada yüzde 99,5, makarnalık buğdayda yüzde 81, ekmeklik buğdayda yüzde 69, çeltikte yüzde 68, yem bitkilerinde yüzde 85, sebzede yüzde 77 oranında yeterliliğe ulaşıldığını kaydetti.

AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem, tohumculukta Türkiye'nin geldiği noktanın önemli olduğunu dile getirdi.

Türkiye Tohumcular Birliği ve Ekonomik İşbirliği Ülkeleri Tohumcular Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Akcan da Türk tohumculuğunda önemli gelişmelerin yaşandığını söyledi.

Konuşmaların ardından, birlikler ve bakanlık yetkilileri arasında "Uygulamalı Çiftçi Eğitim Merkezleri ve Eğitim Projesi Protokolü" imzalandı.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin, Karadeniz bölgesinde çıkan orman yangınları dolayısıyla Trabzon'a gittiği ve bu nedenle programa katılamadığı belirtildi.

Çalıştay yarın sona erecek.